Sakınmadan iğneleyen, güldüren bir klasik

Haldun Taner’in en sevilen eserlerinden, ülkemizin toplumsal ve siyasal tarihini sözünü sakınmadan önümüze seren oyunu ‘Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım’, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun açılış yapımı olarak sahnede.

Haberin Devamı

GÖZLERİMİ KAPARIM VAZİFEMİ YAPARIM (BEŞ ÜZERİNDEN ÜÇ BUÇUK YILDIZ)

TEKİRDAĞ BELEDİYESİ ŞEHİR TİYATROSU

Yazan: Haldun Taner

Yöneten: Murat Atak

Oyuncular: Anıl Tunç Karaersal, İsa Can Dinç, Damla Kaya, Gökhan Azlağ, Aykut Karatay, Ethem Kırk, Çetin Karagöz, Pelin Atal, Güray Özçelik, Anıl Kır, Merthan Merdoğlu, Ezgi Dinçer, Mehmet Ali Yılmaz, Hasan Tanılmış, Kübra Tektaş, Aylin Karaçay, Büşra Ertürk, Pınar Efe, Meryem Asil, Birgül Örnek.

Orkestra: Görkem Turan, Emre Öncül, Devrim Demirkapılar, Uğur Kanar, Barkın Beyazova, Ahmet Delen.

Süre: 2 saat 45 dakika

Bilet fiyatları: İlk gösterimler ücretsiz.

Ne zaman, nerede: 18, 19, 20 Mayıs’ta saat 20.00’de, Tekirdağ Yılmaz İçöz Sahnesi’nde.

Sakınmadan iğneleyen, güldüren bir klasik

Haberin Devamı

Türkiye tiyatrosunun öncü ismi, epik ve kabare türünün yerli dehası Haldun Taner’in en sevilen oyunlarındandır ‘Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım’. Taner’in 1964’te yazıp 20 senede 3 kez güncelleyerek (ülkede olan biten toplumsal ve siyasi olayları dahil ederek) yeniden yazdığı oyun, 60’ların tiyatro efsanelerinden olan, Ulvi Uraz Tiyatrosu yorumundan bu yana sayısız kez sahnelendi. Hâlâ sahneleniyor.

Haldun Taner’in muzip, sözünü sakınmayan kaleminden çıkmış; 1909’dan 70’lere uzanan bir Türkiye gözlemidir ‘Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım’. 31 Mart Vakası’nın patladığı gün aynı sokakta dünyaya gelen Efruz ve Vicdani’nin yaşamlarını tablo tablo takip ettirir bize. Her tabloda Türkiye’deki değişimi izleriz. 31 Mart’tan 12 Mart muhtırasına ülkeyi biçimlendiren siyasi ve toplumsal olaylara, iki karakterin yaşamları eşliğinde tanıklık ederiz. Her devrin adamı Efruz ‘semirdikçe’, ‘sahibinin sesi’, sorgulamaktan uzak Vicdani ezilir, hiçleşir...

Taner’in her devirde gerçekliğini koruyan eseri; kalabalık kadrosu, uzun süresi, şarkıları, çokça dans ve hareket içeren zorlayıcı yapısına rağmen özellikle kurum tiyatrolarınca sık sahnelenir. Epik-göstermeci formuyla, politik mesajlarını doğrudan, güldürüsünü yer yer abartıyla yapmasıyla, anlatıcı ve koro aracılığıyla yorumlarını direkt (‘ders verircesine’) aktarmasıyla seyircinin kolayca özdeşleştiği bir oyundur. Dünya ve ülke değişirken Efruz’larla Vicdani’lerin pek değişmediği bir memlekette, haliyle güncel kalan, sakınmadan iğneleyen ve güldüren bir oyun...

Haberin Devamı

Eserin son yorumu, Tekirdağ’da kurulan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda çıktı karşımıza. Murat Atak’ın öncülüğünde, iddialı konservatuvarlardan mezun genç bir ekiple kurulan tiyatro, yazarın ölüm yıldönümü 7 Mayıs’ta, ‘Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım’ın ilk gösterimiyle açıldı. 20 oyuncuyu Atak’ın yönetiminde ustalıkla bir araya getiren oyunu; İhsan Bengier’in sekmeyen koreografisi, Funda Çebi’nin oyunu kucaklayan kostüm tasarımları, Cem İdiz’in besteleri ve Salih Demirci’nin müzik direktörlüğündeki orkestranın performansı eşliğinde izledik.

