Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tecavüzcüler, katiller, dayakçılar ne izliyor?

Özgecan Aslan’ın ölümüyle bir kez daha ülkedeki erkekleri böyle canavarlaştıran şeyin ne olduğunu düşünüyoruz. En yakınımızda suçlamaya hazır televizyon var. Fakat sorun sadece tecavüz sahnesinde değil, tecavüzcüyü besleyen kara ahlakçılıkta.

Daha yılın ilk iki ayı bitmeden 40 kadın cinayeti işlendi. Erkekler geçen yıl 281 kadın öldürdü, 109’una (kimisi kız çocuğu) tecavüz etti. Bıçaklananlar, tekme tokat dövülenler, saçlarından tutulup sokakta sürüklenenler, yakılanlar, kolu, bacağı, burnu, çenesi, parmakları kırılanlar, bu sırada çocuğunu düşürenler, zaten tecavüz sonucu hamile kalıp doğuranlar, korkudan susanlar, kaçamayanlar binlerce.

Tecavüzcüler, katiller, dayakçılar ne izliyor
Özgecan Aslan

Bu sırada RTÜK Başkanı Davut Dursun dizilerin cinsellik ve şiddet içerdiğini, bunun Türk aile yapısına, sosyal ahlâka aykırı olduğunu söylüyor. Bülent Arınç dizileri eleştirirken “uyarılma yaşı” gibi meseleleri dert ediyor; “(Bazı diziler) Türkiye’deki cinsel hayatı sınırsız ve sorumsuz hâle getiriyor. Yani uyarılma yaşı eskiden kızlarımızda 13-14, erkeklerde 15-16 iken şimdi 7-8’lere kadar gerilemiştir” diyor.

Tecavüzcüler, katiller, dayakçılar ne izliyor
Paramparça

Bu devlet katında, muhafazakâr basında, “Kızlar 6 yaşında evlenebilir” diyen sapığın aklında, ‘bayan akedemisi’ platformunda ortak kanı. Suç Fatmagül’ün, İffet’in filan yani.

Oysa Cumhurbaşkanımızın “Allah’tan emanet” gördüğü kadın, televizyonda öyle bir esaret yaşıyor ki, kutsallıktan taş kesildi nihayet. Evinin kadını, ana, her türlü hayvanlığı hoş gören azize, aileyi bir arada tutmaktan başka bir fonksiyonu olmayan cansız varlık. Öyle anıtsal ki maşallah, kıpırdamadan duruyor koydukları yerde. Hiçbir şeye itirazı yok. Çocuk yetiştirmek için doğduğunu, yerinin evi olduğunu biliyor. ‘Kötü kadın’ olmamak, yoldan çıkmamak, namusuna leke sürdürtmemek için yaşıyor. Ya bakire, ya aseksüel ya da leyleklerin getirdiği çocuklarının anası. Cinselliği, bedeni erkeğe ait. Bu gayet çalınabilecek bir şey olduğu gibi, satılabilecek bir şey de. Babası kocasına satabilir, sevgilisi çalabilir, canı çeken hırpalayabilir.

TV’DE TECAVÜZE UĞRAYAN YÜZDE 49.3 SUSUYOR

Tecavüzcüler, katiller, dayakçılar ne izliyor
Bedel

Geçtiğimiz yıllarda Selçuk Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre; Türk dizilerinde tecavüze uğrayan kadın karakterlerin yüzde 49.3’ü susuyor, şiddete maruz kalan kadınlara hikâye içinde susup kabullenmesi tavsiye ediliyor. Sadece fiziksel şiddet de değil. Evden çıkmasına izin vermemek, başkalarının önünde küçük düşürmek, kıskançlık bahanesiyle kısıtlamak dizilerdeki erkek davranışlarının yüzde 70’ini oluşturuyor. Esas tecavüz sahnesine gelene kadar, tecavüzcünün semirdiği membaya bakmak lazım.

Tecavüzcüler, katiller, dayakçılar ne izliyor
Karadayı

Yalnızca şimdi yayında olan dizileri düşünün. ‘Kaderimin Yazıldığı Gün’, ‘Karagül’, ‘Paramparça’, ‘Kara Ekmek’, ‘Bedel’, ‘Güllerin Savaşı’, ‘Asla Vazgeçmem’, ‘Sevdam Alabora’…

İlla tecavüz sahnesi aramanıza gerek yok (ki çoğunda var). Her birinde heteroseksüel erkeklerin arzusuna yönelik ‘azize ya da fahişe’ koduna göre kadın figürleri bulacaksınız. Erkek ‘hafif kadınlara’ arzu duyarken, evde çocuklarıyla bekleyen anneyi göreceksiniz. Yalnız, bağımsız, modern kadınların bile hayatının ‘evine bağlılık’, ‘uysallık’, ‘şefkat’, ‘çaresizlik’ gibi öğelerle evcilleştirildiğini fark edeceksiniz. Güçlü, bekar, üst-orta sınıf kadını deseniz, Cumhuriyet’in ilk çalışan kadın imgesindeki gibi renksiz kıyafetleri, mutaassıp saçları, durgun yüzüyle (en iyi örnek her dizisinde Bergüzar Korel’dir) cinsellikten arındırıldığına şahit olacaksınız.

Tecavüzcüler, katiller, dayakçılar ne izliyor
Kaderimin Yazıldığı Gün

Bu sırada kadını dört duvar arasına zincirleyen, sokağa, hayata karışmasına izin vermeyen tüm ahlâki mitler, erkek karakterlerin etrafında puf diye uçup yok olacak. Kendal Ağa’lar, Yiğit’ler, Vedat’lar, Kahraman’lar istedikleri gibi at koşturacak. Karısının çocuğu olmuyor diye başka bir kızcağızı döllemeye kalkacak, sevgilisini kumar masasında kaybedecek, tepesi atınca dövecek. Ve bunların hiiiiçbiri akşamın en tatlı saatini televizyon karşısına çivilenerek geçiren kadınların gücüne gitmeyecek. Çünkü artık dizi izleme eyleminin kendisi de hikâyesinden bağımsız bir esaret biçimi. Saçmasapan melodramlarla kadını eve bağlamanın en iyi yolu. İşte bu korkunç adamlar, dayakçılar, katiller, sapıklar iki tecavüz sahnesi gördükleri için değil, kadının üstünde her türlü hakları olduğuna inandırıldıkları için her yerdeler. O yüzden 3-5 yıl yatıp çıkıyorlar. O yüzden korkmuyorlar. Asıl sosyal ahlâka aykırı olan, “gençlerin cinsel gelişimini” etkileyen bu. Özgecan’a saldıran canavarı yaratan işte bu esir kadınlar dünyası.

X