"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Seksi sevenlerle “cısssss” diyenler

HER geçen gün daha da tuhaflaşan bir ülkede yaşıyoruz.

Seksi sevenlerle “cısssss” diyenler

Cinsellik araştırması da bunun kanıtı.
Sorduğum 42 soruya yüzlerce yanıt geldi.
İlgi göz yaşartacak seviyedeydi.
Müthişsiniz!
Cinsellik konusunda eski klişelerin gümbür gümbür yıkıldığını gördüm.
Amaaaaa bir kesim için...
Bir kesim için seks tabu mabu olmaktan çıkmış!
Çatır çatır sevişiyorlar. Bilgililer, klitoral orgazmdan haberdarlar. Bedenlerini tanıyorlar, mastürbasyon yapıyorlar, fantezi kuruyorlar, partnerleriyle seks hakkında konuşmaktan çekinmiyorlar.
Bir kısım ise cıssss diyor!
Sorularımı yanıtlayanların yüzde 80’i kadın.
Ve neredeyse tamamı yüksek eğitimli. Yüzde 81’i üniversite mezunu, yüzde 10’u lisansüstü eğitimli, yüzde 9’u ise lise mezunu. Yaş ortalaması da 34.
Çoğunluğun cinsellik tanımı “eğlenceli”.
Arkasından “hediye” diyenler geliyor. Genellikle herkesin ortak fikri, temel ihtiyaç olduğu yolunda. Cinsellik “mutluluk verici, çiftleri birbirine bağlayan bir şey” olarak değerlendiriliyor.
Detaylı sonuçları yarın bu köşede okuyabilirsiniz.
Fakat sadece bu sonuçlara bakıp, “Türkiye işte bu!” demek mümkün değil.
Çünkü bu alanda da “iki Türkiye” var.
Biri, sevişgen, seksi seven, cinselliği doğal bir şey olarak kabul eden Türkiye.
Öteki, seksi sevmeyi ahlaksızlık olarak değerlendiren Türkiye.
Evlilik öncesi sekse kafadan karşılar.
Onlar, bana da karşılar. Toplumu yıkıcı, çökertici şeyler yaptığımı düşünüyorlar.
Sadece dün hurriyet.sosyal’deki yazımın altındaki yorumlara bakarsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Onlara göre, evlilik öncesi cinsellik tartışılabilecek bir şey bile değil. Muhafazakâr anlayışı eleştirmemek gerekiyor. Onlara göre Avrupa ve Amerika ahlak olarak çökmüş durumda, bizi de sözde bilimsel verilere dayandırılmış safsatalarla çökertmeye çalışıyorlar. Profesör Arşaluys Kayır’ı da eleştiriyorlar. “Söyledikleri modernlikse, biz cahilliği ahlaksızlığa tercih ederiz!” diyorlar.
Bir kısmı da, “Siz tamamen delirmişsiniz, tabii ki insanlar cinsellik yaşayacak! Çünkü bu, hayatın gerçeği. Okuduğum bu yorumlara inanamıyorum. Biz sizinle aynı ülkede mi yaşıyoruz?” diyorlar.
Ve biz her zamanki gibi yine o meşhur iki kutup arasındayız.
“Muhafazakârlar” ve “muhafazakâr olmayanlar”.
Muhafazakâr olmayanlara “modern” dediğim için de kavga çıktı.
Her yerde kavga çıkıyor, ben de alıştım.
Ne olacak, yaşayıp göreceğiz, ama tabii bu arada toplumun yanlış olduğunu düşündüğümüz yanlarını da yazmaya devam edeceğiz.
Bugün sizi cinsellik araştırmasına gelen, bir okurumun yanıtlarıyla baş başa bırakıyorum.
Muhafazakârları çıldırtacak şeyler yazmış!
N’apalım, böyle şahane kadınlar da yaşıyor bu ülkede!


CİNSELLİK BİR AYİN

Cinsiyet?
-Kadınım. Rumuzum da Fındık olsun.

Yaş?
-43.

Eğitim?
-Üniversite mezunuyum.

Medeni durum?
-Boşandım, sevgilim var.

Cinsellik senin için ne ifade ediyor?
-Ayin. Bazı insanlar için dinsel ibadetler ne ise, benim için de seks bir ayin. Ama, tabii ki öncelikle fizyolojik ihtiyaç. Aşk ve sevgi ile de her zaman alakası yok, daha çok “arzu” ile alakalı.

Cinselliği çekip alsak ne olur?
- Benim gibi sekse önem veren biri için çok fena olur. Ama insan “ha” deyince de istediği gibi bir partner bulamayabiliyor. Bakın, sevgili, aşk, evlilik, romantik partnerler demiyorum, yatak partner(ler)ini de katıyorum içine, istediğiniz zaman istediğiniz tipte birini bulamadığınız dönemler de oluyor. Tabii hoş olmuyor bu durum. Ama “seks shop” ürünleri niye var, değil mi?

HAFTADA DÖRT


Seksi sevenlerle “cısssss” diyenler

İlk cinsel bilgilerini kimden, nereden edindin?
-Şaşırabilirsiniz ama sağlık kitaplarından. Ansiklopedi, özellikle tıbbi konuları okumayı seven bir çocuktum. Henüz içimde cinsel duygular tam uyanmamışken, 10-11 yaşlarında pek çok şeyi biliyordum. Ailem ortalama Türk ailesidir, “dinci” asla değiller lakin sekse karşı muhafazakârdırlar. Annem bu konuları anlatmada utangaçtı diyebilirim.

