Bu haftanın özelleri

Çok çalışarak geçen hayatın içinde, küçük anlar yaratmaya gayret ediyorum. Yeni bir şarkı keşfetmeye çalışıyor, uzun süredir beklediğim bir filmi seyrediyor, heyecanla yeni bir tiyatro oyununa gidiyorum. İşte geçtiğimiz haftadan sizlerle paylaşmak istediklerim.

Haberin Devamı

BİR OYUN: BİNDE BİR GECE DİYALOGLARI

Dizi oyuncuları bu kadar yoğun çalışmanın yanında fırsat bulup tiyatroyla da ilgilenmiyorlar mı? Bu sanat aşkına hayran oluyorum işte. Dizi herkesin aşağı yukarı sadece para için yaptığı bir iş. Yönetmeninden yapımcısına, oyuncusundan emekçisine kadar herkes ekmeğinin peşinde. Daha sanatsal olsun diye kimsenin bir çabası yok. Öyle bir arzu yok demiyorum. Ama Türkiye dizi endüstrisinde sanat aramak için, çalışma şartlarını düzenlemek ve dizi saatlerini yarıya düşürmek gerekiyor ki, insancıklar bir dizide on dakika bakışıp zamandan yemeye çalışmasınlar. Çünkü başka çareleri yok! İki saatlik filme uzun metraj deniyor. Bizde bile 4 haftada anca çekiliyor, aylarca montaj, ses, renk ayarları yapılıyor. Sen her hafta iki saatlik dizi yapıyorsun. Tam bir deli işi.

Haberin Devamı

Diyeceğim şu ki, bu yoğun çalışmanın arasında yepyeni bir oyun çıkarmak, provalarını yapmak, tanıtımı için uğraşmak, programlara konuk olmak, bir de güzel bir tiyatro oyununu sahneye koymak ne kadar zor kim bilir!

Begüm Kütük’ü oldum olası çok severim. Hem ekrandan, hem yakından ışıldar baktıkça. Hakan Meriçliler ile birlikte ‘Binde Bir Gece Diyalogları’ adlı oyunu sahneye koyduklarını görünce, Nünü’yle birlikte kalktık, gittik. İyi ki de gitmişiz! Hakan Meriçliler tartışmasız büyük bir oyuncu. Bu oyunda da oldukça baskın bir rol sergiliyor, onu bu kadar yakından izlemek büyük keyif verdi bize.

Peki ya Begüm Kütük? O ne arkadaş? Sen nasıl bir insansın? Sahneye çıkar çıkmaz bir Hollywood yıldızı ile karşı karşıya olduğumu düşündüm. Nünü’ye dönüp, ‘Begüm ne kadar güzel, öyle değil mi?’ diyecektim ki, Nünü bana dönüp ‘Türkiye’nin en güzel kadını bence Begüm’ demesin mi? Sakın sevgili Erdil Yaşaroğlu yanlış anlamasın, bizim beğenilerimiz dostluk seviyesinde elbette. Ama oyun boyunca Begüm’den gözlerimizi alamadık. O kadar doğal bir oyunculuk sergiliyordu ki, neredeyse kendi gibiydi.

Diğer bütün oyuncular çok samimiydi. Ama Hilmi Özçelik’e de değinmeden geçemeyeceğim. Oyunda Hakan Meriçliler’in karakterinin arkadaşı rolünde çok başarılı. Neredeyse ağzından çıkan her repliğe bütün seyirci kahkahayı bastı. Karadenizli bir karakteri canlandırıyordu. Oyun çıkışı iki seyirci kendi arasında Özçelik’in normal konuşmasının Laz aksanlı olup olmadığını tartışıyordu. İşte oyunculuk budur!

Haberin Devamı

Tüm ekibe başarılar diliyorum. Oyundan ‘Daha çok tiyatroya gitmeliyiz’ konuşmaları yaparak çıktık. Yolları açık olsun!

BİR FİLM: PASSENGERS (UZAY YOLCULARI)

Tamam teknolojiyi dibine kadar kullanmışlar, mekanlar yıkılıyor, parayı dekorlara gömmüşler. Bu bilim kurgu filminin açılış sahnesine harcadıkları parayla bizde iki, üç film çekilir, kabul.

Adamlar iki kişiyle film çekmişler, saniye sıkılmadan izliyorsun! Sadece iki yardımcı karakter daha var. Biri üç, beş sahnesi olan Michael Sheen, diğeri aşağı yukarı her filmde sonda çıkan babacan Afrikalı-Amerikalı rolünde Laurence Fishburne. Geri kalan bütün filmde muhteşem Jennifer Lawrence ve Chris Pratt’i seyrediyorsunuz. Süper basit bir konu, anca bu kadar güzel işlenir. Zaten 8 üstü IMDB puanından filmin beğenildiği de belli oluyor.

