"Bilge Egemen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Bilge Egemen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Bilge Egemen

Hamamdan kaplıcaya, kış turizmine giriş

ATTIĞIM başlık bir tez, bin 10 sayfalık bir uluslararası bildirge, Ortadoğu ve Balkanları kapsayan beynelmilel bir kongre başlığı gibi dursa da anlatacaklarım hiç de öyle kravatlı ve etek döpiyesli, asık suratlı bir ciddiyet içermiyor... Kont’lara özgü soğuk bir mesafe, sıkıntı kaynaklı tek bir esneme ararsan o da yok. İnan...


Tam tersi, konumuz tatil ve eğlence. Al boneni, mayonu yanına, tıkıştır neşeni çantana. Takıl koluma. Çıkalım seninle sahil yoluna. Zira bugün de senin için derlediğim en güzel kaplıca, termal, wellness (esenlik) adreslerini vermeye devam ediyorum. Hazır önümüz kış. Kış kışlayalım depresyonları. Araştırıp, bulalım buharı tüten, kemiklerimizi ısıtan, sımsıcacık suları.


AGORA’NIN KRALI NAMAZGAH HAMAMI
Agora’nın giriş kapısının tam karşısında. Efendim kadınlara şu gün, erkeklere bugün diye bir ayırım yok. İstediğin gün git. Kadın, erkek kısımları ayrı. Her birinde soyunmalık, ılıklık, halvet, külhan ve ateşlik (şu kelimeleri telaffuz etmek bile ne güzel) bölümleri var. Her iki tarafın sorumlusu olan karı-koca çift, bol muhabbetçi ve makaracı. Bir kere hamamın 16. yüzyılda yapılmış yığma taş mimarisi, kubbeleri ve ihtişamına bayılacaksın. 2 yıl önce İzmir Büyükşehir Belediyesi burayı 1.2 milyon liraya restore etmiş. 2019’da açılmış. Tarihi ve pırıl pırıl. Giriş 25 lira. Hamamcılar Odası Başkanı Nafi Karaca’nın titizliği sağolsun, İzmir’in tarihi hamamlarından (Karataş, Alibey) hangisine gidersen git, pişman olmazsın. Kese ve sabun masajı sonunda pelte kıvamına kavuşursun. Mis gibi de uyursun.

Hamamdan kaplıcaya, kış turizmine giriş


TÜRKİYE’NİN İLK SAĞLIK TURİZMİ MERKEZİ
Rivayete göre, Truva Savaşı’nın meşhur komutanı Agamemnon, yaralanan askerlerini dinlensinler diye Balçova’ya yollamış. Aaa bir de bakmış her biri şıkır şıkır iyileşiyor. Girip çıktıkları su, şifalı. Düşün, bu sular 2 bin 500 yıldır şifa dağıtıyor. İşte, bugün o yerin üzerinde Balçova Termal Tesisleri kurulu. Burası Türkiye’nin ilk sağlık turizmi merkezi. Bir hastane - otel kıvamında. İçinde fizik tedavi, kaplıca, SPA, kür merkezi, hidroterapi, parafin, teşhis tedavi merkezi, akinoterapi ve daha neler neler, maydonozlu köfteler var. Konaklamasız, ama tedavi programının dahil olduğu günlük ücret 140 lira. Bu arada, Avrupa’dan gelenlerin çoğunun sağlık sigortaları burayı kapsıyormuş. Ah ne şanslılar.

Hamamdan kaplıcaya, kış turizmine giriş


KIŞ ORTASINDA DENİZ KEYFİ ÇEŞME’DE
‘Aaa ille de deniz! Ben asla havuz istemem’ diye şımarık bir çocuk gibi tutturursan, senin için de bir çözümümüz var ey tatlı ve huysuz okur. Git Çeşme’deki Yıldızburnu’na, at kendini denizin kollarına. Oh sıcacık termal sular denizin içinde fokur fokur kaynamakta. Sen kalk koskoca denizin suyu, magmalara kadar in, orada ısın, tekrar yüzeye çık, hem deniz suyunu hem birçok minerali barındır ve nihayetinde ‘deniz ılıcası’nı oluştur. Dünyada eşi benzeri yok. Kesmedi mi? Git 10 dakika ötedeki Şifne Otel’e yerleş. Çocukluğumuzun oteli de yenilenmiş, artistler gibi olmuş. İsterse kar yağıyor olsun, denizi seyrede seyrede, gir açık havadaki sıcacık termal (kas, iskelet, romatizma ve deri hastalıklarına iyi geliyor) havuza. 1 kişi 1 gece 135 lira. Yine kesmediyse Altınyunus, Ilıca gibi daha pekçok termal otel, parlayıp sönen 4’er 5’er yıldızlarıyla sadece 5 dakika uzağında.

Hamamdan kaplıcaya, kış turizmine giriş


İYİ Kİ NEXTSTOP GEZGİNİ OLDUM
SunExpress’in Türkiye’nin eşsiz bucaksız güzelliklerini, tatil destinasyonlarını anlatıp turizm hedeflerini daha da yükseklere taşımayı amaçlayan sosyal sorumluluk projesi NextStop filmlerinin bir gezgini olmasaydım ve bu uğurda yollara düşmeseydim eğer;
- Türkiye’de 1300 dolayında termal kaynak olduğunu,
- Termal kaynak zenginliği açısından dünyada ilk 7’ye girdiğimizi,
- Suların niteliği bakımından Avrupa’nın en önemli termal merkezlerinden biri olduğumuzu bilmeyecek, dünya alem memleketimdeki kaplıcalara koşarken, gündüz vakti horul horul uyuyor olacaktım.
Üstelik diğer bir gezgin / müzisyenle yollara düşmenin keyfine hiç varamayacaktım.


BANA YOL ARKADAŞINI SÖYLE!
Sana yolculuğunun bir cehennem azabına veyahut bir gül bahçesine dönüşüp dönüşmeyeceğini söyleyeyim, diye boşuna buyurmamışlar atalarımız.
Seni bilmem, ama benim yol arkadaşım ve bir diğer NextStop gezgini olan Alp Ersönmez, hem müzisyen hem de İzmirli. Alp’i belki Tarkan ya da İlhan Erşahin’den veya Yalın ya da Nil Karaibrahimgil’den dolayı tanırsın. Hepsinin de bas gitaristi.
Yol boyunca öyle güzel tıngırdatıyor ki gitarını, önümüzde akıp giden manzaralar müziğin büyüsüyle dans etmeye başlıyor. Alp, çataldan ve kaşıktan, çekiçten ya da kapı gıcırtısından bir ritm tutturup, müzik besteleyebiliyor. O denli. Ekipteki erkekler söyledi. Hamamda bile kubbenin ve yankının büyüsüne kapılıp, öyle güzel müzikler bestelemiş ki... Pes vallahi...
Vereceğim adresler henüz bitmedi. Yolculuğumuz sürüyor. Bir sonraki yazımda Kuşadası, Pamukkale ve Antalya var.
Sıcak sularımızın kıymetini bil, kendine iyi bak, öpüyorum yanaklarından...

 



X