"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Üslup değişmezse sokaktaki tansiyon da düşmez

AK Parti aday adaylığı sürecini tamamladı.
Önümüzdeki hafta temayül yoklamasına gidecek.
Yoklama için belirli kriterler konuldu.
Örneğin eski il başkanları, eski milletvekilleri bu yarışa dahil olmayacak.
Yani kontenjandan listeye girip giremeyeceklerine bakacaklar.
Listelere baktım, sürpriz isim gözükmüyor.
Aşağı yukarı aday olmasını beklediğimiz isimlerin tamamı aday adaylıklarını açıkladı.
AK Parti için şöyle söyleyebilirim...
Bürokratların tercihi iktidar partisi oldu, merkez sağda deneyimli politikacılar AK Parti’de buluştu. Üç dönemdir hükümeti kuran AK Parti’de yeni yüzler bekliyordum, ama bu da sınırlı kaldı.
MHP’de de vitrinin çok değişeceğine inanmıyorum.
Mevcut vekillerin tamamına yakını yeniden aday gösterilir; birkaç sürpriz isim de bizi şaşırtmaz.
Özetle MHP’de kadro korunur, yola devam edilir.
CHP’de ise önseçim listelerde bazı değişiklikler yaratabilir.
Ama ben bunun da sınırlı kalacağı düşüncesindeyim.
Çünkü önseçime yeni yüzler giremez, siyasete hevesli olup da bir deneme yapmak isteyenler cesaret edemezler.
Etseler de onlar için zaman o kadar az, takvim o kadar sıkışık ki...
Sonuç itibariyle CHP’de de radikal değişimler olmaz.
Oysa vatandaşın istediği bu, yani değişim.
Çünkü sokaktaki vatandaşın siyasetin kullandığı üsluptan sıkıldığı biliyorum.
Kullanılan tonun artık kulakları tırmaladığını biliyorum.
Siyaset değişmezse sokaktaki tansiyon da düşmez...


Ben siyasete bir türlü ısınamadım

Deneyimli bir siyasetçiyle konuşuyorduk.
Dedim ki...
“Bürokrasi istifa etti. Müsteşarından genel müdürüne, il müdüründen ilçe müdürüne kadar... Türkiye seçim sonuna kadar vekaletle yönetilen bir ülke görünümünde...”
“Haklısın” dedi ve devam etti.
“Eksik bile söyledin. Hadi Müsteşar, genel müdür, siyasi atamalar, siyaset için bir ön hazırlık gibi kabul edelim. Okul müdürü de, öğretmen de, ilçe emniyet müdürü de, polis memuru da istifa ediyor. Okul müdürü ‘Ankara’ya gider miyim, bir genel müdürlük kapar mıyım’ diye düşünüyor. Öğretmen ‘Okul Müdürü olur muyum’ derdinde... Polis amirlik peşinde, amiri de müdürlük... Herkes kazanamayacağını biliyor, herkes aday gösterilmeyeceğini biliyor. Ama bütün dertleri kartvizitlerine aday adayı yazdırabilmek... Çünkü biliyorlar ki, seçim sonrasında bu hayallerden bazıları olabilir. Olmasa da bazıları için yerini korumak bile iyidir...”
Ben siyasete bir türlü ısınamadım; ısınamayacağım da galiba...


İthal aday meselesi

Konuşuyorum; kimse kendini ithal aday olarak görmüyor.
İzmir doğumlu ama sadece doğmuş; bu kenti yaşamamış, uzakta kalması da önemli değil, ruhen de burada değil, fiziken de...
Zaten İzmir doğumlu değil, ama eş durumundan ya yengemiz, ya eniştemiz; kendini İzmirli görüyor. Çok yaşasın, her zaman bekleriz, evimizde de ağırlarız ama siyaseten koyacağı katkı yok.
Bir kere hasbelkadar listeye konmuş; bir dönemdir, iki dönemdir, hatta üç dönemdir İzmir’den vekil yapılmış. Bırakın İzmir’i öğrenme çabasını, İzmir’e seçim döneminde bile sınırlı gelmiş. O vekilim bile kendini İzmirli sayıyor.
Gülüyorum tabii, gülüyoruz tabii...

X