"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Erdoğan’ı öven ilandaki muazzam çelişki!

Zeynel Abidin Erdem adlı bir işadamı, gazetelere tam sayfa ilan verdi.

Erdem, verdiği bu ilanda Doğu ve Güneydoğu’daki yurttaşlarımızı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tam destek vermeye davet ediyor.

Fakat ilanda muazzam bir çelişki var!

Çelişkiyi hemen fark edebilmek için ilanda yer alan şu iki cümleyi ardı ardına okumak şart:

BİRİNCİ CÜMLE: “Türkiye Cumhuriyeti ne Osmanlı zamanında ne Cumhuriyet döneminde, asli vatandaşı olan, ülkemizi paylaştığımız şerefli Kürt kardeşlerimize herhangi bir zarar vermemiştir.”

İKİNCİ CÜMLE: “Dinimizi, dilimizi özgürce yaşayamadığımız, AK Parti öncesi dönemde insan haklarının ihlal edildiği o yılları hatırlayalım.”

Çelişkiye gel!

Önce Kürt vatandaşlarımıza Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir zarar verilmediğini bastıra bastıra söyleyeceksin.

İki saniye sonra da AK Parti’den önce Kürt vatandaşlarımızın dinini, dilini özgürce yaşamadığını söyleyeceksin.

Kısacık bir ilan metninde bu denli bariz çelişkiye düşülmesi için...

Ya ortada bariz bir samimiyet yoksunluğu olması lazım...

Ya da ilanın asıl maksadının bambaşka bir şey olması lazım.

Hangisi acaba?

Erdoğan’ı öven ilandaki muazzam çelişki

ÖZGÜR ÖZEL ŞİMDİ NE DİYOR ACABA?

SİVEREK’e MHP’den belediye başkan adayı olmak isteyen Mehmet Fatih Bucak, “Biz seçime değil ölmeye gidiyoruz” diye bir açıklama yaptığında...

CHP’li Özgür Özel...

“Siverek adayı siyaset dilini, mafya dilini konuşuyor. Seçimlere ölmeye gidilmez, hizmet için gidilir” demişti.

Aynı Mehmet Fatih Bucak, şimdi CHP’nin Siverek adayı...

Acaba Özgür Özel, şimdi ne diyor?

“Mehmet Fatih Bucak, bizim partiye geçince ölmeye gitmekten vazgeçmiştir” mi diyor?

“Mehmet Fatih Bucak, ölmeye derken aslında ölümüne hizmetten söz etmekteydi, ben yanlış anlamışım” mı diyor?

Yoksa “En iyisi ben susayım da gözlerim konuşsun” havasında mı?

TUNÇ SOYER’E KARŞI DÖRT SİYASET TARZI

TARZ BİR: Babasının suçu oğlunu bağlamaz.

TARZ İKİ: Babasının suçu yoktu.

TARZ ÜÇ: Kurttan doğan kurt olur.

TARZ DÖRT: Babanın suçu oğlu bağlamaz ama tarihin yükü vardır.

ÜLKEM İÇİN BİR FİKRİM VAR

CUMHURBAŞKANLIĞI İletişim Başkanı Prof. Fahrettin Altun’u kutluyorum.

Muazzam bir projeye imza atmış.

Projenin adı: “Ülkem İçin Bir Fikrim Var”.

Proje kapsamında vatandaştan ülke için fikir isteniyor.

Türkiye’yi kurtaracak büyük projeler de olur, gündelik hayatı kolaylaştıracak zekice çözüm önerileri de... Yeter ki işe yarar bir fikir olsun!

Kahve köşelerinde heba olup giden memleketi kurtarma projelerinin bir işe yaramasını sağlamaya yönelik çok güzel bir adım bu.

Bu çabaya katkı sunmak için yapacağınız şey çok basit: Ülke için hayırlı olacağına inandığınız fikri “iletişim.gov.tr” adresine yazmak.

Erdoğan’ı öven ilandaki muazzam çelişki

BRAVO YEŞİLAY

YASAK olmasına rağmen otobüs duraklarında, ortak yaşam alanlarımızda falan sigara içiliyor.

Yeşilay, işte buna dikkat çekmek için İstanbul’daki bazı otobüs duraklarına astronot giysili bir adam yerleştirmiş.

Bin tane afiş bastırılsa... Bin tane slogan atılsa... Bin tane toplantı yapılsa... Bin tane kamu spotu çekilse... Bin tane çalıştay düzenlense... Bin tane dergi dağıtılsa...
Şu astronotla çekilen dikkatin, uyandırılan merakın binde biri bile çekilemezdi.

Bu harika fikri bulanlara helal olsun.

İŞTE BUDUR!

ÇOK katı biçimde kutuplaşmış bir ülke olan Türkiye’de... Sağcının, solcunun... Doğulunun, batılının... Muhafazakârın, modernin... Zenginin, yoksulun... Yandaşın, muhalifin... Velhasıl herkesin arkasında duracağı, destekleyeceği, beğeneceği, benimseyeceği bir uygulamaya geçildi:

Trafikte öncelik yayaların olacak... Yayalara, kurallara uymaksızın geçiyor olsalar bile yol verilecek... Ve yayalara yol vermeyen araç sürücülerine ceza yağacak!

Düşünenden, uygulamaya sokandan, uygulayandan Allah razı olsun!

Erdoğan’ı öven ilandaki muazzam çelişki

CHARLİZE VS BADE

BADE İşçil adlı oyuncumuz, “Fakiri oynamaya tipim müsait değil” demiş.
Oysa oysa... Bu işlerin tiple miple ilgisi yok!

Eğer olsaydı Charlize Theron’a “Seri katili oynayacaksın” dediklerinde... “Tipim müsait değil abiler” diye cevap verirdi.
Oysa ne yaptı Charlize Theron? “Hay hay hemşo!” dedi. “Oynarız evelallah bro!” dedi. Kilo aldı, çirkinleşti, farklılaştı ve oynadı seri katili... Ne oynaması? Döktürdü yahu döktürdü!

Üstelik Charlize’in “Seri katili oynamaya tipim müsait değil” demeye, Bade’nin “Fakiri oynamaya tipim müsait değil” demesinden çok daha fazla hakkı vardı.

Erdoğan’ı öven ilandaki muazzam çelişki

X