"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Güvenlik paketinin gerekçesini açıklıyorum

HÜKÜMET korkuyor.

-Kobani benzeri olayların çıkmasından korkuyor.
-Gezi benzeri olayların çıkmasından korkuyor.
Kısacası...
Toplumsal patlama ihtimalinden korkuyor hükümet.

*

İşte bu yüzden getiriyor güvenlik paketini...

*

Korkuyor hükümet.
-Polise 48 saate kadar gözaltı yetkisi vermek istemesi...
-Polisin silah kullanma yetkisini arttırmak istemesi...
-Valiye ve kaymakama savcı ve hâkim yetkisi vermek istemesi...
-Her türlü gösteriyi, “terör olayı” gibi değerlendirmek istemesi...
-Telefon dinleme işini genişletmek istemesi...
Hep korkusundan.

*

Hükümet sanıyor ki...
-Güvenliğe abanırsam...
-Polise abanırsam...
-Gözdağına abanırsam...
-Sopaya abanırsam...
-Silaha abanırsam...
Toplumsal patlama riskini bertaraf ederim.

*

Hükümet artık düşünmüyor.
Hükümet artık akıl yürütmüyor.
Hükümet artık soru sormuyor.

*

Düşünmüyor hükümet...
-“Ne oluyor da toplumsal patlama riski söz konusu oluyor?” meselesini düşünmüyor.
-“Neden halkımın bir bölümünün kalkışma yapma ihtimali var?” meselesini düşünmüyor.

*

Soru sormuyor hükümet...
-“Acaba toplumsal gerginliği azıcık azaltsam kalkışma ihtimalini de azaltmış olmaz mıyım?” sorusunu sormuyor.
-“Güvenlik tedbirlerine abanmak yerine özgürlük bayrağını yükseltsem, yine de toplumsal patlama olabilir mi?” sorusunu sormuyor.

*

Akıl yürütmüyor hükümet...
-“Toplumu bu denli cepheleştirmezsem, huzur ve barış yeniden gelmez mi?” diye akıl yürütmüyor.
-“Polise, silaha, güvenliğe abanacağıma... Özgürlüğe, barışa, huzura, kardeşliğe abansam daha iyi olmaz mı?” diye akıl yürütmüyor.

*

Düşünmediği için, soru sormadığı için, akıl yürütmediği için...
-Barış hazırlıkları yapmak yerine savaş hazırlıkları yapıyor.
-Özgürlük türküleri söylemek yerine tamtam çalıyor.
-Yaptığı reformları ilerletmek yerine yaptığı reformları yıkıyor.
-Hukuk devleti kurmak yerine polis devleti kuruyor.
-Gülümsemek yerine kaşlarını çatıyor.

*

Oysa... Oysa... Oysa...
-Birazcık rahatlasa ve rahatlatsa...
-Azıcık gevşese ve gevşetse...
-Bir parça yumuşasa...
-İki dakika sussa...
-Bir tutam barış havası estirse...
-İki gün bağırmasa...
-Öfkesini azıcık bastırsa...
-Monolog yapmak yerine diyalog kursa...
Kısacası...
Güvenlik paketi yerine demokrasi paketini devreye soksa...
Bin iki yüz elli tane güvenlik paketiyle elde edemeyeceği sonucu alıverecek.

*

Fakat... Heyhat!


Memleket isterim


CAHİT Sıtkı’nın “Memleket İsterim” diye bir şiiri var.

*

Şöyle:
“Memleket isterim/Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun/Kuşların, çiçeklerin diyarı olsun.../Memleket isterim/Ne başka dert, ne gönülde hasret olsun/Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.../Memleket isterim/Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun/Kış günü herkesin evi barkı olsun.../Memleket isterim/Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun/Olursa bir şikâyet ölümden olsun...”

*

Bu şiire ek yapıyorum:
“Kartopu oynadı diye/Kimsenin bıçaklanıp öldürülmediği bir memleket isterim.”

Beş olmaz

-BİR: Cemaat bağımlılığıyla mizah olmaz.

*

-İKİ: İktidar gazlamasıyla sinema olmaz.

*

-ÜÇ: Hükümet bülteni gibi gazete olmaz.

*

-DÖRT: Saraya bağlı filozof olmaz.

*

-BEŞ: İktidarı haklı çıkarmaya ayarlı akademi olmaz.



Nihat Doğan’ın bize öğrettiği şeyler

-SIRTINI güçlünün güçlüsü bir iktidara dayasan da... Eğer bir kepazelik yaparsan seni ilk satan Acun olur.

*

-Dikkat çekmek iyidir... Ama dikkat çekeceğim diye bazı duvarları kirletmeye kalkışırsan çektiğin dikkat başında paralanır.

*

-Ahlaklı olmak yerine ahlakçılık taslamaya kalkışırsan... Senin o ahlaksızlık defterini dürüverirler.

*

-En sıkıştığın anda hiç alakası olmadığı halde “Filistin” kartını çekerek işin içinden sıyrılmaya kalkışırsan... Çarpar seni Filistin’in mazlumları.

*

-Bir kararda durmayı beceremezsen... Kararını kaçırırsan... Kaçırtırlar.

X