Kadın dayanışmasıyla çoğalan lezzetler

Toplu yemek ve catering hizmetleri konusunda uzman Lezzet Fabrikası, Mutlu Cuma adıyla ilginç bir uygulama başlattı. Bu uygulamayla hem tarımsal üretim yapan kadın kooperatiflerine destek oluyor hem de toplu yemek hizmeti verdikleri kurumsal firmaların çalışanlarına çok özel menüler sunarak o ürünle ilgili farkındalık yaratıyorlar.

Haberin Devamı

Kadın dayanışmasıyla çoğalan lezzetler
Küçük üreticiyi desteklememiz gerektiğini, bu konuda özellikle şeflere büyük iş düştüğünü yıllardır konuşur dururuz. Birçok restoranın sürdürülebilir tarım uygulamalarını ve gerçek gıda üreten küçük üreticileri destekleyen projeler geliştirdiğini biliyoruz.  Şeflerin ‘iyi ürün’le ilgili farkındalık yarattıkları muhakkak. Ama bir ürünü ticari değere dönüştürmek uzun bir yol gerektirir. Hem sektörün hacimsel olarak geniş yelpazesini kaplayan bacaklarının hem de tüketicinin o ürüne ilgi duyması gerekir. Herkesin daha çok evlerde yiyip içmeye başladığı, malzemeyle daha çok ten temasına girdiği pandemi dönemi, şükür ki hepimizin yüzünü toprağa döndürdü. Üretebilmenin kıymetini anladık. Üreticiye saygımız da arttı.

Haberin Devamı

İyi ürünün sürdürülebilirliğini destekleyen projeler her zamankinden daha çok önem kazandı. İşte tam da bu yüzden geçen gün duyduğum ‘Mutlu Cuma’ uygulamasına bayıldım. Arkasında bir kadın olduğunu duyunca daha da heyecanlandım. Konumuz catering sektörü. “Toplu tüketimin niş ürünlerle ne işi olur” diyeceksiniz. Demeyin! Çünkü kadın isterse oluyormuş.

Toplu yemek ve catering sektörünün önemli temsilcilerinden Lezzet Fabrikası, Mutlu Cuma adını verdikleri uygulama kapsamında hem tarımsal üretim yapan kadın kooperatiflerine destek oluyor hem de  toplu yemek hizmeti verdikleri kurumsal firmaların çalışanlarına rutinin dışında çok özel menüler sunarak o ürünle alakalı farkındalık yaratıyor. Yani bir taşla iki kuş. Proje kapsamında her ayın son cuma günü, seçilen ‘nitelikli’ bir gıda ürünüyle özel bir menü oluşturuluyor. Tabldot yemek hizmeti verdikleri kurumsal firmaların tüm çalışanlarına keyif verici bir yemek deneyimi sunulurken, menüdeki ana ürün kadın kooperatiflerinden temin edilerek kadın üreticilere destek sağlanmış oluyor.
Kadın dayanışmasıyla çoğalan lezzetler
Enginarlar kooperatiften

Uygulamanın ilk ürünüyse toplu yemek menülerinde alışık olmadığımız enginar.  Salatasından çorbasına, zeytinyağlısından etli yemeğine menüdeki her tabağın başkahramanı olacak enginarlar, Urla Kadın Kooperatifi’nden temin ediliyor. Kooperatiften alınan enginarla oluşturulan menüden sonra, sırada Erzak Kooperatifi ve Topraktan Tabağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile yapılacak işbirlikleri var. 

Haberin Devamı

Pandemi dönemindeki kapanmalar ve pazarların kurulamaması, yerel üreticileri ve özellikle kadın kooperatiflerini büyük sıkıntılarla yüz yüze getirdi. Projenin fikir annesi, Lezzet Fabrikası’nın CEO’su Oya Zingal, projenin çıkış noktasının bu zorluklara bir nebze merhem olabilme düşüncesi olduğunu söylüyor. Oya Hanım’ın yaptığını çok kıymetli buluyorum. Bir kere bu yemekler binlerce kişiye ulaşacak. Bir de düşünsenize “Ayda bir gün para kazanmasak da olur” diye düşünebilen kaç kişi var ki etrafımızda?

‘Müşteri istiyor’ diye illa yapmalı mı?

Geçen hafta içi Bozcaada’daydım. Maya’ya uzun zamandır gitmek istiyordum ama bir türlü fırsat bulamamıştım. Sahibi Selçuk Aykan özellikle ekmek üzerine yaptığı tutkulu çalışmalarıyla yıllardır takip ettiğim bir insandır. 

Haberin Devamı

Bağların arasındaki bu sakin mekânda, ilk olarak Maya’nın alameti farikası ekmekler geldi sofraya. Yıllardır Selçuk Bey kendi mayasını üretir, yerli buğday alıp kendi taş değirmeninde öğütürdü... İncecik dilimlenmiş ekşi maya kızılca buğday ekmeğine kendi yaptıkları nefis artizan peynirler ve hafif fümelenmiş soğuk dana antrikot dilimleri eşlik etti. Hepsi lezzetiyle bizi kendimizden geçirdi. Çıta bu kadar yükselmişken, bir anda lezzet yoksunu mezelerle doldu soframız. Anlam veremedik.
Kadın dayanışmasıyla çoğalan lezzetler
Neyse ki ana yemekte servis edilen kırmızı et ve Selçuk Bey’in kendi yaptığı lor peynirli çikolatalı cheesecake çok iyiydi. Bu arada kişi başı ücret her şey dahil 380 lira. Uygun bir fiyat ama eğer 15 kalem yerine 5 kalem servis edilse, hayatımızın unutulmaz yemeklerinden biri olabilirdi.

Haberin Devamı

Fakat düşünmeden edemiyor insan. Bu kadar idealist, en iyinin peşinde koşan bir şef, sırf müşteri istiyor diye çizgisinin ne kadar dışına çıkmalı? Müşterinin tatmin olması için illa masanın donatılması mı gerek? Az ve öz lezzetle yetinmeyi, iyi olanın tadını çıkarmayı niye bilmiyoruz? 

 

Yazarın Tüm Yazıları