"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Biraz da biz kandırılalım

EY Selahattin Demirtaş!

-Yanılttın bizi. Çok “Türkiyeli” bir yüz gösterdin. Meğer o çok Türkiyeli yüz, sadece bir maskeymiş.

-Aldattın bizi. “Hendek siyaseti olmaz” dedin. Meğer dilin öyle derken kalbin öyle demiyormuş.
-Kandırdın bizi. “Biz artık Türkiye’nin partisiyiz” dedin. “Ayrılık gayrılık istemiyoruz” dedin.
Meğer ne kadar da safmışız.

 

*

 

Şimdi ben bunları yazıyorum ya...
Hükümet çevrelerinden her an...
-Bir insan böyle bir şeye nasıl kanar?
-Bir insan nasıl bu kadar saf olabilir?
-Bir insan nasıl bu kadar kolay aldatılır?
Falan türü tepkilerin gelmesi kaçınılmaz gibi.

 

*

 

Ama merak etmeyin.
Benim cevabım hazır:

 

*

 

E siz Cemaat’e, Esad’a, PKK’ya, Putin’e yıllarca, aylarca, haftalarca kandınız ve aldandınız...
Bırakın da biraz da biz aldanmanın ve kandırılmanın tadını çıkaralım.

 

 

Gençlik başımda duman

 

Biraz da biz kandırılalım


-OBAMA: Yeryüzünün en kedersiz Afrika kökenli Amerikalısı... Gülünce gözlerinin içi gülüyor. Sevmiş, sevilmiş. Gelecek kaygısı sıfır. Çektiği duman, inceden gözlerinin kaymasına yol açmış... İleride “başkan” bile olabileceğinin farkında. O hınzır espritüel kişilik, belli ki bu yaşlarda oluşmuş.

 

Biraz da biz kandırılalım

 

-PUTİN: Henüz ne olacağına karar verememiş: KGB’ye bağlı süper ketum bir ajan mı olacak? Yoksa serserilik ve serkeşlik edip bir baltaya sap olamama durumuyla mı karşılaşacak? Hayatının en kritik eşiğinde... Stilli pantolonu ve alttan kıvırdığı gömleğiyle ikincisine, bakışlarındaki sertlikle birincisine işaret ediyor.

 

Biraz da biz kandırılalım

 

 

-MERKEL: Zetina dikiş makinesi hayali ile Berlin’in doğusunda tertiplenen sıkıcı ve boğucu parti toplantıları arasında bir seçim yapmak durumunda gibi. Hangisini seçerse seçsin, sonuç pek değişmeyecek gibi... Muziplik yok, disiplin var. Çapkınca bakışlar yok, ciddiyet var. Rol yok, doğallık var. Yani ne olacağı baştan belli gibi...

 


Yavuz Bingöl’e cevabımdır

 


YAVUZ Bingöl, aylar önce kendisiyle yaptığım röportajla ilgili olarak yine konuşmuş.
CNN Türk’te... Hakan Çelik’in programında...
Demiş ki:
-Ahmet Hakan o röportajı yayınlamadan önce sözlerimin tepki çekeceği konusunda beni uyararak bu kısımları yayınlamamalıydı.
-Yayınladı da eline ne geçti?
-Benim için 2011’de “derviş gönüllü dostum” diye yazan bir gazeteci bunu yapmamalıydı.

 

*

 

Yavuz Bingöl’e cevap veriyorum:

 

*

 

-Yavuz kardeşim!
-Benim görevim, “Böyle söyleme Yavuz, çok tepki çekersin... Sen en iyisi şöyle söyle” demek değildir.
-Ben senin basın danışmanın, kariyer planlayıcın, imaj yapıcın, durumunu kurtarıcın falan değilim.
-Ağız senin ağzın, kulak senin kulağın. Ağzından çıkanı kulağının duymasını sağlayacak tek bir unsur var, o da sensin!
-“Özeleştiri” diye bir şey var dostum... Özeleştiri yapmak, başkalarını suçlamaktan biraz daha zordur ama çok daha fazla onurlu bir iştir.
-Başkalarını suçlamak yerine özeleştiri yapmayı denemelisin Yavuz kardeşim.
-Eğer suçu başkalarına yükleyip kendini aradan sıyırmaya çalışmazsan... Ben de sana hem de ağzımı doldura doldura “derviş gönüllü dostum” demeye devam ederim.

 

 

Biraz da biz kandırılalım

 


Şöyle yazdı Neşe Hanım, böyle cevapladım ben

 


ŞÖYLE yazdı Neşe Hanım:

 

*

 

“Sayın Hakan...
ODTÜ’yü ve ODTÜ’lüleri hiç tanımadığınızı belli ettiniz. Bilmediğiniz konularda fikir beyan etmeyi de alışkanlık haline getiriyorsunuz, bu gazeteciliğe yakışmaz. Siz hiç basketbol sahasında namaz kıldınız mı? Bunu yapmanın nasıl bir gerekçesi olabilir? Bundan böyle yazılarını okumuyorum ve programlarınızı seyretmiyorum. Kalbimizi kazanmıştınız. Yazık.
Prof. Neşe Yalabık
Emekli ODTÜ Öğretim Üyesi...”

 

*

 

Böyle cevapladım ben:

 

*

 

“Sayın Neşe Yalabık...
Haklısınız. ODTÜ’yü ve ODTÜ’lüleri hiç tanımıyorum. Daha doğrusu tanımıyordum. Ancak sizin mektubunuzu aldığımda onları birazcık da olsa tanımaya başladım. Eğer siz ODTÜ’lülerin bir prototipi iseniz... ODTÜ’lüler için şunu rahatlıkla söyleyebilirim: İşlerine gelmeyen görüşleri işittiklerinde o görüşün sahiplerine ambargo uygulayacak kadar ‘demokrat’ kişilerdir. Umarım bütün ODTÜ’lüler sizin gibi değildir. Yoksa ODTÜ’lüleri tanıdığıma pişman olabilirim.
Ahmet Hakan...”

 

 

Kim bu YDG-H’liler?

 

Biraz da biz kandırılalım


YAŞLARI kaç? Eğitim durumları nedir? Hangi sosyal çevreden geliyorlar? Neden hendek kazıyorlar? Arkalarında kim var? Bunlara karşı nasıl mücadele edilmeli? Tüm bu soruların cevaplarını emekli asker ve strateji uzmanı METİN GÜRCAN veriyor.
Hepsi ve daha fazlası yarın ÇARŞAMBA SOHBETLERİ’nde.

X