Haberin Devamı

Jennifer Lawrence gittikçe gelişiyor. Bu dönemin en önemli kadın oyuncularından biri oldu bile. Kariyeri süper gidiyor, hayatını da iyi yönetirse yaşlanınca Meryl Streep gibi şarap tadına gelir.

BİR ORGANİZASYON: 3 BANT BİLARDO DÜNYA ŞAMPİYONASI

Bilardoya olan ilgim Türkiye Bilardo Federasyonu’nun yeni Başkanı Ersan Ercan, dünya starı ve şampiyonu Semih Saygıner’i yedi yıl sonra masalara dönmeye ikna edince canlanmıştı.

Başkan Ersan Ercan’ı şahsen çok iyi tanırım. Hayatımda gördüğüm en dürüst, en açık sözlü, en içi dışı bir insandır. Kendi işini gücünü ikinci plana atıp, bilardo sporunu dünyada olduğu gibi ‘bir spor’ haline getirmek için gece gündüz çabalıyor. Bu kadar kısa sürede bu sporun bizim memlekette geldiği nokta, onun daha neler yapabileceğinin bir göstergesi bence. Gönül vermeden yapılacak iş değil, Allah kolaylıklar versin.

Haberin Devamı

Türkiye Şampiyonaları’nda başarı gösteren milli oyuncularımız, dünya arenasında da çok başarılılar. Hatta bir spor dalı olarak dünyada en başarılı olduğumuz spor olabilir. Bunun altı çizilmeli. Bu son derece matematik bilgisi, kas ve beden hakimiyeti isteyen analitik sporu hak ettiği elitizme kavuşturmalılar. 

Herkes tarafından tanınan Semih Saygıner’in yanında, Tayfun Taşdemir, Lütfi Çenet, Murat Naci Çoklu, Adnan Yüksel, Can Çapak gibi dünya standartlarında çok iyi oyuncularımız var. Murat Naci Çoklu 2015’de Dünya Şampiyonası’nın İstanbul ayağında kupayı kaldırmış ve bayrağımızı dalgalandırmıştı.

Blomdahl, Jaspers, Caudron, Merckx, Sanchez gibi 3 Bant Bilardo’nun dünya devleri de geliyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de bir bilardo tutkunu olarak ev sahipliğini kimseye bırakmıyor herhalde ki, 2016 yılında olduğu gibi, 2017 Üç Bant Bilardo Dünya Şampiyonası Türkiye ayağı Bursa’da yapılacakmış. 06-12 Şubat Bursa’da olabileceklere duyurulur. Ben de İstanbul’dan kaçıp seyretmeyi düşünüyorum. Çok büyük heyecan oluyor!

Haberin Devamı

BİR ŞARKICI: KAAN ALKAN

Yalan yok, bu kadar enerjik bir şarkı dinlemek için oldukça yaşım ilerledi. Fakat etrafımdaki insanlar o kadar genç ki; dinledikleri, mırıldandıkları şarkılar diline yapışıyor insanın. Son zamanda da Kaan Alkan’ın Dans Et şarkısını dinlerken görüyorum bizim gencoları.

Bir iş ortamında Kaan’ın kendisiyle tanışınca, ‘ben seni nereden tanıyorum’ demedim. Bayağı tanıyordum çünkü.

Ufak bir muhabbet kurar kurmaz, kendisiyle çok dip dibe oturmak da istemediğimi söyledim! Çünkü bu kadar yakışıklı, genç tiplerin yanında oturunca çok ciddi bir kontrast oluşuyor. Senin tipin ortalamanın altında görünüyor! ‘Abim, kalk şöyle karşıya otur’ diye espri yaptım ve öyle muhabbeti ilerlettik.

Bu benim on beşinci klibim deyince önce bir ezildim, büzüldüm. ‘Ya kusura bakma Kaan’ım, müzikten koptuk, mırın kırın’ derken; kendi şarkısının ilk klibi olduğunu öğrendim Allah’tan. Ama neredeyse bütün şarkıcıların klibinde Kaan oynuyormuş erkek manken olarak! İrem Derici, Şebnem Ferah, Gökhan Özen, Ömür Gedik gibi bir çok önemli isimle kliplerde oynamış. Meğer Türkiye klip piyasasının en çok tercih edilen erkek modeliyle oturuyormuşum. İyice sinirlerim bozuldu.  

Vampirli yabancı dizilerden fırlamış tipinin yanında, aşk şiirleri yazan, besteler yapan biri olduğunu öğrenince bu 20’li yaşlarındaki iyi yürekli insanı çok sevdim. Hem bu kadar artist tipli, hem de naif romantik olunca, biraz orantısız güç kullanımı oluyor yani. Benlik bir şey yok da, sahnede ve sahalarda rakiplerine kolaylıklar dilerim!

*

Not: Bana Twitter, Facebook ve Instagram’dan ulaşabilirsiniz: @anlatanadam

Yazarın Tüm Yazıları