Oya ARMUTÇU

29 Mayıs 2013
    Yargıtay: Terk eden kadın takısını bırakmaz

    Okurum A.S. üç yıllık evli olduğu işadamı kocasının kendisini en yakın kız arkadaşıyla aldattığını öğrenince evi terk ettiğini belirtmiş.

    A.S., “Bir bavulla evi terk ettim. Boşanma davası açtım. 200 bin lira değerindeki düğün takılarımın hepsi evdeki kasada kaldı. Kocam ben evi terk edince kilidi değiştirdi. Kalan eşyalarımı bile vermedi. Dava açıp takılarımı ve çeyizlerimi geri isteyebilir miyim? Tazminat davası açabilir miyim” diye sormuş. İşte yanıtım.

    DÜĞÜN TAKISI KADINA HEDİYE

    Yargıtay içtihatları ışığında düğünde takılan takılar kadına ait. Medeni Kanun’a göre, ziynet eşyası (takı) tabiatı gereği kadına ait mallardan sayılıyor. Kadına akrabalar tarafından verilmiş “hediye” olarak nitlendiriliyor. Hatta bunlar, erkek veya onun akrabalarının taktıkları yazılı delille ispatlanamadıkça, karının evlilik birliğine getirdiği “şahsi mal” sayılıyor. “Kocaya bağışlama” hali hariç tutuluyor sadece. Boşanma sonrası takılar kadından geri alınamıyor. Yargıtay içtihatlarında, “Evlenme sırasında kadına hediye edilen ziynet eşyaları kadına aittir. Boşanma halinde geri verme yükümlülüğü yoktur” deniliyor.

    KADIN TAKISIZ TERK ETMEZ

    Takılarla ilgili durum böyle. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu “hayat deneylerine” dayanarak, geçen Nisan ayında ilginç bir takı kararı verdi. Kurul, “Evi terk etmeyi tasarlayan kadının takılarını önceden götürmesi de çıkarken üzerinde taşıması mümkündür. Ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğu kabul edilmeli açtığı dava reddedilmelidir” dedi. Okurumun davasına benzeyen bu davada şöyle karar verildi:

    MAHKEME KABUL ETTİ YARGITAY BOZDU

    Kayseri’de 2010’da T.K. adlı erkek, Z.K. adlı kadınla evlendi. Çiftin evlilikleri sadece beş ay ve Z.K. evi terk etti. Z.K. boşanma dilekçesinde içinde elbiseleri olan bir bavulla evi terk ettiğini 28 bin 640 lira değerindeki düğün takıları ile çeyizinin ise evde kaldığını öne sürdü. Kayseri 1. Aile Mahkemesi, davayı kısmen kabul etti. Z.K.’nın çeyizleri ile bilirkişi raporuna göre CD görüntüleri ve fotoğraflardan tespit edilen takıların iadesi veya 11 bin 555 lira olan bedelinin yasal faiziyle davacı kadına ödenmesine karar verildi.
    Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, çeyiz eşyalarının iadesini onarken, takıların iadesini oybirliği ile bozdu. 6 Mart 2012 tarihli bozma kararında davacı kadının, tanıklarının takıların evde kaldığı konusunda net, açık ve ayrıntılı beyanlarda bulunamadıkları ve iddianın kanıtlanamadığı vurgulanarak, şöyle denildi:

    OLAĞANA TERS DÜŞER

    “Davacı (kadın) dava konusu ziynet eşyalarının elinden alındığını ileri sürmüş, davalı yan (erkek) bu iddiayı kabul etmemiştir. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması muhafaza edilmesidir. Diğer bir deyimle bunları davalı (erkek) tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağana ters düşer.
    Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyadır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken, üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğu kabul edilmelidir. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken, bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu evde kaldığını ispat yükü altındadır.”

    MAHKEME DİRENDİ KURUL BOZDU

    Mahkeme kararında direnince, dosya 3 Nisan’da YHGK’na geldi. Kurul, direnme kararını da bozdu. Terk eden kadının, aksini kesin olarak ispatlamayaması halinde, takılarını üzerinde götürdüğünün kabul edileceği kararı kesinleşti.

    A.S. İSPAT ETMEK ZORUNDA

    Okurumun sorusuna bu son karar ışığında şöyle diyebilirim. A.S gibi evi terk eden kadın eğer takı iadesi davası açacaksa; bu takılarının varlığını, bunların elinden zorla alındığını, götürmesine engel olunduğunu ve evde kaldığını ispat yükü altında. İspat edilememesi halinde ise takıların kadının üzerinde kaldığı kabul edilecek ve davası reddedilecek. A.S aldatıldığı için maddi-manevi tazminat ve çalışmadığı için de nafaka talep edebilecek.

    AYDIN KÖYMEN UNUTULMADI

    Geçen cumartesi günü Ankara sevdalısı, siyasetçi, aydın ve yazar Aydın Köymen’in vefatının üçüncü yılında Aydın Birlikteliği ve Kavaklıderem Derneği tarafından anma günü ve ödül töreni düzenlendi. Kavaklıdere Sineması’ndaki “3. Ülkem Kentim Semtim Yazı Yarışması” ödül töreni yapıldı. Eşi Sinem Özgün Köymen ve yakınlarının katıldığı etkinlikte Köymen’le ilgilibelgesel yayınlandı. Yarışmada ödül alanlar şöyle:
    Yarışma birincisi “Kentin tarihiyle ilişkisinin kurulmasında kentsel yönetimin sosyal ve ahlaki sorumluluğu üzerine bazı düşünceler” yazısı ile Murat Tiryaki oldu. İkinciliği, “Ranta kurban edilen tarih” yazısıyla İklim Öngel, üçüncülüğü “Tarihsel süreç içinde kenti kavramak” yazısı ile Bülend Tuna aldı. Kavaklıderem Özel Ödülü ise “Tarihsel odaktan rantsal odağa, Atatürk Orman Çiftliği” yazısı ile Hazal İrem Göğüş’e verildi.

    Yazarın Son Yazıları
    10 Aralık 2014, Çarşamba
    03 Aralık 2014, Çarşamba
    19 Kasım 2014, Çarşamba
    12 Kasım 2014, Çarşamba
    06 Kasım 2014, Perşembe
    22 Ekim 2014, Çarşamba
    09 Ekim 2014, Perşembe
    18 Eylül 2014, Perşembe
    06 Ağustos 2014, Çarşamba
    16 Temmuz 2014, Çarşamba
    Merhaba
    Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.

    YAZARLAR

    © Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding
    Kapat
    Hürriyet Facebook Deneyimine Hoşgeldiniz
    • Keşfedin! Arkadaşlarınızın okuduğu ilginizi çekecek haberleri keşfedin, Facebook hesabınızda arkadaşlarınızın neleri okuduğunu görün.
    • Kolayca Paylaşın! Okuduğunuz haberler Facebook hesabınızda kolayca paylaşılsın, sizin gündeminizden arkadaşlarınız da haberdar olsun.
    • Kontrol Sizde! Paylaşımlarınızı istediğiniz zaman durdurun, istediğiniz zaman tekrar başlatın. Kontrolü her zaman elinizde tutun.