"Ayçe Bükülmeyen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Bükülmeyen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Bükülmeyen

Avukat kadına eşinden 8 kurşun

Avukat Jale Soydan, boşandığı eşi tarafından 8 kurşunla vurulmuş, mucize eseri hayatta kalarak zorlu bir tedavi süreci geçirmiş.

 

Hemen hemen tüm iç organları parçalanmasına rağmen ameliyata girerken doktoruna ‘çocuklarım için beni kurtarın’ dediği gibi hayata tutunmuş ve yardımla yürüyebilecek duruma gelmiş. Avukatlık yaptığı yıllarda şiddete uğrayan kadınları savunduğunu anlatan Jale Soydan, ‘Bir gün daha kötüsünü yaşayacağım hiç aklıma gelmezdi’ diyor.

- 8 kurşunla vuruldunuz ve şu an bakımlı, güleryüzlü karşımdasınız. Siz nasıl bir mucizesiniz?
- 14 Nisan 2015’te boşandığım eşim tarafından vuruldum. 13 kurşun sıkmış ama 8’i bana isabet etmiş. Mucize eseri kurtuldum. Allah çocuklarıma bağışladı beni. 45 gün komada kaldım. 15 ay çeşitli hastanelerde tedavi gördüm. Sonrasında hala devam eden fizik tedavi sürecim başladı. Şu an baston ve yürüteç ile hareket edebiliyorum ama uzun mesafeleri tekerlekli sandalye ile alıyorum.
- Ne zaman boşandınız, nasıl bir boşanmaydı?
- Vurulmadan 2 yıl önce eşimle anlaşmalı boşanmıştım. Ama 2 yıldır sürekli barışmak istiyordu. Bana ‘bu aileyi parçalama’ diyordu ama farkında değildi ki aslında bu aileyi parçalayan o olmuştu. O yüzden boşanmıştım. Evde huzur kalmamıştı çünkü. Ama boşandıktan sonra huzursuzluğumuz daha da arttı. Sürekli tehdit etmeye başladı. Çocuklarıma ‘söyleyin anneniz benimle barışsın yoksa onu da öldürürüm, kendimi de öldürürüm’ diyormuş. Beni de mektup ve telefonla tehdit ediyor, ‘Salih’in karısı başkasına yar oldu dedirtmem’ diyordu. Hatta ona psikiyatra gitmesini önermiştim. Sonunda da bunu yaptı. 2 oğlumuzu da düşünmedi.

Avukat kadına eşinden 8 kurşun

TEHDİTLER ÜZERİNE CEZA
ALDI AMA MAHKEME ERTELEDİ

- Tehditler üzerine ne düşündünüz?
- Daha önce silah çekmemişti ama bu olaydan 4 ay önce üzerime gaz döküp beni yakmaya kalkışmıştı. Bu nedenle davacı olduğumdan 2.5 yıl ceza almıştı. Ama mahkeme, ‘sabıkası yok, ilk suçu’ diyerek cezayı erteledi. 5 yıl içerisinde başka bir suç işlerse bu ceza da eklenecek dendi. Şimdi yeni aldığı cezaya eklendi. Beni vurduğu gün elinde silahla görünce yapabileceğini anladım. Çünkü gözü dönmüştü.
- Peki yakma girişiminden sonra koruma kararı istemediniz mi?
- İstemez miyim? İlkini boşanmadan önce istemiştim. Sonrasında 3-4 kere daha istemiştim. Zaten verilen her koruma süresi bitince hemen yenisini aldırıyordum. Son yakma olayından sonra hem evime hem işyerime gelmemesi, iletişim vasıtalarıyla beni rahatsız etmemesi için koruma kararı verildi. Ayrıca rahatsız ederse aramam bana numaralar verildi. Karşıma silahla çıkınca ‘1 dakika, ben koruma numarasını arayacağım’ mı diyecektim! O nedenle bu koruma kararları kağıtta kalıyor.

