"Ayşegül Domaniç Yelçe" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşegül Domaniç Yelçe" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşegül Domaniç Yelçe

Bu ölümlerin bir sonu olmalı…

Merhabalar sevgili okurlar.

"Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses" mitingleri yapmaya hiç gerek yok.

Türk Halkı çoktan tek ses olmuş durumda terör karşısında.

Hatta şunu söyleyebilirim: milyonlarca kalp tek yürek olup çarpıyor her şehidin ardından… milyonlarca kalp aynı acıyı paylaşıyor her şehit ailesi ile… milyonlarca göz aynı kayıp için akıtıyor yaşlarını…

Son kaybımız, şehit Binbaşı Yavuz Sonat Güzel…

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada: “26 Eylül 2015 saat 15.50’de, Tunceli ili Demirkapı Köyü mevkiinde Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristlerin bulunduğu duyumu üzerine, bölgeye Jandarma Özel Harekât Timlerince gerçekleştirilen operasyonda, teröristlerin açtığı ilk ateş esnasında Kahraman Silah Arkadaşımız Jandarma Binbaşı Yavuz Sonat Güzel ağır şekilde yaralanmıştır.

Yaralı silah arkadaşımız Jandarma Binbaşı Yavuz Sonat Güzel derhal helikopter ile hastaneye tahliye edilmiş; ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur.” denildi.

Jandarma Özel Harekât Timlerinin Tabur Komutanı Binbaşı Yavuz Sonat Güzel, 70 yıllık kan davalı aileleri barıştıran bir barış elçisiydi.

Kars’ın Kağızman İlçesi Jandarma Bölük Komutanlığını yaptığı 2010 yılında ilçede iki aşiret olan Çengili ve Akören Köyleri arasında 70 yıl devam eden kan davasını bir yıl boyunca uğraşarak sona erdirmişti.

Kağızmanlılar’ın söylediğine göre; “İki köy arsında sağlanan barışın ardından Kağızman huzura kavuşmuştu.” Taşıdığı ad gibi, “güzel” bir insandı Binbaşı Güzel.

Daha 39 yaşındaydı… Ardında gözü yaşlı bir eş, 12 yaşında güzeller güzeli bir kız evlat, acısını taşımakta zorlanan bir anne ve baba ile iki kız kardeş bıraktı.

Tabii ki yalnızca bu saydıklarımdan ibaret değil Binbaşı Güzel’in ardında bıraktıkları.

Bugün onun için gözyaşı döken, geride kalan ailesinin acısını yüreğinde hisseden büyük bir halk kitlesi var.

Buna kesinlikle inanıyorum…

Çünkü ben de o halk kitlesinin içindeyim. Sanki benim kardeşim Şehit Binbaşı…

Sanki benim annem ve babam onun anne ve babası…

Sanki benim kardeşimin eşi onun eşi… Ve sanki benim yeğenim onun kızı… Hem kardeşim, hem onun eşi, hem yeğenim, hem de anne ve babam için acı çekiyorum…

Pek çok kişinin de benimle aynı duyguları paylaştığını biliyorum.

Verdiğimiz her şehit için aynı şeyleri hissettim ben.

Ve bu operasyonlar sırasında yaşamını yitiren, adlarını bile bilmediğimiz onlarca sivil için…

Hiç tanımadığım biri için acı çekmeyi, hiç tanımadığım biri ile aynı acıyı paylaşmayı, hiç tanımadığım biri için gözyaşı dökmeyi öğrendim.

Binbaşı Yavuz Sonat Güzel, benim için, bardağı taşıran son damla.

Bu ölümlerin bir sonu olmalı… Hemen olmalı… Başka ölüm kaldıracak gücümüz kalmadı artık.

Beklediğimiz sona savaşarak ulaşılamayacağı artık belli. Tek çözüm barış…

Bunu anlamak için daha kaç şehit vermemiz gerekiyor?

PKK şimdiye kadar hiçbir çağrıya kulak vermedi.

Ancak bir kez de ben seslenmek istiyorum buradan, bu örgüte. “Lütfen susturun silahlarınızı. İsteklerinizi öldürerek değil, ölümleri durdurarak dile getirin. Masum insanlara kıymayın…”

Ve bir çağrı da Hükümet’e yapmak istiyorum: “Lütfen barışın da bir seçenek, hem de arzulanan bir seçenek olduğunu göz ardı etmeyin…”

Engellerimizi hissettirmeyecek engelsiz bir yaşam dileği ile…


X