Büyüten besinler hangileri

    Çocuk beslenmesi deyince “büyüten besinler” konusuna ayrı bir başlık açmak gerekiyor.

    Büyüten besinler boş kalori içermeyen, yükte ağır, pahada hafif özelliklere sahip, vitamini, minerali, proteini bol yiyecekler. Kolayca doyurdukları ve doygunluk hissini uzattıkları için kilo almayı da engelliyorlar.

    Okullar açılalı bir hafta oldu ama “okulda beslenme” konusu tartışılmaya devam ediyor. Tartışmaların en başında da “beslenme koşullarının sağlıksızlığı ve besin seçimlerinin yanlışlığı” var. Denilebilir ki en yüksek eğitim ücretini alan, en yoğun eğitimi verdiğini iddia eden okullarda bile beslenme konusunda ciddi bir organizasyon yok.
    Beslenme uzmanı çalıştıran, bırakın bir uzmanı sürekli bulundurmayı danışmanlık alan okulların sayısı bile parmakla gösterilecek kadar az.
    Oysa çocuklarımızın okullarda ne yiyip içtikleri, nasıl beslendikleri ne öğrendikleri kadar önemli. Dahası öğrendiklerinin içine matematik kadar, tarih kadar, coğrafya kadar beslenme bilgilerini de monte etmek, onların sağlıklı, lezzetli, dengeli ve yeterli, çeşitli beslenme konusunda da bilgilendirmek gerekiyor. Geleceğin formda ve sağlıklı çocuklarını oluşturmanın birinci kuralı da bu zaten.
    Çocuk beslenmesi deyince “büyüten besinler” konusuna ayrı bir başlık açmak gerekiyor. Büyüten besinler boş kalori içermeyen, yükte ağır, pahada hafif özelliklere sahip, vitamini, minerali, proteini bol yiyecekler. Kolayca doyurdukları ve doygunluk hissini uzattıkları için kilo almayı da engelliyorlar.
    Zengin antioksidan yapıları, güçlü vitamin mineral içerikleri, bol miktarda sağlıklı protein, posa ve faydalı yağ barındıkları için çocukların büyümelerine ve gelişmelerine mükemmel katkılar sağlıyorlar. Peki, hangi gıdalar bu gruba giriyor, hangi özellikler bir besini “büyüten besin” haline getiriyor.
    Bir gıdanın büyüten besinler grubuna girebilmesi için bazı özelliklere sahip olması gerekiyor. İçinde yabancı maddeler içermemesi, doğal ve tam gıda olarak tüketilmesi, işlenmemiş, boyanmamış, katkılar ve kimyasallarla kirletilmemiş olması da önemli.
    Ayrıca lif oranı yüksek, kan şekerinin dengelenmesine katkı veren, her bir kalorisi başına düşen vitamin, mineral, antioksidan gücü mümkün olduğu kadar yüksek bir besin olmalı.

    İŞTE ÖRNEKLER...

    Bu özellikler dikkate alındığında badem, ceviz, fındık gibi atıştırmalıklar, enginar, havuç, taze kırmızı ya da yeşilbiber, ıspanak, domates, her türlü yeşillik, soğan gibi sebzeler, mercimek, kuru fasulye, bezelye ve diğer baklagiller, balık ve tavuk eti, kırmızı et, yumurta, yoğurt, peynir ve ayran, zeytinyağı, portakal, üzüm, yabanmersini, şeftali, elma, nar gibi meyveler büyüten besinler grubuna rahatlıkla
    alınabilir.
    Ben özellikle çocuklara daha fazla sebze yeme alışkanlığı edindirmenizi de tavsiye ediyor, onları daha çok sebze tüketmeye yönlendirmenizi öneriyorum. Sebze çorbaları, salatalar, kıymalı, yoğurtlu sebze yemekleri, zeytinyağlı sebzeler, bakliyatlarla zenginleştirilmiş sebze yemekleri, hatta ev yapımı sebzeli pizzaları daha sık yemeleri konusunda onları yönlendirmenizi istiyorum. Ayrıca çocukların yeteri kadar protein tüketmeleri de çok ama çok önemli. Özellikle yumurta, yoğurt, peynir, az yağlı kırmızı etler ve tabiî ki sık sık balık tüketen çocukların büyüme ve gelişmeleri daha garantili oluyor.
    Bu yıl çocuklarımızın daha sağlıklı beslenebilmeleri ve beslenme dışındaki diğer sağlıklı yaşam konularında daha çok bilgilendirilmeleri konusunu sık sık gündeme getireceğim. Onları sağlıklı yaşama teşvik eden okul yönetimlerine ise daha şimdiden teşekkür ediyorum.