Her oyuncu ayrı ışıldıyor

Sıfırdan kurulmuş bir şehir tiyatrosuyla ilk tanışma olduğu için çok heyecan verici, yer yer duygulandıran bir gösterimdi. 2 saat 45 dakikalık hayli uzun süresine, yüksek temposuna rağmen dikkatleri diri tutmayı başardı.

Haberin Devamı

Ağırlık anlatıcı (Anıl Tunç Karaersal) ile Efruz (Aykut Karatay) ve Vicdani (Gökhan Azlağ) karakterlerinde olsa da oyunun en sevdiğim yönlerinden biri her tablodaki, her bir oyuncunun ayrı ayrı ışıldamasına alan açan bir reji gözüne sahip olmasıydı. Ekibin ansambl becerisini gösterdiği danslı-müzikli sahnelerse oyunu asıl yükselten anlardı. Zira Haldun Taner gibi kıymetli bir ismin eseri olsa da kısaltılıp kompakt hale getirilebilecek sahnelerin olduğu gibi oynanması, oyuncuların başarılı yorumlarına rağmen ‘skeç’ hissi yaratabiliyor. Şarkılar ve danslar bu tür anlardaki sarkma hissini dengelemiş.

‘Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım’ politik tavrını çok net koyar. Bir yanda sistemin açıklarını, devrin fırsatlarını, devletin imkânlarını kendi lehine çeviren; yozluğun, devrine göre özgürlüğün, icap ederse gericiliğin bayrak taşıyanı, hamaset dolu söylemler ve çıkar ilişkileriyle kitleleri sürükleyen Efruz’lar var. Diğer yanda ‘resmi görüş’ neredeyse orada duran, devlet otoritesine gıkını çıkarmayan, plak gibi sahibi ne doldurduysa onu çalan, itiraz etmeyi aklından geçirmeyen Vicdani’ler...

Haberin Devamı

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun dekor yorumunda arkada devasa çarklar dönüp durdu. Seyirciye bir doğrudan mesaj da dekorla vermek istenmişti. Oysa finalde Haldun Taner; bir asırdır Efruz’lar ve Vicdani’ler arasında salınan ülkesinin halkına, en doğrudan mesajı iletmişti zaten vaktiyle: “Gözlerinizi açın, gerekeni yapın!”

SAHNEDE BUNLAR DA VAR

Notre Dame de Paris
Zorlu PSM

Sakınmadan iğneleyen, güldüren bir klasik

Victor Hugo klasiği, orijinal dili Fransızca olarak İstanbul’da... ‘Vivre’ ve ‘Belle’ başta olmak üzere dünya müzik tarihine iz bırakan şarkıları ve görkemli prodüksiyonuyla dünyayı dolaşmış müzikali 22 Mayıs’a kadar izleyebilirsiniz. Bugün ve yarın 15.00 ve 20.00’de Zorlu PSM’de.

Haberin Devamı

Ödenmeyecek, Ödemiyoruz!
Aysa Prodüksiyon

Dario Fo’nun politik komedisinde olaylar İtalya’da geçiyor ve işler hızla saçmalaşarak çığırından çıkıyor ama günümüz dünyasındaki her ülke vatandaşı oyunda kendini bulacaktır...
18 Mayıs Perşembe, 20.30’da House of Performance’ta.

Bernarda
Proje No 2 

Lorca’nın ‘Bernarda Alba’nın Evi’ adlı çarpıcı eseri, Pelin Temur’un kaleminden tek kişilik bir oyuna dönüştü. Otoritenin kadına uyguladığı baskıyı, Özge Arslan’ın dilden dile dolaşan performansı görselleştiriyor.
20 Mayıs Cumartesi, 20.30’da Hann Sahne’de.

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları