Ecdattan yadigâr geleceğe emanet

İstanbul Valisi Davut Gül çalışmalarıyla İstanbul tarihi eserleri restorasyon projesini başlattı.

Haberin Devamı

‘Ecdattan yadigâr, geleceğe emanet’ projesinin amacı, 15 ilçemiz içerisinde yer alan tüm tarihi çeşmeler ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliği taşıyan cami hazireleri, türbeler, sokak sağlamlaştırma ve çarşılardan oluşan bin adet ecdat yadigârı eserlerimizin, ilçe belediyelerinin işbirliğiyle aslına uygun bir şekilde restore edilerek korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılmasının sağlanması.

Proje ile 15 ilçemizde bulunan, kültürel mirasımızın süsleri toplam 840 çeşmenin restorasyonu sağlanacak. 840 adet çeşmenin içerisinde kayıp niteliğinde olan 180 adet çeşme, ilçe belediyeleri ile işbirliği içerisinde bulunacak ve tekrardan aslına uygun bir şekilde restore edilecek. Böylelikle 15 ilçemizde restorasyonu yapılmamış hiçbir çeşme kalmayacak.

Haberin Devamı

148’i çeşme, 77’si diğer tescilli yapılar olmak üzere halihazırda toplam 225 adet korunması gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı niteliğindeki eserimizin restorasyon çalışmaları fiilen başlamış ve çalışmaları devam etmekte. Geriye kalan 775 adet tescilli eserimizin restorasyonlarının 3 yıl içerisinde tamamlanması hedeflenmekte.

Projenin nasıl hayata geçirileceği şöyle açıklanıyor:

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın da destek verdiği projenin finansmanı, İlçe belediyelerinin topladığı emlak vergilerinin yüzde 10’u oranında tahsil edilen Kültür Katkı Payı bedellerinin Valiliğimiz Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’na aktarılarak oluşturulduğu Kültür Katkı Payı Hesabından karşılanacaktır.

İhya projesine ilçe belediyelerimiz de hem ekonomik olarak destek verecek hem de plan, proje ve uygulama (restorasyon) iş ve işlemlerini yürüteceklerdir.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Üniversitelerimiz ve koruma kurullarımız da projenin paydaşlarıdır.”

İLK OLARAK RESTORASYONU YAPILACAKLAR

- Nur-u Osmaniye Çeşmesi

- Nefise Hanım Çeşmesi

- Yahyazade Ahmet Efendi Çeşmesi

- Veli Efendi Zade Çeşmesi

FEYHAMAN DURAN-GÜZİN DURAN KÜLTÜR SANAT EVİ AÇILDI

İstanbul Üniversitesi Feyhaman Duran-Güzin Duran Kültür ve Sanat Evi, kapsamlı bir restorasyon çalışmasının ardından ziyarete hazır hale getirildi.

Haberin Devamı

Ressam İbrahim Feyhaman Duran 17 Eylül 1886 tarihinde İstanbul Kadıköy’de doğdu. 1911 yılında Mısırlı Prens Abbas Halim Paşa’nın desteğiyle Avrupa’ya, Paris’e gitti. 1913’e kadar Paris’te sanat eğitimi gören Feyhaman Duran, Academie Julian’da Jean Paul Laurens Atölyesi’ne kaydoldu.

I. Dünya Savaşı başlayınca yurda dönen Feyhaman, 1916’dan itibaren Galatasaray Sergileri’ne her yıl düzenli olarak katıldı. Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin sergilerinde yer aldı.

Feyhaman Duran, 1951 yılına kadar Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki görevini sürdürdü. Emekli olduktan sonra da resim yapmaya devam etti. Bu dönemde portreyi bırakarak daha çok peyzaj ve natürmorta, özelikle çiçekli kompozisyonlara yöneldi. 6 Mayıs 1970 vefat etti.

Haberin Devamı

Güzin Duran 8 Ekim 1898 tarihinde İstanbul’da, baba tarafından dedesi Hattat Hacı Yahya Hilmi Efendi’nin Süleymaniye’deki evinde doğdu. Hat, süsleme ve musiki sanatları ile uğraşan bir aile çevresinde büyüdü. Küçük yaşlarda müzik, süsleme ve resim dersleri aldı. I. Dünya Savaşı yıllarında önemli sanatçıları yetiştiren İnas Sanâyi-i Nefîse Mektebi’ne girdi. Mihri Müşfik Hanım’ın öğrencisi oldu. Ayrıca şair Ahmet Haşim’den estetik, Feyhaman’dan pastel dersleri aldı. Topkapı Müzesi Resim Koleksiyonu’nda iki yüzü aşkın sulu boya resmi bulunmaktadır. 1981 yılında İstanbul’da vefat etti.

Ressam Feyhaman Duran ve eşi ressam Güzin Duran’ın İstanbul Üniversitesi’ne 1962 yılında bağışlamış oldukları ev içindeki koleksiyon ve mütevazi eşyalarıyla günümüze gelmiştir.

Haberin Devamı

Gönül Paçacı Tunçay restorasyon sonrası açılan evi şöyle anlatıyor: “Küçük ama zevkli, hatlar, çizimler, cam altı boyaları ile eski bir ahşap Türk evi. Evde bulunan 150 yıl önce bir Rum ustanın elinden çıkmış udun sesi az sayıda seçkin ziyaretçiyi sarmalıyordu. Bu rüya gibi sade yaşanmışlığı hissettiren atmosferi soluyan konuklar arasında, doktora tezini Feyhaman Duran üzerine yapan yazar Gül İrepoğlu, ressam Günseli Kato, Mimar Sinan Üniversitesi Rektörü Handan İnci gibi isimler vardı.

Ev sahibi olan İ.Ü. Rektörü Bülent Zülfikar ve eşi İstanbullu sanat severler için şehrin en kalabalık noktalarından birinde zarif bir nefes alanı açmanın mutluluğu içinde idiler.”

Yazarın Tüm Yazıları