    Menopoz uykusuzluğu nasıl çözümlenecek 

    Özellikle erken dönemde menopozun uyku problemlerine yol açabileceği iyi biliniyor. Hatta bazen uyku kaybı en önemli şikâyet haline gelebiliyor. Özellikle sıcak basmaları, gece terlemeleri, yüze kan hücumu gibi belirtileri yoğun olarak yaşayan kadınlarda uyku problemlerine daha sık rastlanıyor.
    Uyku problemlerinin çözümünde hormon destek tedavisi faydalı olabilse de sadece bu problem için hormon kullanıp kullanmamak tartışmalı bir konu. Çoğu uzman menopoz ile ilgili uyku bozukluklarında hormon desteğini önermiyor.
    Hormon tedavisinin meme kanseri, inme, kardiyovasküler hastalık, demans -bunama- riskini artırabileceği dikkate alınırsa belli bir süre uyku problemi yaşamayı göze almak gerekiyor. Bu durumda ya bitkisel desteklerden ya da en düşük etkili bir uyku ilacından kullanma alternatifleri gündeme geliyor. Bu seçeneklerden hangisinden faydalanmak gerektiği konusunu ise doktorlara bırakmakta fayda var.

    Tiroid kanserinin erken teşhisi için genetik bir test var mı

    Tiroid kanserinde erken tanıyı sağlayabilecek genetik işaretlerin olup olmadığını araştıran merkezler var. Bununla birlikte henüz güçlü bir bulguya ulaşıldığını söyleyebilmek mümkün değildir.
    Tiroid kanserlerinin erken işaretleri maalesef gözden kaçıyor. Boyunda şişlik, kilo kaybı gibi yakınmalar ancak geç dönemlerde ortaya çıkabiliyor. Ailesinde tiroid kanseri öyküsü olanların, Haşimoto hastalarının, kuşkulu tiroid nodülü taşıyanların belirli aralıklarla değerlendirmeden geçmeyi ihmal etmemeleri gerekiyor.

    Osman MÜFTÜOĞLU
    Takip et:
    Yazarın Son Yazıları
    22 Ekim 2014, Çarşamba
    21 Ekim 2014, Salı
    20 Ekim 2014, Pazartesi
    18 Ekim 2014, Cumartesi
    17 Ekim 2014, Cuma
    16 Ekim 2014, Perşembe
    15 Ekim 2014, Çarşamba
    14 Ekim 2014, Salı
    13 Ekim 2014, Pazartesi
    11 Ekim 2014, Cumartesi
    Merhaba
    Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.

    YAZARLAR

    © Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding
    Kapat
    Hürriyet Facebook Deneyimine Hoşgeldiniz
    • Keşfedin! Arkadaşlarınızın okuduğu ilginizi çekecek haberleri keşfedin, Facebook hesabınızda arkadaşlarınızın neleri okuduğunu görün.
    • Kolayca Paylaşın! Okuduğunuz haberler Facebook hesabınızda kolayca paylaşılsın, sizin gündeminizden arkadaşlarınız da haberdar olsun.
    • Kontrol Sizde! Paylaşımlarınızı istediğiniz zaman durdurun, istediğiniz zaman tekrar başlatın. Kontrolü her zaman elinizde tutun.