"Can Aydoğmuş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Can Aydoğmuş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Can Aydoğmuş

Gülen insanların şehri – Melekler şehri Bangkok

Bangkok’dan herkese merhaba...

Bu yıl 5. kez Tayland‘ın güzel şehri, nam-ı değer Melekler Şehri Bangkok’a geldim.

Bangkok gerçek anlamda pek çok yönü ile beni devamlı şaşırtıyor.

İnsanlar devamlı güler yüzlü, içecek birşey verirken bile saygı ile önünde eğiliyorlar.

Kibarlık, nezaket gerçek anlamda doruk noktasında. Ben her seferinde dışarıdaki insanlara baktığım zaman kafamda Türkiye ile kıyaslamıştım.

Bangkok’a 3. gelişimde, 11 günden sonra uçaktan Türkiye’ye inince bir baktım bir kadın bir adama bağırıyor, adam kadına bağrıyor. Kavga kıyamet, bir sürü insanın suratı beş karış asık. Bir kadın çocuğunu azarlıyor. Ortalıkta bir olay var. Birden kendimi gözlemledim. Resmen inanamazsınız rahatladım biliyor musunuz?

İçim bir huzurla doldu. Yüzümde bir gülümseme belirdi. Ciddi anlamda etrafımdaki o gerginlik, kavga kıyameti, insanların memnuniyetsizliğini benimsemiş ve alışmışım.  Tabi bu yaşadığım farkındalık üzerine bu durumdan özgürleşmek üzere hemen kendi üzerimde çalışmaya başladım.

Bangkok’da 11 gün boyunca etrafımda herkesin saygı, kibarlık ve gülümseme ile yaklaşması resmen bana fazla geldi.

Elbette bizim ülkemizde, canım Türkiye’mde, herkes öyle demiyorum ama bilirsiniz bizde böyle yüksek bir duygu durumu vardır ya, ondan bahsediyorum.

Peki bu insanlar neden böyle gülümsüyor, neden herkes bir sakin ve rahat? Sıcaktan mı? Havasından suyundan mı? Sıcaktan olsa bizim güney kesim böyle olurdu? Devamlı balık yiyorlar desem karadeniz de devamlı balık yiyor, hiç te öyle sessiz sakinler diyemem.

Asyalılar mı böyle, hayır değil. Peki neden böyleler?

Bence bu kadar gülümseyen ve rahat olmalarının nedeni,  bakış açılarından kaynaklanıyor. İnsanlarda genel olarak birbirlerine karşı cinsel, fiziksel, toplumsal, dini, mezhepsel, kadın ve erkek olarak yargıları, ayrımcılıkları çok düşük. Erkekler çok erkek olmaya, kadınlar çok kadın olmaya çalışmıyorlar. Erkeklerin üstünde evinin adamı olacaksın, karına çocuklarına bakacaksın, sen erkeksin, erkekler gülmez, erkekler ağlamaz gibi baskılar yok...

Kadınlara da çocuk yapmalısın, evinin kadını ol, çocuklarını büyüt, aileye özen göster, evde yemek yap gibi baskılar kurulmuyor.

Zaten Bangkok’da evde yemek yapma konusu diye birşey çok düşük çünkü kültürlerinden dolayı evlerde mutfak pek yok. Dışarıda çok ucuza hazır yemek satılan yerler var, alıp yiyorlar.

Dünya’daki erkeklerin ve kadınların üstündeki baskılar çok ağır ve bu baskılar da insanlarda çok ciddi bir yük oluşturuyor. Bizler, kadın veya erkek olmanın ötesinde insan olduğumuzu, hatta ve hatta aslında bu bedenler olmadığımız ve ölümsüz ruhlar olduğumuz gerçeğini kabul ettiğimiz zaman çok rahatlayacağız.

Peki sizin üstünüzdeki baskılar neler?

Yazmaya devam edeceğim ...

Sevginin kaynağının gücü, seni tüm bedenime ve yaşamıma davet ediyorum...

Sizi seven bir Can...

 

X