‘ÇOCUKLARIMIZI DÜŞÜN’
DEDİM AMA DİNLETEMEDİM

- Olay gününe dair ne hatırlıyorsunuz? Konuşup ikna etmeye çalıştınız mı?
- Otoparkta aniden karşıma çıktı. Elinde silah vardı. Yalvarmaya başladım. ‘Çocuklarımızı düşün, onların geleceğini düşün’ dedim. Çünkü çocuklarımızın okul masraflarını da ben karşılıyorum. O emekli olmuştu, ben avukat olduğum için gelirim daha iyiydi. Sitenin güvenlik kamerası kayıtlarına göre tam 11 dakika konuştuğumuz görülüyor. Ama ne dediysem dinletemedim. Ateş etmeye başladı. 3 kurşundan sonrasını hatırlamıyorum.
- Şu anda yürüteçle yürüyorsunuz ama ilk başta durumunuz nasıldı?
- O kadar çok araz vardı ki bende. Ne yürüyebiliyordum ne oturabiliyordum. Her şeyi en baştan öğrendim. Tam 11 ünite kan verilmiş bana ki insan vücudunda 12 ünite kan olurmuş zaten. O nedenle vücudum yeni kana alışana kadar da damardan besleme yapıldı. Ne verilse çıkarıyordum. Ayaklarımın ağrısı nedeniyle korkunç sıkıntılar yaşadım, ağır ilaçlar verildi. Bağırsaklarım, böbreğim parçalanmış. Kalın bağırsağımın, midemin bir kısmı alınmış. Karnıma da kolostomi yapılmış durumdaydım. Robot gibiydim yani.

 

SÖZEL ŞİDDET VARDI AMA BOŞANMIŞ
KADIN OLMAYAYIM DİYEREK KATLANDIM

- 27 yıllık evliliğinizde bu şiddetin sinyalleri var mıydı?
- Fiziksel şiddet yoktu ama aslında sözel ve psikolojik şiddet vardı. Sözleriyle beni rahatsız ederdi, başkalarının yanında beni küçük düşürür, üzerdi. Bu nedenlerle geçimsizliğimiz başlamıştı. Ama tabii ben eğitimli ve meslek sahibi bir kadın da olsam, klasik Türk kadını algısıyla ‘aman 2 tane çocuğum var, onları babasız bırakmayayım, onları büyüteyim, boşanmış kadın olmayayım’ diyerek aslında başkalarında eleştirdiğim şeyleri kendim yaptım. Ama sonradan çekilmez hale geldi ve çocuklarım da rahatsız olmaya başladı. Küserdi çünkü, yemeğe gelmezdi, evde buz gibi bir hava olurdu. Ben de artık tahammül edemeyince ve çocuklar da isteyince, boşandım. Ama zulüm esas o zaman başladı.

 

ALGI DEĞİŞMEZSE
ŞİDDET DE BİTMEZ

- Hem şiddet görmüş bir kadın hem bir hukukçu olarak özellikle kadına şiddet konusunda neler söyleyeceksiniz?
- Kültürel algıları değiştirmek gerekir. Çocukları yetiştirirken çok dikkat edilmeli bence. Erkeklere üstünlük algısı verilmemeli. Kız çocuklarına da yetersizlik aşılanmamalı. Hukuki açıdan bakarsak, koruma şekilleri değiştirilmeli. Yurtdışında şüpheli kişiye aparat takılıyor bileğine, takip ediliyor. Cezalar indirilmemeli, caydırıcı olmalı. Örnek alacağımız kişilerin söylemleri önemli.
- Hayata bağlısınız, yardımla da olsa yürüyorsunuz ama mesleğinizi yapabiliyor musunuz?
- Yapamıyorum çünkü Barolar Birliği bana maaş bağladı ve vergi kaydım silindi. Ama aslında ben çalışmak istiyorum. Müvekkillerim dağıldı, hayatım altüst oldu.

 

MAHKEME, ‘SİLAH ÇEKİLDİĞİNDE
NİYE POLİSİ ARAMADIN’ DEDİ

- Davada son durum nedir?
- 2016’da 20 yıl mahkumiyet verildi. Önceki yakma girişiminden kalan 2.5 yıl da eklendi. Bir de bana hapishaneden mektup yazıp tehdit etmişti. O da 1.5 yıl daha ceza almasına neden oldu. Bunları çekmek için cezaevinde. Bu arada ben de AİHM’nin koruma kararı olduğu halde şiddet görmüş kadınlara verdiği hakka dayanarak devletin ilgili birimlerine davalar açtım. Fakat mahkeme vurulma olayı sırasında 11 dakika konuşma sırasında polisi aramadığım gerekçesiyle davayı reddetti. Yani düşünün, elinde silahla beni vurmak isteyen kişiye yalvarıyorum ama bana neden polisi aramadın deniyor! Yakma olayından sonra da bana sığınma evine yerleşmek ister misiniz demişlerdi. Evim var gerek yok demiştim. Bu da korumayı reddettiğim gibi sunulmuş ve bu nedenle de ben neredeyse suçlu durumuna düşürülüyorum. O nedenle bu durumla elimden geldiğince mücadele ediyorum.

X