50 kuşağından bir yıldız daha kaydı

BENİM de dahil olduğum ‘1950 kuşağı’ndan bir büyük şair daha sonsuzluğa uğurlandı.

Haberin Devamı

Türk şiirinde İkinci Yeni hareketinin Batı kutbunu temsil ediyordu.

Şiirinin zor kazanılan yalınlığı, herkes tarafından sevilmesini sağladı.

Her kitabında şairlik özünü koruyor ama bu özde çeşitlemeyi başarıyordu.

Edebiyatçıların yaşadıkları yerleri yazmalarının ayrı bir lezzeti vardır. Ben Ülkü’nün yazdığı Alleben Öyküleri’ni okuduktan sonra Gaziantep’e gittim.

Çocukluk anılarında adı geçen sinemaları anlatırken, kendimi bir Akdeniz kasabasında sanırdım.

Sinemayı bilen, tiyatroyu bilen, tiyatroda oyunculuk yapmış bir şairdi.

Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu’nda oynadı.

Gaziantep’e iner inmez onun Yola Düşme Türküsü’nü mırıldanmaya başladım:

“Ekmeğin üstünü dikenler sardı

Durmak olmaz gayrı düşek yollara

Uşaklar feryadı Antep’e vardı

Durmak olmaz gayrı düşek yollara.”

Haberin Devamı

Modern bir Türk şairinin, halk şiiri tadında bir şiiri. Şiir geleneği ile yerel yaşamın unutulmaz bileşimi.

Her yazın bitiminde iki şairin iki dizesi, belleğimde kendini duyurur.

Arthur Rimbaud’nun “Birdenbire sonbahar”ı ve Ülkü Tamer’in “Yazın bittiği her yerde söylenir”i.

*

İYİ şiirin birçok ölçüsü vardır. Bunları da eleştiri kuramlarına, şiir eleştirisinin ölçütlerine göre saptayın demeyeceğim. Sizin hayatınızdaki izdüşümünün şiddeti yeterli.

Şiir dilinin yalınlığının ardındaki geniş çağrışımlar silsilesi, bizim şiirimizin, dünya şiirinin edebi çizelgesinin ince katmanlarını yansıtır.

Başka bir iyi şair Cevat Çapan ne demişti:

“Ülkü Tamer’e bir doğa bilimcisi, toplumsal bir coğrafyada yeni yerler keşfeden, imgelemin sınırlarını zorlayan ve sonunda hep anayurdu olan çocukluğuna dönen bir yolcu diyebiliriz.”

Nedir şiir onun için?

“Şiir gecenin kardeşidir

gündüzün annesi.

Yürekteki büyük babadır şiir,

Şiir ateşin habercisidir.

Yangının kundakçısı

Yanardağın üstündeki kuştur şiir.”

Cemal Süreya ne demişti:

“Nuh’un gemisi gibiydi Ülkü Tamer’in ilk şiirleri.”

Gerçekten de şu dize en güzel doğa şiirlerinden biridir:

“Kuşların bakışına göre değişir gökyüzü.”

Doğu’dan Batı’ya bütün şiir geleneklerini özgün bir potada eriten, hüznü içeren bir dörtlük:

Haberin Devamı

“Birecik’ten Mazmahor’a yol uzun

Yürü atım rahvan tez yürü

Gece vakti Azrail’de kol uzun

Yürü atım rahvan atım tez yürü.”

Birlikte katıldığımız 50 kuşağı toplantılarını anımsıyorum. Lokanta masalarında uzun süre kalmazdı, konuşur, görüşür, şakalaşır, kalkar giderdi.

Yine öyle yaptı...

*

YAZIMI onun çok sevdiğim Yazın Bittiği şiirinden bir bölümle noktalıyorum. Onu sevgiyle anacağız.

“Yazın bittiği her yerde söylenir.

Böyle kırmızı kalkan görülmemiştir

Ölüleri örten yapraklardan başka.

Çünkü sahiden yaz bitmiştir,

Göle bakmaktan usanır insan,

Koru tutmaktan, yol gözlemekten;

Çadırlar toplanır, yaralar sarılır;

Durgun bir yolculuk, uzun bir şapka

Artık yaprakları beklemektedir.”

     

Haberin Devamı

Ülkü Tamer’in Güneş Topla Benim İçin adlı toplu şiirleri Fahri Özdemir editörlüğünde Islık Yayınları tarafından yayınlanmıştır.

 

Yazarın Tüm Yazıları