Anlamak, algılamak...

Cumhuriyet’in yüzüncü yıl etkinliklerinin iz bırakmasını diliyorum.

Haberin Devamı

Cumhuriyet rejiminin niçin kurulduğunu, nasıl geliştiğini, nereden nereye geldiğini anlamamız için bu yıldönümünü fırsat biliyorum.

Sergiler, anma toplantıları kalıcılık kazanmazsa, coşku geçer, bilinç ve mantık gene köşesine çekilir.

Cumhuriyetin ilanından öncesini araştırırsak, bu geçişin seyrini daha iyi anlarız...

Cumhuriyet aniden ilan edilmiş bir yönetim tarzı değildir. 19 Mayıs öncesi yapılanları da okursak, incelersek ilanın doğal bir sonuç olduğunu algılayabiliriz.

Elbette Atatürk’ün Nutuk’unu mutlaka okumak gerekir, gene belirtelim ki elbette ilk metni genç kuşakların anlaması mümkün değildir ama çeşitli baskıları yapılmıştır.

Her rejimin kalıcılık kazanması için, bu yönetimin en belirgin metodu ikna sisteminin varlığıdır.

Kongrelere giden yolu, çalışmaların gerçekleşmesi için yapılanları okumak gerekiyor.

Haberin Devamı

Cumhuriyet’in iki önemli maddesi vardır bence: Dil ve sanat.

Her yönetim sanata önem vermezse taraftar bulmaz ve yaşayamaz.

Batı uygarlığının tomurcukları Osmanlı’da ekilmişti, Batı müziği ve müzisyenleri dar bir çerçeve içindeydi. Cumhuriyet bunu ülkenin bütünlüğüne yaydı.

İlk operanın Atatürk’ün isteğiyle bestelendiğinin öyküsünü tekrarlamaya gerek yok, bu bir başka uygarlığın seçiliş tavrının ortaya konulmasıdır.

Cumhuriyet’i kuranların adlarını, mesleklerini, fedakârlıklarını öğrenmelisiniz. Bilimden arkeolojiye kadar uzun bir çizgidir.

Rejimin ardındaki felsefe belirleyici bir özelliğe sahiptir.

Atatürk’ün Cumhuriyet’in kuruluşunda sanata, kültüre verdiği önemi bu konudaki her kitapta okuyabilirsiniz.

Yeni bir yönetimin dile, sanata verdiği önemi bazı örneklerle gösterelim.

Dolmabahçe’deki dil çalışmalarında Atatürk günlerce çalışmaları dinlemiş, izlemiştir. Türk Dil Kurumu’nun tarihi okunmalıdır. Kurum bir çok yayın yapmıştır.

Türk Tarih Kurumu da Cumhuriyet’in kazanımlarındandır. Türk Dil Kurumu kurultaylarında bulunduğum için bu kurumun çalışmalarını yakından bilirim.

Müzik, sanat Anadolu’ya ulaştı.

Bir çok Türk ressamı devlet tarafından Batı ülkelerine gönderildi, kendi ülkelerine döndüler ve Anadolu’da yaşayanları tuvale getirdiler.

Haberin Devamı

Müzik alanındaki çalışmaların da tarihini öğrenmelisiniz. Ünlü yabancı müzisyenler başkente geldiler, orada modern bir konservatuvar kurdular.

Mimarlar Türkiye’ye gelip öğrencilerini yetiştirdiler.

Çok sesli müzik için de bir çok genç Avrupa’nın çeşitli merkezlerine gönderildiler.

Dünden bugüne çekilen tarih çizgisinde nelerin var olduğunu inceleyip kendimizle hesaplaşmamız gerekiyor. Özellikle genç kuşak ona emanet edilen Cumhuriyet’in bugününü incelemeli, önerilerini  esirgememelidir.

İnceleme kitapları yayımlanmaktadır, ancak şiir açısından iyi ürünler beklemekteyim. Bir zamanlar çok yayımlanan Atatürk şiirlerini bugün kaç kişi anımsar bilemiyorum.

Haberin Devamı

Elbette yayımlanan kitaplardan, sergilerden söz edeceğim.

Bütün vatandaşlarımın Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum.‘

Yazarın Tüm Yazıları