"Anlatanadam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Anlatanadam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Anlatanadam

Ne garip grip bu!

Duyduklarımdan o kadar tırstım ki, en ufak belirtiyi görünce, elimdeki her şeyi yere bıraktım, sakince uzandım.

Yavaşladım ve durdum.

 

*

 

Grip oldum sevgili dostlar, evet herkes gibi!

 

Ama öyle böyle garip değil bu yeni grip biliyorsunuz. Bir - iki günde toparlanılan, azıcık C vitaminine yüklenince geçen, kahveyi azaltıp bitki çayında gaza basınca hemen iyiye doğru seyreden gripler artık çok geride kaldı!

 

*

 

‘İki hafta evde gözümü açamadan yattıktan sonra daha da ağırlaştım ve bir hafta da hastanede yattım’ diyen arkadaşım var.

 

‘Bütün eve bulaştı, çoluk çocuk 3 haftadır herkes birbirine sardırıyor. Ne okul kaldı, ne iş!’ diye ağlaşan can dostlarımız var.

 

‘Hiçbir şey fayda etmiyor, tam bir aydır sürünüyorum’ diye yakınan kim bilir kaç kişi duydum...

 

Yakın zamana kadar ‘ilaçla bir hafta, ilaçsız bir hafta şekerim, dinleneceksin’ şeklinde özetlediğimiz grip denilen hastalık, ‘ilaçla, serumla, hastaneyle, evde, her türlü zeminde, kafayı kaldırmadan yatarak, minimum bir ay’ formuna evrilmiş durumda artık!

 

*

 

Kime ‘grip oldum, iki gündür yatıyorum’ desem; ‘Aman kardeşim – hocam – birader – kanka – canımcım, hiç kıpırdamadan yat, kapı dışarı çıkma’ diye telkinde bulunuyordu. İnceden tırsarak, hemen eve kapattım kendimi. Kapanış o kapanış zaten...

 

Yeni nesil grip başka fırsat vermiyor ki adama. Eli kolu kalkmıyor insanın. Haydi hastaneye, serumlar falan, dön eve. Sonra bir daha, bir daha. İnsanın canı serum çeker mi yahu? O hale getiriyor adamı!

 

*

 

H1N1 bildiğiniz üzere, domuz gribi. Bizi esir alan arkadaşlar ise yakın akraba, birinci dereceden amca oğlu H3N2’ymiş. Daha uzun sürmesi ve daha ağır şikayetlere yol açması açısından bizim amca oğlu, domuz kuzeninden daha da tehlikeliymiş. Çünkü bu süreçte başka mevsimsel virüslerle de birleşip adamı paçavraya çeviriyormuş. Onu da bizzat test ettik ve onayladık zaten!

 

*

 

Peki bu kadar sık görünmemesi gereken, 5-10 yılda bir kıtalararası salgın şeklinde gelip geçmesi beklenen bu sayko kuzenler, ne oldu da hayatımızın bir parçası haline geldi?

 

Mevsimsel grip denince aklımıza gelen; iki aksırık, üç tıksırık, biraz ateş, biraz kül, biraz duman geçen; geçtiği yerleri suya muhtaç çöle döndürmeyen, o sevimli, sempatik eski griplere ne oldu?

 

*

 

Ne olduğunu söyleyeyim size...

 

Zalım küresel ilaç endüstrisi ve genetiği oynanmış ürünlerle insanı laboratuvar faresine dönüştüren global gıda endüstrisinin müthiş birlikteliği sayesinde bu hallere düştük. Gereksiz ve fazla ilaç kullanımı, insanın bağışıklık sistemini mahfeden GDO’lu yiyecekler bu işin birinci derecede sorumlusu.

 

Sen iki kuruş daha fazla kar edeceksin diye mısırdan yapılmış şeker şurubunu bütün gıdalara daya, milleti şeker hastası yap; sonra gözle görülmeyen, elle tutulmayan bidik bir virüs gelip ortalığı ateşe versin!

 

Sen iki hap daha fazla satacaksın diye, renkli hapları hayatımızın bir parçası haline getir, milleti gereksiz kimyasallarla zayıflat; sonra vücut direnci düşük insancıklar haşarı bir virüsün açık hedefi olsun!

 

Bol su iç, dinlen, C vitamini içeren meyveler ye, sağlam beslen gibi çözümleri olan virütik rahatsızlıklara; sen daha çok ve daha da çok ciro yapacağım diye alakasız tedavileri ve olmadık antibiyotikleri dayamaya devam et!

 

Bak bu virüsler seneye gerilip gerilip nası vuracaklar seni de...

 

*

 

Şu an bu yazıyı elim ayağım yarım yamalak tutarken, içim buz gibi bir serum çekerken; her nefes aldığımda, sanırım içimdeki çocuk, benden ayrı hırıl hırıl solurken yazıyorum. Altı gündür karpuz gibi yatıyorum, daha da yatacak gibi görünüyorum.

 

*

 

Son ilaç içildiğinde, son GDO’lu ürün tüketildiğinde, son hastane faturaları ödendiğinde, beyaz adam paranın yenmeyecek bir şey olduğunu anlayacak; çünkü ortada müşteri kalmayacak...

 

*

 

NOT: Serumla, iğneyle, neyle bilmem; bu hafta sonu ayaktayım! 10 Mart Cumartesi günü, saat 20:00’de Beşiktaş BKM Mutfak’ta tek kişilik oyunum ‘Hiçbir şey olması gerektiği gibi olmuyor!’ var. Şov devam etmeli biliyorsunuz.

 

Bu kadar gripten bahsedip, oyuna seyirci davet etmek de tam benlik bir hareket oldu J Merak etmeyin bulaştırmam, uzaktan uzaktan izlersiniz. Çıkışta öpüşüp koklaşmayız, olur biter!

 

*

 

Bana Twitter, Facebook ve Instagram’dan ulaşabilirsiniz: @anlatanadam

 

anlatanadam@gmail.com

 

X