İlk mastürbasyonunu kaç yaşında yaptın?
-14-15 yaşlarında yeni ergenliğe geçtiğimde. Aklıma kendimce en seksi aktörü getirip, yatağa, yorgana çıplak vaziyette sürtünerek. Tamamen dürtüsel, birinden ya da kitabi bilgilerden, porno materyallerden öğrenerek değil. Sadece cinsel organı değil, tüm tenin tatmin edilmesi söz konusudur burada.

İlk cinsel ilişkini kaç yaşında yaşadın?
-Esasında iki cevabı var, açayım: Benim üniversite çevremde –ki sizinle aynı kuşaktanız esasında- bekâret zarını bozmadan sevişmeler çok yaygındı. İlk seksimi 22 yaşında bir erkeğe oral seks, kendime de cinsel organın içine erkeğin penisini sürttürme yolu ile yaşadım diyebilirim. Ama bekâretin bozulması olarak ele alırsak, 25 yaşımda evlenince...

İlk cinsel deneyimini hangi sıfatlarla tanımlarsın?
-Heyecanlı, doyumlu.

Suçluluk duydun mu?
-Olur mu hiç? Tam tersine. O kadar yılın cinsel gerilimini boşaltmışım, yatakta kendi kendime debelenmeden, kanlı canlı bir erkekle. Ferahladım...

Hayatın boyunca kaç kişiyle seviştin?
-4 tanesi duygusal bağ, yani sevgili ve eş olarak, diğer 10 tane kadarı yatak partneri ya da bir-iki sefer takılmalar şeklinde yaklaşık 14-15 kişi.

Zaman içinde cinsel hayatında değişen bir şeyler oldu mu?
-Cinsel hislerim sürekli artış halinde. Ve kafadaki kalıpları gittikçe kıracak şekilde ilerledi. 33 yaşımda ilk eşimden boşandım ve duygusal sevgili aramaksızın partnerler edindim bir süre. Asla pişman olmadım ama bu olayı 20’lerin başında yapsaydım pişmanlıklar yaşardım. Seksin biz insanlarca tanımlanan sevgi, aşk ve bağlılıktan çok öte, arzu hissi ile yapıldığını ve hayatta “özel” biri yoksa, çok eşle yapılabileceğini keşfettim. Hâlâ bu kanaatteyim.

Hafta kaç kez sevişiyorsun?
-Kronometre tutmuyorum ancak en az 1, en fazla 4 diyebilirim.

SEKSTE NORM YOK

Sence bu işin normali var mı?
-Yok... Sekste kalıba oturtulacak bir “norm” yok. Ne şekil ne sayı olarak. Ancak toplumun bunu anlaması çok güç.

Konuşabiliyor musunuz sevişirken?
-Elbette ama koltukta oturmuş karşılıklı sohbet havasında olmamalı. Seks esnasında transa geçilir ve bilinç düzeyinden bilinçaltına doğru yol alınmaya başlanır. Tabii ki yeterince konsantre olmuşsak. Konuşma da buna göre olur...

Orgazm oluyor musun?
-Evet.

Partnerin orgazm olman için herhangi bir çaba sarf ediyor mu?
-“Herhangi bir çaba” için uğraşmıyor, aramızda doğal bir senkron oluşuyor ve yeterince uzun sürerse, orgazm kaçınılmaz oluyor.

Onunla birlikte mastürbasyon yapıyor musun?
-Yok, ihtiyaç halinde ve ondan uzakta yaparım. Süresi de seksten kısa olur. Sekste yaşadığım vajinal, mastürbasyondaki ise enerjiyi kısa yoldan boşaltmak adına klitoral oluyor. Seks ürünleri ile yaşadıklarımı da uzun süreli tutarım, vajinal olur...

Fantezilerinizi konuşuyor musunuz?
-Benim fantezilerim sevgilime dönük değil, fantezi deyince olmayacak yerlerde örneğin filmlerdeki uzay gemileri ya da gotik şatolarda bana çekici gelen aktörlerle sevişmek üzerine oluyor.

Çocuk(lar) olduktan sonra cinsel hayatınızda değişim oldu mu?
-Bu soru ilk evliliğimle ilgili. Çocuğum o zaman oldu. Hamilelik, lohusalık ve 1 yaşına kadarki uykusuz dönemi atlattıktan sonra, eski kocamla, seks hayatımız düzene oturmuştu. Ama çocuk ergenlik çağına gelinceye kadar, evde bu işler, hakkını vererek sevişmeler çok zor. Daha fazla çocuğu olanları düşünemiyorum bile...

Partnerini, “Şöyle yap, böyle yap!” diye yönlendiriyor musun? O seni yönlendiriyor mu?
-Evet. Ancak emir ya da talimat şeklinde değil tabii...

Hiç seks oyuncakları kullandın mı?
-Oyuncak olarak gerçeğine yakın görüntüde, erkek seks bebeği kullanıyorum. Dildosu bacak arasında olan.

Partnerin başucunda bir vibratör bulsa ne yapar? Kendisinin rakibi gibi görür mü?
-Evimde çekmecemde dildo var zaten. Ama başucumda değil. Varlığını biliyor ama eleştirmiyor. Sonuçta bunlar mastürbatif şeyler, gerçek insanlar, organlar değil. Kimse bunları rakip görmemeli.

Senin ilişkinin “çimento”su mu? O olmazsa her şey dağılır mı?
-Evet, bence ilişkinin temeli. Çimento benzetmesi de güzel. Çünkü binanın temeli çürükse yıkılır. Çimento eksikse de yıkılır er ya da geç...

X