"Deniz Zeyrek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Zeyrek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Zeyrek

Etle tırnaksak kanıtı o mezarlardır

HÜRRİYET’ten, CNN Türk’teki Parametre programından, Instagram hesabımdan takip edenler bilir. Sık sık Kars’tan söz ederim.

Ülkenin en doğusundaki o masum ve yalnız kenti anlatmaya, tanıtmaya çaba gösteririm. Yoksulluk ve yoksunluk kaderi olmasın diye kentin kalkınması için atılan her adıma elimden gelen desteği vermeye çalışırım. Bunu yapan siyasetçilere hangi partiden olduklarına bakmaksızın minnet duygularımı sunarım. “En uzağa” gönderildikleri halde, Kars için canla başla çaba gösteren bürokratları da baş tacı ederim.

Ankara’daki Atatürk Kültür Merkezi alanında dün başlayan “Kars Ardahan ve Iğdır Günleri” etkinliğine bu anlayışla gittim. Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan her zaman olduğu gibi, sivil toplum örgütlerinin kısıtlı olanaklarla gerçekleştirdiği bu etkinlikte de hemşerilerinden desteğini esirgemiyordu.

BİR DİLİM ‘KETE’DEN SONRA

Açılan stantları gezerken, biri Kars’ta “kete” denilen çörekten ikram etti. Çok başarılıydı. Bir hemşerim, “Nasıl, Kars’ta yedikleriniz mi güzel, bu mu?” diye sordu.

Soru bende hiç beklenmedik bir çağrışım yaptı. Nenemin (babaannemin) yaptığı keteleri anımsadım. “Nenemin ketelerini tutmaz ama sizinki de çok iyi” dedim. AKM’de geçirdiğim bir saat içinde, Karslıların sergilediği ürünlerden, büyüdüğüm Kentin lehçesiyle konuşan insanlardan, etraftan gelen Kars ezgilerinden çok etkilendim.

Oradan ayrıldıktan sonra Karşıyaka Mezarlığı’na giderek nenemin mezarını ziyaret ettim. Ölmeden bir hafta önce hastaneye yatırmış ve son nefesini verene dek yanında kalmıştım. Son günlerini yaşadığının farkındaydı. Ben de farkındaydım.

Gazeteciler zor sorular sormaya alışıktır. Çeyrek asırlık gazetecilik hayatımdaki en zor soruyu sormak da bana düşmüştü. Nereye defnedilmek istediğini sormam gerekiyordu. Dedemin mezarı Kars’taydı, biz ise Ankara’da yaşıyorduk. Kıvranmamdan anladı ve ben soramadan o konuştu: 

“Siz harda (nerede) daha çok ziyaretime gelip dua edebilerseniz oraya basırın (defnedin)...”

O konuşmadan 36 saat sonra kaybettik nenemi. Ankara’da Karşıyaka Mezarlığı’na defnettik. O mezarla Ankara’ya da kök saldık. O günden beri kendimi Karslı hissettiğim kadar Ankaralı da hissediyorum.

KALIN VE BAKANLARIN SAĞDUYULU TEPKİSİ ÖNEMLİ

Dönerken, CNN Türk Radyo’da haber bültenini açtım. O andaki haber, bir grubun HDP’li Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un cenaze törenine saldırısıyla ilgiliydi. Tuğluk ailesi saldırı nedeniyle cenazeyi mezardan çıkarıp Tunceli’ye götürmek zorunda kalmıştı. Haberin önemli bir bölümünde Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, saldırıya gösterdiği tepki aktarılıyordu.  Hepsi, saldırıyı sert ifadelerle kınıyordu. Kalın, “Gayriinsani” dediği saldırının kültür, inanç ve medeniyet değerlerimize asla bağdaşmayan çirkin bir yaklaşım olduğunu vurguladı.

Devletin zirvesindeki bu sağduyulu tavır çok önemliydi. Çünkü, kurtuluş günlerinde Kars’tan, Erzurum’dan, Hakkâri’den, Diyarbakır’dan gelip Çanakkale’de, Kocatepe’de, Sakarya’da şehit düşenlerin o cephelerdeki mezarları nasıl bu toprakların tapusuysa, Tunceli’de, Hakkâri’de Kars’ta doğup Ankara’da, İstanbul’da defnedilen insanlar da “etle tırnak” olduğumuzun, PKK’nın tuzağına düşmeyeceğimizin, bu güzel yurdun birliğinin en güzel kanıtıdır.

Dilerim, yargı da bu saldırı ve sorumluları konusunda bakanlar ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın gibi net bir tavır sergiler.

X