"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

‘IŞİD’in arkasında ABD var’ balonunu patlatalım

KOSKOCA adamlar, oturmuşlar gayet ciddi bir şekilde yazıyorlar, söylüyorlar.

Diyorlar ki:
IŞİD’in arkasında Amerika var.

*

Bu adamlara göre...
ABD bölgeye müdahale edecekmiş, hedefi buymuş ve buna gerekçe olsun diye IŞİD denilen caniler ordusunu sürmüş piyasaya.

*

Sormak istiyorum bu şapşal tezi ortaya atanlara:
Madem ABD, sırf bölgeye müdahale etmek için IŞİD denilen cani ordusunu besleyip büyütecek ve bölgeye salacak kadar gözünü karartmış durumda...
O zaman... Aynı ABD neden Irak’tan çekildi ki?

*

Yine sormak istiyorum bu neresinden tutsan dökülen tezi ortaya sürenlere:
Madem ABD, bölgeye müdahale etmek için yanıp tutuşmakta...
O zaman...
Neden Suriye’ye müdahale etmedi?
Üstelik Türkiye’nin anlı şanlı muhafazakârları bile “Hadi Amerika! Et müdahaleni, hadi gözünü seveyim” diye yalvar yakar oldukları halde.

*

Yine sormak istiyorum:
Madem bu IŞİD denilen cani ordusu, ABD’nin besleyip büyüttüğü yapay bir oluşumdur.
O zaman...
Neden sabah akşam “IŞİD öfkeli gençlerin hareketidir, IŞİD’in dayandığı bir sosyoloji var” diye ahkâm kesiliyor ki?

*

Peki ABD çok mu ak pak?
Tabii ki değil.
Ama IŞİD olayında, ABD’nin durduğu yer su kadar berrak:
Bölge IŞİD denilen belayı ortaya çıkarmış, ABD de “ben bu işten nasıl faydalanırım” diye bin bir hesap yapıyor.
Olay bundan ibarettir.

IŞİD’e katılanlar genelde arıza tipler


NEWSWEEK’in IŞİD haberinde...
Türkiye’den IŞİD’e katılan üç kişiden söz ediliyor.

*

Bu üç kişiye bakalım:

*

BİRİNCİ TİP: Adı Sadık Şahin... Alkol bağımlısıymış... Sonra İslamcı olmuş... Biri dört yaşında, diğeri 10 yaşında iki çocuğunu kaptığı gibi soluğu Rakka’da almış... Eski eşi evinde çocuklarından haber bekleyip gözyaşı döküyor.

*

İKİNCİ TİP: Adı Svetlana. Kırgız asıllı... Altı yıl önce Şahin Aktan’la evlendi... Büyükçekmece’de yaşıyordu... Müslüman oldu... İnternette IŞİD’in ağına takıldı... Oğlunu da yanına alıp IŞİD’e katılmak üzere Suriye’ye geçti.

*

ÜÇÜNCÜ TİP: Adı Ahmet Beyaztaş... Yaşı 25... Dilovası’nda oto tamircisinde çalışıyordu... Uyuşturucu bağımlılığı vardı... Geçen ay IŞİD’e katıldı... Ahmet’in abisi Kenan Beyaztaş’ın iddiasına göre Ahmet, Dilovası’ndan IŞİD’e katılmak üzere Suriye’ye giden 19 kişi arasında...

*

Üç tip...
Üçü de arıza.
Soru şu:
Acaba bu üç tipten yola çıkarak “Türkiye’den IŞİD’e katılanlar arıza tipler” genellemesini yapabilir miyiz?

Size katılırız ama rehineler var

DEVLET yetkililerimiz ekranlarda konuşarak, gazetelere demeçler vererek...
Yani davul-zurna çalarak...
ABD ve müttefiklerine şunu söylüyorlar:
“Vallahi size katılırız ama biliyorsunuz rehineler var”.

*

Bir şey soracağım:
Bu sözleri tüm dünya duyuyor da...
IŞİD duymuyor mu Allah aşkına?

*

IŞİD bu durumda...
“Vay! Demek gönlünüz onlardan yana... Demek rehine olmasa hemen onların safında yer alıvereceksiniz” demez mi?

*

Ne iş ya ne iş?
İyice çocuk oyuncağına mı döndürüldü olay nedir?

Dilovası haberini Newsweek’ten almak

HEMEN yanı başımızdaki şirin ilçemiz Dilovası’ndan IŞİD’e minibüs kalkmış.
Küçük nüfuslu ilçeden 19 kişi, IŞİD’e katılmak üzere evlerinden ayrılmış.

*

Haberi nereden alıyoruz?
Newsweek dergisinden.

*

Utandım vallaha.
Türk basını adına utandım, gazeteciliğimiz adına utandım, kendi adıma utandım.

Ah Semra Özal ah! Ah Ahmet Özal ah!

HER şeyi siz başlattınız.
Elinizde doğru dürüst delil olmadığı halde...
“Turgut Özal eceliyle ölmedi, öldürüldü” dediniz.

*

Ne oldu sonra?
Bir yığın goygoycu size eklendi.
“Özal’ı katlettiler” diye demeçler verdiniz.
Elbirliğiyle sözde cinayetin şeklini de buldunuz: Zehirlenme.
Mezar açtırdınız, dava açtırdınız.

*

Ve en sonunda iş döndü dolaştı size geldi.
İşte bakın:
Koskoca mahkeme, birinize “koca katili”, birinize de “baba katili” diye ithamda bulunuyor.
Alın, hayrını görün.

Eylül tavsiyeleri

Şiir okumayın. Çünkü eylül zaten şairdir.

*

Nereye gideceğim diye düşünüp durmayın. Çünkü eylülde her yer güzeldir.

*

Korkmadan sinemaya gidin. Çünkü tırışka filmler gösterimden kalkmıştır.

*

Sokaklara vurun kendinizi... Çünkü artık güneş terletmiyor.

*

Yürüyün... Çünkü trafik çok berbat olur bu ayda.

*

Teoman dinleyin... Çünkü en baba sonbahar şarkıları onunkiler.

*

Açıkhava’da konsere gidin... Çünkü son demleridir.

*

Eğlenmek için kasmayın... Çünkü melankoli gazlar her taraf.

*

Üzerinize bir şeyler almadan çıkmayın... Çünkü her an serpiştirebilir.

*

Uzun yola çıkın... Çünkü “ne güzeldir yollarda olmak şimdi”.

X