Annelikle izah edilecek bir şey değil ki bu

YAZAR Eylem Tok’un 17 yaşındaki oğlu, arabayla bir insanı ezip öldürdü.

Haberin Devamı

Öldürülen Oğuz Murat Acı’nın aile fotoğrafına bakıyorum:

Annelikle izah edilecek bir şey değil ki bu
Oğuz Murat Acı - Oğlu Pars Ege Acı - Eşi Şükriye Acı

Mutlu bir baba, geleceğe umutla bakan bir anne ve pırıl pırıl masum bir erkek çocuğu.

Katil, işte bu ailenin geleceğini kararttı.

*

Oğlunun arabayla bir insanı ezip öldürdüğünü gören bir annenin yapacağı ilk şey, çocuğunu kaptığı gibi ilk uçakla Mısır’a kaçırmak olabilir mi?

Ve bu vicdansız plan, “annelik içgüdüsü” ile izah edilebilir mi?

*

Bu korkunç durum karşısında kaskatı kesilmeyi anlarım. Ne yapacağını bilemez hale gelmeyi anlarım. Büyük bir şok yaşamayı anlarım.

*

Bir tek şunu anlamam:

Anında plan yapıp çocuğu Mısır’a kaçırmak.

*

Anne Eylem Tok ile bir insanı ezerek öldüren çocuğun pasaport kuyruğundaki görüntülerini izledim.

Haberin Devamı

Eylem Tok’un yüzündeki muzafferane ifadeyi gördüm.

Ve midem bulandı.

*

Çocuk yetiştirme konusunda sergilenen müthiş sorumsuzluğun izlerini gördüm o muzafferane ifadede.

Öyle yetiştirmiş ki çocuğunu...

Annelikle izah edilecek bir şey değil ki bu
Timur Cihantimur - Eylem Tok

Hiçbir zaman hayatın gerçekleriyle yüzleşmesine izin vermemiş.

Şımartmış, pışpışlamış, terbiyeden geçirmemiş, ne istediyse vermiş.

*

Bir insanın ölümüyle sonuçlanan bu trajik olayda da tavrı değişmiyor Eylem Tok’un.

Hayatın gerçekleriyle yüzleşmesine zerre kadar izin vermiyor oğlunun.

Her zaman yaptığı gibi yine alıp kaçırıyor çocuğu hayatın gerçeklerinden.

*

Allah hepimizi çocuklarını böyle yetiştirmiş anne babaların yol açacağı tehlikelerden korusun. Allah hepimizi böyle yetiştirilmiş çocukların şerrinden korusun.

Âmin.

ERDOĞAN’IN İSTANBUL’DA SAHAYA ÇIKMASI ŞART

BUNDAN üç ay önce bana “Erdoğan, İstanbul seçimlerinde sahaya çıkmalı mı?” diye sorsalardı vereceğim yanıt şu olurdu:

*

“Hiç karışmasa en iyisini yapmış olur.”

*

Ancak en son gelinen şu “başa baş” noktasında ben artık farklı düşünüyorum.

*

Ve diyorum ki Erdoğan, İstanbul’da sahaya inmeli.

Haberin Devamı

Annelikle izah edilecek bir şey değil ki bu

- İlçe ilçe, semt semt mitingler yapmalı.

- Karadenizliliğini konuşturmalı.

- AK Parti’den kaçacak oyların kaçmasına engel olmalı.

- Seçim kazanma deneyimini devreye sokmalı.

- Seçmenini konsolide etmeli.

AKTAŞ’TAN BURSA’YA ATATÜRK SPOR SALONU

BURSA’nın meşhur bir Atatürk Spor Salonu vardı. 1972’de yapılmıştı. Bursa’nın yakın tarihinde önemli bir yeri vardı bu salonun. Belediye, bu salonu dört yıl önce ekonomik ömrünü tamamladığı için risk raporları doğrultusunda yıktı.

Annelikle izah edilecek bir şey değil ki bu
Alinur Aktaş

*

Tabii polemikler çıktı. “Adında Atatürk olduğu için yıkıldı” falan diye.

