"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Günceli ustaca öykülemek

Gezi olaylarını bir de 1950 kuşağının bir ustasından, Adnan Özyalçın’ın kaleminden okuyun

Günceli ustaca öykülemek

Adnan Özyalçıner’in yeni kitabı ‘Alandaki Park’, günceli öyküleştirmenin ne kadar ustalık istediğini gösteriyor.
Kitabın türü için, kapağında “Öykü – Anlatı” yazılı.
Yazılar üç ana başlık taşıyor: Güncel Olanlar / Araya Girenler / Sondakiler.
Özyalçıner, Önsözce’de kitabın içeriğini sunuyor:
“Kitap öykülerle kimi anlatılardan oluşuyor. Kitabın başında Gezi Parkı direnişinin bir yansıması olan iki öykü yer alıyor.
Genç aklın kentini, bir anlamda kendini özgürce yaşamını, yaşam hakkını savunmaya kalkışının bir izdüşümü. Toplumsal bir karşı çıkışa bir gönderme yaptığımı, tarih düşürmek istediğimi de varsayabilirsiniz.”
Gezi olaylarını 1950 Kuşağı’nın bir ustasının yazması, sadece edebiyat tarihine değil güncele not düşmesi benim için önemli bir çalışma.


Taze taze roman


Günceli yüzeysel bir anlayışla, okura edebiyatın kurallarını hiçe sayarak aktarmak, ileride bu yazılanın edebiyat değerini yok ediyor. Taze taze yazılmış birçok romanın bugün okunmadığını iyi okurlar anımsayacaklardır.
Özyalçıner, kendisinin de belirttiği gibi, ‘kentle insanın ilişkisini, çelişkisini’ daha ilk kitabından itibaren işliyor.
Onun seçimi, kenar mahallelerin yanı sıra insanların protestosunun, başkaldırışının öyküsünü yazmak.
‘Alandaki Park’, ‘Kuşlar da Var’, öylesine incelikli bir trajik üslupla anlatılıyor ki, gazete haberlerinden, televizyon görüntülerinden belleğinizde kalmayan izi, yazar derine kazıyor.
Çocukluğundan bugüne çekilen çizgi, yalnız son günlerin değil, bütün bir yaşam içinde Taksim Gezisi’ni anlatıyor. İçindeki toplumsal notlar, Taksim Meydanı’nın da tarihçesine göndermeler yapıyor.
Kuş simgesiyle bir olayı anlatmanın güzelliğine dikkatinizi çekerim.
Hayri Bey’in ‘Kondu’su, hem betonlaşan İstanbul’u hem değişen aile ilişkilerini yazmış.
Öykülere düştüğü notlar, içeriği şaşırtıcı biçimde farklılaştırıyor.
Özyalçıner, seçtiği semtleri, mekânları değiştirmiyor ama onu etkileyen değişime değinmeyi de ihmal etmiyor.
Kısa öyküler, yoğun bir anlatı çabasını gerekli kılar. Olay ille de çarpıcı olmaz, kendi içinde okurda iz bırakır. Onun okuru, günceli es geçmediğini ama onu birikimiyle zenginleştirdiğini görecektir.
Ustalığın yeni örneğini okuyun.

X