"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Bulutlar gelir ve gider. Ancak gökyüzü hep baki kalır

Bugün, ay yengeç burcunda ilerliyor

Öğle saatlerinde doğru Jüpiter ve Neptün’le kuracağı kontak bizleri bugün romantik yönden sarıp sarmalıyor. Bugün bozuk olan ilişkilerimizi yoluna koymak ve kırdığımız kişilerden af dilemek sandığımızdan da kolay olabilir ve olumlu sonuçlar verebilir. Kendimizi doğru ifade etmek ve duygularımızı açmak adına harika bir zaman dilimi içindeyiz.

Aynı zamanda parasal durumumuzu iyileştirmek ya da ek kazanımlar elde etmek adına güzel fırsatlar da yakalayabiliriz. Kariyerinizde parlama, hedeflerinizde ve amaçlarınızda başarıya ulaşma fırsatı, toplumsal duruşunuz, iş teklifi, terfi, yeni başlangıçlar, kaderinizi etkileyen önemli olaylar ve değişimler, aileniz ve annenizle olan ilişkileriniz gibi konularda yeni deneyimler yaşayabilirsiniz.

Akşam saatlerinde ise Ay’ın Plüton ile kurduğu karşıt açı eşiniz ya da aile ilişkilerinizle olan iletişimlerinizde daha sabırlı olmanız gerektiğini ifade ediyor. Ortak yaşam alanlarınızla ilgili eleştiriler ve kişisel sınırlarınıza saygı duyulmaması sonucu kendinizi ifade etmek zorunda kalabilirsiniz. Kişisel anlamda iletişim ve üslubumuzun önem kazanacağı zaman dilimi içinde olacağımızı unutmamalıyız.

Gelelim günün Tavsiyeli hikayesine;

Bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki ucuna astığı testilerle dereden su taşırmış evine. Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış. Diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış. Her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun tümünü taşır, ulaştırırmış eve. Âmâ her zaman boynunda taşıdığı testilerden çatlak olanı eve yarım; diğeri dolu olarak varırmış iki sene her gün bu şekilde geçmiş.

Adam her iki testiyi suyla doldururmuş ama evine vardığında sadece 1,5 testi su kalırmış. Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş.

Fakat zavallı çatlak olan kusurlu testi, çok utanıyormuş. Doldurulan suyun sadece yarısını eve ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş. İki yılın sonunda bir gün, görevini yapamadığını düşünen çatlak testi, ırmak kenarında adama şöyle demiş:

"Kendimden utanıyorum. Şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve gidene kadar akıp gidiyor."

Adam gülümseyerek dönmüş testiye; Göremedin mi? Yolun senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu. Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok. Çünkü ben başından beri senin kusurunu, çatlaklığını biliyordum. Senin tarafına çiçek tohumları ektim.
Ve her gün o yolda ben su taşırken, sen onları suladın.

2 senedir o güzel çiçekleri toplayıp, masamı süslüyorum. Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın olmasaydı evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim" diye cevap vermiş.

Dememiz o ki ; Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz Her birimizin kendine has kusurları vardır. Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı
ilginç yapan, mükafatlandıran, renklendiren. Etrafımızdaki her kişiyi, oldukları gibi kabullenin.
Onlardaki kusurları değil, içlerindeki güzellikleri görün. Yıllar önce Dale Carnegie demişti ki:

“Herkese portakal gelirken, niye bana ekşi limon geldi?" diyeceğinize, limonunuzla limonata yaparak herkesten farklılığı yaşayın...

Hz. Mevlana derki: "İyiyim desem yalan olur, kötüyüm desem inancıma dokunur. En iyisi şükre vurayım dilimi, belki o zaman kalbim kurtulur"

 

Bugünümüze çok şükür…

Mutlu günler dilerim.

 

X