"Ayşegül Domaniç Yelçe" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşegül Domaniç Yelçe" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşegül Domaniç Yelçe

Özür…

Merhabalar sevgili okurlar.

Son üç haftadır iki gün iyi üç gün hasta olarak sürdürüyorum hayatımı. Geçtiğimiz Cuma günkü yazımın konusu olan toplantıya gidene kadar yine hastaydım. “Ne bitmez bir gripmiş bu böyle” diyordum kendi kendime. O gün toplantıya gitmek için erkenden kalktım, hazırlandım, kendimi gayet iyi hissediyordum. Ancak yola çıktıktan sonra durum değişti. Ani bir öksürük nöbetine tutuldum ve sesim gitti. Toplantıdan sonra güçlükle eve gelebildim. Bir çorba içip hemen uyudum. Akşamüzeri kalktığımda başım feci şekilde ağrıyordu. Bir ağrı kesici aldım, yazımı yazmaya koyuldum ve bildiğiniz gibi Ayağa Kalk Hemen başlıklı yazımı kaleme aldım. Yazı tamamlandığında ben bitap düşmüştüm. Hemen gazeteye gönderip yattım.

Ertesi sabah kalkamadım. Baygın gibiydim. Ne bir şey yiyebiliyor ne de içebiliyordum. Yerimden kalkmam mümkün değildi. Benimle konuşamayan kız kardeşim eve doktor göndermiş. Teşhisi hemen koydu doktorum: zatürre. Derhal bir serum takıldı, tahlil için kanlar alındı, ardından bir teknisyen gelip evde akciğer röntgenimi çekti. Kız kardeşim ve kızım akşam gelip de beni hala yarı baygın bulduklarında hastaneye gitmem gerektiğini söylediler, hatta bildirdiler. Aslında gündüz gelen doktorum da benden aynı şeyi istemişti. Ertesi sabah ambulans çağrıldı, Başkent Üniversitesi Hastanesi’ne götürüldüm. Aynı tetkikler bir kez de orada tekrarlandı. Teşhis değişmedi: zatürre. Bir gün önce başladığım ilaçlara devam etmem uygun bulundu. Bir hafta mutlak istirahat ve ardından kontrole gelmem şartıyla eve gitmeme izin çıktı. Buna çok sevindim ve yine ambulansla evime döndüm.

Ateşli hastalıkları atlatmak herkes için zor, ama engelliler için çok daha zor. Mesela biz kas hastaları her ateşli hastalıkla biraz daha kas kaybediyoruz ve hareketlerimiz biraz daha kısıtlanıyor. Bu yüzden özellikle engelliler en küçük rahatsızlıklarda bile doktora gitmeli ve rahatsızlığın nedeni her ne ise baştan teşhis edilmeli. Ben bu sefer, biraz da kardeşimin kaybından duyduğum üzüntüyle, bunu ihmal ettim ve kendi kendimi tedavi etmeye çalışarak iyi olacağımı sandım. Lütfen benimle aynı hatayı yapmayın ve kendinize çok iyi bakın.

Bu “özür” yazısını yattığım yerden ben söyledim, kızım yazdı. Belki Cuma günkü köşemi yazamayabilirim. Bunun için beni hoş görmenizi rica ediyorum. Ama bir önceki yazımda söz verdiğim gibi “ayağa kalk”acağım, sözüm söz…

Engellerimizi hissettirmeyecek engelsiz bir yaşam dileği ile…

X