Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sağduyuya gerileme dönemi

KARAR gazetesinin internet sitesi dün ‘Rusları heyecanlandıran haber’ olarak verdi.

Haber, düşürdüğümüz Rus uçağının pilotunu sağ yakalayıp öldürdüğü söylenen bir kişinin tutuklandığına dairdi.

 

Türkmendağı’nda savaşa katılan Alparslan Çelik, İzmir’de gittiği bir restoranda ihbar üzerine arkadaşlarıyla birlikte gözaltına alınmış.

 

Gözaltına alınma nedeni karışık. Ruhsatsız silah bulundurmaktan mı, başka bir kanun ihlalinden mi, yoksa direkt Rus pilotu öldürmek suçlamasıyla aranıyordu da ondan mı, henüz meçhul.

 

Bilmiyoruz, çünkü bu konuda yapılmış hiçbir resmi açıklama yok.

 

Yine de Rusları heyecanlandırmaya yetmiş bu kadarı.

 

***

 

Gerçi Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova’ya, sıcağı sıcağına sorulduğunda renk vermemiş.

 

Şöyle demiş: “Su-24 pilotunu vurduğunu itiraf eden kişinin tutuklandığına dair bilgiyi inceliyoruz.

 

Bu konuyla ilgili değerlendirmeyi daha sonra yapacağız.”

 

Ne ki Rus medyası, Dışişleri Sözcüsü kadar soğukkanlı bakamamış meseleye.

 

Duydukları sevinç, gazete manşetlerinden okunuyormuş.

 

Şüphelinin gözaltına alınması Rus basınında olumlu karşılandı demek hafif kalır.

 

Uzun zamandır yolunu gözledikleri bir müjdeyi almış kadar olmuşlar.

 

Mısır, İsrail ve Amerika’dan sonra Rus cephesinde de böyle bir hareketlilik yaşanıyor.

 

Gördüğümüz şey, Rusya’yla ilişkimizi düşürülen uçağa tutsaklıktan kurtarmak için diğer örneklere benzer bir esneme operasyonu ise ne âlâ.

 

Hatta aynı anda 4 cephede birden geriye doğru esnemek, kuşatmayı yarmaya dönük planlı bir diplomasi atağıysa şayet, şapka bile çıkarılır.

 

***

 

Bir çıkış aranıyordu.

 

Çelik’in yargılanmaya başlaması, işte o kapı olabilir deniyor.

 

Krizden çıkış için bunun ilk önemli adım olabileceği ihtimali üzerine çalışıyor, iyimserlik havası pompalıyor Rus medyası.

 

Önde gelen haber-analiz sitelerinden Gazeta.Ru, Putin’le Erdoğan’ın tokalaşmak için birbirlerine el uzattıkları bir fotoğrafı manşetine çekiyor, tepesine de “Rusya ile buluşmaya doğru ilk adım” başlığını atıyor mesela.

 

Başkan Obama’nın, bir görüşmelerinde Putin’in yüzüne vurduğunu söylediği şu ayrıntıyı da göz önünde bulundurun mutlaka.

 

Obama kritik haberleri gazetede çıktıktan sonra okurken Putin çıkmadan önce okuyor.

 

Moskova’nın sansür filtrelerinin nasıl çalıştığını anlatan bir anekdot bu.

 

Başeditörleri Kremlin’de oturduğuna göre, Rus medyasındaki tezahüratlar da onun bilgisi dışında olmasa gerek.

 

Konu hassas, Putin’in kanayan yarası bile denilebilir.

 

Rus medyasının bu konudaki sevinç gösterisi, Kremlin’in sıkı kontrolüne rağmen gözden kaçtıysa elekten deve geçiyordur, mümkün mü!...

 

Yok Obama haklıysa, Kremlin sakini, işi cidden sıkı tutuyorsa dışarıya yansıtılan mesaj açık.

 

Zanlının gözaltına alınmasını hatırı sayılır bir jest olarak görüyor ve gülücükler atarak Ankara’ya karşılık veriyor Putin.

 

***

 

Eğer haber boş değilse, Ruslar da bu habere karşı hiç boş değil.

 

Bu ricat, ilişkileri rayına sokmaya yetecektir.

 

‘Ricat edildiği’ laflarından da gocunmayalım.

 

Her ricat kötü değildir.

 

Özellikle de aklın ve mantığın sınırlarına bir geri çekilmeyi ifade ediyorsa ricattan iyisi yoktur hatta.

 

Geri adımın nereye doğru atıldığıdır önemli olan.

 

Makul ve mutedil bir çizgiye geriliyorsanız, o bir gerileme değildir.

 

Ateş çemberinden dönüyorsanız, ona geri basma denmez.

 

Nasıl Türkiye, Mısır’la ilişkilerini Sisi’nin elinde rehin kalmaktan kurtarıyor, çark ediyor değilse...

 

Nasıl İsrail’le ilişkilerini Mavi Marmara katliamına hapsolmaktan, Gazze ablukasında tutsaklıktan çekip alıyor, tükürdüğünü yalıyor değilse...

 

Nasıl ABD ile ilişkilerini PYD’nin ipoteğinden çıkarıyor, yoksa boyun eğiyor değilse...

 

Şimdi de Rusya’yla ilişkilerini, düşürdüğü uçağın karakutusuna sıkışmaktan alıkoyuyor. Taviz veriyor anlamına gelmez.

 

Olayı ricattan yani geri basmadan huruca, eşzamanlı bir büyük yarma harekâtına çevirir bu.

 

***

 

U dönüşleri değil, çok kıvrak diplomatik açılımlar bunlar.

 

Gerileme değil toparlanma dönemine girdiğimize işaret eder.

 

Darısı, AB ile ilişkilerimizi esir alan davaların da başına, tez zamanda inşallah.

X