"Doğahan Giritlioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğahan Giritlioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğahan Giritlioğlu

Atatürk'ün yiğitleri

Bugün 10 Kasım. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, cesur ve unutulmaz önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz. 81’inci yıl dönümünde her 10 Kasım’da olduğu gibi, Türkiye’nin dört bir tarafından 7’den 70’e binlerce vatandaş Atatürk’ü anmak için Anıtkabir’e akın edecek. İnançları ve görüşleri farklı vatandaşlar sevgi, saygı ve özlemle Cumhuriyet’in kurucusu Ata’larını anacak. Binlerce Türk bayrağı, Atatürk posterleri ve kırmızı karanfiller eşliğinde Anıtkabir’e renk katacak.

Atatürkün yiğitleri

Atatürk’ün, “Seymenlik geleneğini ve 27 Aralık ruhunu yaşatın” talimatıyla kurulan Ankara Kulübü’nün Başkanı Metin Özaslan, Ankara Seymenleri’nin hikâyesini anlattı.

Ankara Seymenleri’nin yolu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’le 27 Aralık 1919’da Ankara Dikmen sırtlarında kesişti. 3 bin atlı ve 700 yaya Seymen, etrafında çember olup, Atatürk’ü bağrına bastı. Şaşıran ve duygulanan Ulu Önder’in “Merhaba Efeler! Niye zahmet ettiniz, neden geldiniz?” sorusuna Seymenler hep bir ağızdan, “Paşam seni görmeye geldik, bu vatan uğruna ölmeye geldik” diye haykırdı. Bunun üzerine Atatürk, “Fikrinizde sabit misiniz?” diye sorduğunda, Seymenler büyük bir kararlılıkla “And olsun” dediler. Atatürk ise “Var olun yiğitler” karşılığını verdi.

Atatürkün yiğitleri


Ankara Seymenleri, 10 Kasım 1953’te ise bu defa Ata’nın Anıtkabir’e nakledilen naaşının başında çember oldular.

Atatürkün yiğitleri

O fotoğrafın hikâyesini, Atatürk’ün “Seymenlik geleneğini ve 27 Aralık ruhunu yaşatın” talimatıyla kurulan Ankara Kulübü’nün Başkanı Metin Özaslan, Hürriyet Ankara’ya anlattı:

ETTEN DUVAR ÖRÜYORLAR

“Atatürk, Cumhuriyet ve başkent Ankara, ayrılmaz bir bütün. Seymenler de bu bütünün tamamlayıcılarından. 27 Aralık 1919’la birlikte (Atütürk’ün Ankara’ya gelişi) Atatürk ve Seymenler, etle kemik oluyor. Seymenler, Atatürk’ün hayatında etten duvar örüyorlar.

KARANLIKTAN, AYDINLIĞA

27 Aralık 1919’da Atatürk’ü, 3 bin atlı, 700 yaya Seymen ile on binlerce insandan oluşan büyük bir Seymen Alayı ile karşılayan Seymenler, Büyük Seymen Alayı’nın düzenlendiği bu tarihi günü, karanlık bir dönemi kapatıp, aydınlık bir geleceğe geçişi müjdelediği inancıyla ‘Kızılca Gün’ olarak tanımlarlar.

CUMHURİYET FİİLEN KURULUYOR

27 Aralık’ta yani Kızılca Gün’de, Türkiye Cumhuriyeti fiilen kuruluyor. Sabahlara kadar sancak, davul ve sinsin töreniyle yeni bir devletin kuruluşu simgeleniyor. Ankara Seymenleri, Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşı’nda sayısız katkılar vermiş, ülkemizin bağımsızlık mücadelesi tarihine isimlerini altın harflerle yazdırmış, dönemin ‘Ankara önderleri’dir.
BİR KEZ DAHA ÇEMBER OLDULAR

10 Kasım 1953’te de yine Seymenler, bu defa coşkunun yerini büyük bir hüzne bıraktığı duygularla Anıtkabir’e getirilmek üzere olan Büyük Önder’in naaşının başında çember oldular. 10 Kasım’ları yas günü olarak görmektense bir ders günü olarak görüp, Atatürk’ü iyi anlamamız lazım. Atatürk’ü anlamak aynı zamanda başkent Ankara’yı anlamak anlamına geliyor.”

 

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI