"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Herkes sınavı geçemez

İnsan amansız bir hastalıkla mücadele eden eşini aldatıp başka birine gider mi? Kağıt üzerinde hepimizin, “kesinlikle hayır” yanıtını vereceği bir soru bu...

Ama hayat öyle akmıyor işte...
Kanser olan karısını hasta yatağında bırakıp terk eden, sırf göğsünü kaybettiği için başka bir kadına koşan o kadar çok erkek var ki...
Erkekler bunu çok yapıyor.
Ama kadın yapınca olay oluyor...
Dün sabah ölen Murat Göğebakan da “Kanseri yendim, ihanete yenildim” açıklamasını yapmıştı 2009’da hasta
yatağındayken, eşi terk edince...
O dönem 7 ay süren tedavisi sırasında eşinin sadece bir kez hastaneye geldiğini açıklamıştı...
İlk raundunu kazandığı hastalığa karşı ikinci raundu kaybetti Murat Göğebakan...
Genç yaşında aramızdan ayrıldı...
Gözler hemen eski eşe çevrildi...
Ama dedim ya, hayat kağıt üzerinde yazıldığı gibi akmıyor...
Kimileri hastalıkla yaşayamıyor...
Kimilerine yük geliyor...
Kimileri en zor zamanda çekip gidiyor...
Bunu yapanın kadın ya da erkek olması fark etmez, sonuçta kimileri sınavı geçemiyor.
Sınavı geçemeyene de, “Neden geçemedin” diyecek olan biz değiliz...

Hrant rolünü kimler reddetti?

Altın Palmiye, Altın Ayı, Altın Portakal ödüllü dünyaca ünlü yönetmen Fatih Akın, Hrant Dink’in filmini yapacağını açıkladı...
Hrant Dink’in Agos’ta yayınlanan 12 yazısını temel alarak yazdığı senaryoyu filme çekecek...
Ama işin şaşırtıcı yanı Akın’ın, Hrant rolünü oynayacak oyuncu bulamaması. “Hiçbir Türk oyuncuyu Hrant rolünü oynamaya ikna edemediğini” açıkladı Fatih Akın...
Fatih Akın gibi bir yönetmenin Hrant’ın filmini yapacak olması ne kadar önemliyse, bu rolü oynayacak oyuncu bulamaması da o kadar acı...
Rolü teklif ettiği oyuncular, “senaryoyu sert buldukları için” Hrant rolünü kabul etmemişler...
Senaryoyu bilmiyorum, Fatih Akın’ın nasıl bir film çekmek istediği konusunda da bir fikrim yok...
Ancak bu oyuncuların kim olduğunu çok merak ettim. Fatih Akın’ın yönetmenlik etiği açısından bu isimleri
açıklamayacağını adım gibi biliyorum.
Reddedenler kendi açılarından haklı da olabilirler, cadı avı başlatacak, “Vay nasıl reddedersin” diyecek halimiz de yok. Diğer taraftan duruşları, söylemleriyle Hrant rolünü oynayacak çok sayıda oyuncu var
Türkiye’de. Belki de Akın’ın kafasındaki isimlerle, bunlar örtüşmemiş olabilir.
Herkes sınavı geçemez
İşte TV8’in yeni logosu

Kutlukhan Perker, dün Kelebek’te bilerek mi çizdi bilmiyorum ama (tahmin ediyorum farkında olmadan) TV8’in yeni logosunu duyurdu kamuoyuna...
Dünkü karikatüründe Başbakan Erdoğan’ın hayali olarak giydirdiği 8 numaralı formasını yan yatırarak sonsuz
işaretine çevirmişti Kutlukhan...
Acun Ilıcalı da aynısını yapacak...
Yeni yayın dönemiyle birlikte TV8’in 8’ini yan yatırarak, kanalın logosunu sonsuz işaretine döndürecekler...
Hazır çizilmişi varken, bu karikatürü mü alıp koysalar acaba...
Not: Kanalın kurucusu ve yakın zamana kadar patronu olan Mehmet Nazif Günal, doğum yeri olan Artvin’in
plaka kodu 08’den hareketle kanalın adını TV8 koymuştu...

2,5 yaşında sigara içiyor

Hürriyet’ten bir haber: 2,5 yaşındaki Yıldırım bebek her ağladığında ağzına sigara tutuşturuluyormuş, o da susuyormuş...
Küçük Yıldırım özellikle yemeklerden sonra sigara içmeyi seviyormuş. Gümüş ağızlık kullanmaya bayılıyormuş...
Telaşlanmayın...
50 yıl önce, 15 Haziran 1964 tarihli Hürriyet’te yer almış bu haber. #tarih dergisi de ağustos sayısında,
bugün 52 yaşında olan Yıldırım Öztürkler’i bulup konuşmuş...
Akciğer kanseriyle boğuşuyormuş Yıldırım bey, lenflerine sıçramış...
Malulen itfaiyeden emekli olmuş...
48 yıl sigara içmiş, hastalığını öğrenince bırakmış. “Bana o yaşta sigara içiren babamı hiç affedemiyorum”
diyor...
“Yazın ki insanlara ibret olsun hikayem” diye yaşadıklarını anlatmış #tarih dergisine...
50 yıl önce doktorların bile, “Yemeklerden sonra için, sindirime iyi gelir” diye tavsiye ettiği bir şeydi sigara...
Bugün Türkiye’de açık havada bile yasaklanıyor...

YHT mi, OHT mi?..

Bayramda yakın bir arkadaşım Eskişehir’den İstanbul’ Yüksek Hızlı Tren’le geldi...
“Eskişehir çıkışında 170-200-240 kilometreye çıktı, şov yaptı, sonrasında 50- 60 kilometreye düştü, 35 kilometreyle gittiği güzergahlar bile oldu” diye anlattı.
Zaten dünyada hızlı trenler içinde, liste de bile yok bizimki...
Dolayısıyla buna YHT yerine, OHT (Orta Hızlı Tren) demek lazım...
Bunu hükümetin hizmetini itibarsızlaştırmak için söylemiyorum kesinlikle...
Tam aksine YHT’yi hayata geçiren herkese binlerce kez teşekkürler...
Eminim ileride gerçek anlamda bir YHT’miz de olacak...
Ama şu an elimizdeki YHT değil, OHT...
Bunu bilelim yeter.


X