*

Baktım: Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, yeni dönem projeleri arasında “Atatürk Spor Salonu” müjdesi veriyor.

Haberin Devamı

Annelikle izah edilecek bir şey değil ki bu

Mimarlar Odası Bursa Şubesi ile işbirliğiyle yapmış Aktaş. Bir mimari yarışma açmışlar. O yarışmanın birincisi olan eseri, yeni dönemde hayata geçireceklermiş.

Yaşanan tüm polemikleri boşluğa düşüren not: Alinur Aktaş’ın vaatleri arasında yer alan salonun yeni adı da “Atatürk Spor Salonu” olacak.

*

Benim bir Bursa geçmişim var. Bu nedenle Aktaş’ın Bursa vaatlerine şöyle bir baktım:

*

DÖNÜŞÜM: Yeni dönemde yüz bin kentsel dönüşüm vaat ediyor. SOSYAL KONUT: Yeni evlenen çiftler, emekliler ve işçiler için uygun ödeme koşullu 16 bin sosyal konut vaadi var. YEŞİL BURSA: Yeşil, en çok Bursa’ya yakışıyor. Geçen dönem 3.2 milyon metrekare yeşil alanı Bursa’ya kazandıran Aktaş, yeni dönemde 3.5 milyon metrekare yeşil alan sözü veriyor. GENÇLİK: Sosyal ve kültürel etkinlikler için 5 bin liralık Genç Kart.

Haberin Devamı

Annelikle izah edilecek bir şey değil ki bu

MAGAZİN TARTIŞMASINA BENZEMEZ BU İŞLER

ŞARKICI Davut Güloğlu, Yeniden Refah’ın Düzce adayı olmuş.

Kahvehanede propaganda çalışması yapıyor.

*

Biraz aksi, biraz sorgulayıcı, biraz ters bir vatandaşımız, kahvede Davut Güloğlu’na doğrudan birkaç soru sormaya kalkıyor.

Bunun üzerine bizim Davut Güloğlu, resmen çileden çıkıyor.

Sinirleniyor, sesini yükseltiyor, vatandaşa karşı hamle yapmaya kalkıyor falan.

Annelikle izah edilecek bir şey değil ki bu

Gören de sanır ki bir magazin gazetecisi arkadaşımız, kendisine ters bir soru sormuş.

*

Davut kardeş.

Artık magazin ortamında değilsin, siyaset meydanındasın.

Bu meydanda atarlanma falan olmaz.

*

Sana hakaret etmeyen, seni çileden çıkaracak bir şey yapmayan, biraz aksi ama gayet düzgün bir üslupla soru soran vatandaşa ne diye sinirleniyorsun ki?

*

Haberin Devamı

Aday olmuşsan, oya talipsen, kendini beğendirmeye kalkıyorsan, böyle bir yola çıkmışsan...

Artistlik yapmayacaksın, azıcık da olsun katlanmasını bileceksin.

ÇIKMASINI EN ÇOK BEKLEDİĞİM KİTAP ÇIKTI

CAVİT Çağlar, fırtınalı bir hayat yaşamış.

Göçmenlik var hayatında, yoksulluk var, sıfırdan yükseliş var, iş dünyasında zirveyi görme var, siyasette sabır da etmiş zaferi de görmüş. Zirvedeyken sıkıntılar yaşamış. Sonra toparlamış.

Annelikle izah edilecek bir şey değil ki bu
Cavit Çağlar

Ve bugün saygın bir noktada.

*

Ne zaman Cavit Çağlar’a hayatının bu inişlerini ve çıkışlarını sorsam, “Kitabımı bekle Ahmet Hakan kitabımı. Her şeyi anlatacağım” diyordu.

*

Tam da bu nedenle sorularımı şu şekle çevirmiştim:

*

“Kitap ne zaman çıkıyor kitap?”

*

Ve sorumun cevabı geldi. Cavit Çağlar’dan dün bu fotoğrafı aldım. Kitap en kısa zamanda piyasaya çıkıyormuş.

Okumak için sabırsızlanıyorum bu kitabı. 

Yazarın Tüm Yazıları