"Ayşe Baykal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Baykal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Baykal

Fatih Bey, çalışmadığım yerden sordunuz!...

Hürriyet’te bir köşem olması, Ertuğrul Bey ve Vuslat Hanım sayesindedir. Kendi camiamdaki gazeteler sorgusuz sualsiz referanssız bana kapısını açar mıydı? Açmazlardı, biliyorum.

Fatih Bey, bana hitaben “Dindarlığın hangi kulvarındasınız, bilmiyorum.” demiş. Açıkçası çalışmadığım yerden sorduğu için cevabım yok. Hiç düşünmedim çünkü. Ayrıca Hürriyet de bana “Dindarlığın neresindensin?” diye sormadı.

Bugün kendisini muhalif olarak addeden, “Ben Hürriyet’in istediği gibi yazarım.” diyen “adı büyük yazarlar” gibi olmadım hiç.

İnanmadığımı yazmadım bugüne kadar, kendimi aykırı hissettiğim anlarda “Ben yazmayabilirim, sorun da yapmam.” dedim ama “Ayşe Hanım  gitmeyin, kalın.” dediler.

Bu yüzden Hürriyet’in, Ertuğrul Bey’in ve Vuslat Hanım’ın yeri özeldir benim için.

Dindarlığı bir üstün meziyet olarak görmüyorum, olmamalı da zaten. Sadece bugün o kadar bölündük ki o kadar ocu bucu olduk ki ben Akit’te, Nuray Mert de Cumhuriyet’te yazamıyor, hatta bir kısım gazeteci hiç yazamıyor.

Kendimi bir kulvar seçmek zorunda hissetmedim hiç, serbest takılıyorum Fatih Bey ama ille de bir kulvar sahibi olmam gerekiyorsa bunu her şeyi bilen büyüklerimiz(!) benden önce takdir edecektir, eminim.

Yazınızda bahsettiğiniz dindarların kavgasında haklısınız; itiraf etmek gerekirse takip edemiyorum, bu hususlarda kabiliyetim fazla zayıf.  Tavsiyenizi dinleyip oturduğum yerde oturuyorum ama sebebi dımdızlak ortada kalmak değil, ağrısız başıma iş almamak. Kendimi özgür hissettiğim bir köşem var; hani şu deniz kenarında, pembe panjurlu küçük huzurlu bir ev hayali tarzından.

Bu arada beni takip etmediğiniz için kusura bakmıyorum, arada bir göz atsanız da olur ama yazılarım bağımlılık yapabilir, dikkat!

Sevgiler…

CEM KÜÇÜK’ÜN “DEVLET - MENFAAT” ANLAYIŞI…

Tayyip Bey’in, Isparta’da açılışını yaptığı Coca-Cola fabrikasıyla ilgili eleştirileri takip ediyorum.

Dikkatimi en çok çeken Cem Küçük’ün yazısı oldu. Coca-Cola fabrikası açılışına tepki gösterenlerin, DEVLET olgusunu zerre kadar anlamadıklarını iddia etti. Kendisine katılıyorum.

Hükümetin ne İsrail’le iş ilişkisi içinde olmasını ne de Coca-Cola fabrikası açmasını eleştirilendenim. Mavi Marmara’da öldürülen vatandaşlarımız üzerinden yapılan anlaşma ve İsrail tarafından şehitlerin yakınlarına ödenecek tazminata Maliye Bakanlığı’nın itirazına şerh düşüyorum.

Benim, Küçük’e sadece bir sorum olacak; Devlet menfaatimizin gereği olarak Coca-Cola fabrikasının açılışını ve ekonomiye katkı sağlamasını destekliyorsunuz tamam da, içeride herkesi düşman ilan etmeniz, kendinizce bir Tayyip Beycilik ilan edip gerisine hakaret etmenizde mi devletimizin menfaatinedir?

Tayyip Bey’i severim, ne kadar fikir ayrılığında olsam bile bir şekilde anlaşacağımı düşünürüm. Ülkemin insanının kızsa bile kendisini sevmesini arzu ederim. Ama sizi okudukça adeta Tayyip Bey nefretini körüklediğinizi düşünüyorum.

Bütün samimiyetimle söylüyorum, yazı diliniz beni korkutuyor…

 

İnternet Haber Sitelerine not; Yazılarımı ikiz kardeşim Hanife’nin fotoğrafıyla paylaşmanıza itirazım yok da şu sıralar kendisinin “Bak ben daha güzel olduğum için benim fotoğrafımı koyuyorlar.” havasından da geçilmiyor bilesiniz.

 

X