40 ÅŸairden Tekel iÅŸçilerine

DEĞERLİ okurlar, 40 şairimiz Tekel çalışanları ile şiir sıcağında buluşmak için ortaklaşa bir şiir yazdılar.

Haberin Devamı

Åžiirin tamamını yer darlığından ne yazık ki yayımlayamayacağım. Åžairlerin adlarına da yer yok. Ama ÅŸiirin tamamınıÂbu linkten okuyabilir şairlerin adlarını öğrenebilirsiniz.

TÃœTÃœN GÃœLLERÄ°

biz şiirlerimizi işçilere yazarız ama, işçiler bizim kim olduğumuzu bilmez
iş isterler ekmek isterler aş isterler, kesenin ağzını açmayanlar düşünsün usta
günlerdir, susmuyor yaralı gökyüzü
küçük bir çatlaktan çoğalıyor şehir
kayıp topraklardan sürüldük de geldik o kar ülkesine
böyle sıcağız, soluğunuz vurdukça ellerimizin sesine.
tek elimizde büyüyor kanatlar ışığa yükseliyoruz
kırsan da karartamazsın biz güneş doğumluyuz...
bir değil binlerce dil dalga dalga kırılıyor soğuk kaldırımlarda
orta yaşlı bir adam yüz kez tekrarlıyor umudunu, buz yangısı elleri çiçek açmalı...
mendilinin ucundan öptüm alın terini sildiğin
kızılay’da kırmızı karanfil dirençli onurlu kardeşçe...
insanlık hali bu ya dostlar, ölürsem bu günlerde
tenimi verin de toprağa, yüreğim kalsın tek/el’de
kulak asma olur olmaz ÅŸeylere, kendine yaslan
sofrasındayız günün.
boşluğa değil sana ölüme değil hayata bu sefer,
uzansa bile bir tek el... yeter!
işte onlar, elleri kaç asırdır nasır
kocaman bir gemiyi yediyorlar, hu!
ekmeği üşüyen bir parmak düşündüm
açlığı gülen elma bir sızı kaldı göğün yanağı
bilmediğin iyi oldu uzun süreler saklımı
ne göze gelirdi sevdam ne de alırdın aklımı
boğazıma takılan lokmamsın düğüm düğüm
biliyorum seninle aydınlanacak göz koyduğun gün
üzgüler kar çiçeği ankara’da
yollara ben, sen umuda, yolculuklar yarına
ah, buğday yüzlü, işçi kardeşim, sensiz her lokma boğazıma takılıyor
ışığından öpesim geliyor da aşkla direnişin dünyanın kalbine sığmıyor
karıncadan öğreniyorum ekmek taşımasını eve
yeryüzünün en ağır işçisiyim gözyaşı taşıyorum yanakta
çadır dibi üşüyen işçinin soğuk alı yanağında.
tek yürek, tek/el bir ülke büyüyor şimdi içimde
sessiz duran halkım, koca bir ağrıyım
dağından kopmuş kayayım o meydanlara dolan
zemherinin ayazını güneşe yuvarlayan sisyphoslar
ayırıp dudaklarımı ateşlerden yüreğinizden öpüyorum
fersiz kalmış gözlerle bakıyorum
meydandaki ateÅŸin alevine..
ar damarı çatlamış zulmü artmışlara karşı
ülkemin sesi oldun yüreğimdesin
gün gelir, gelmez dün
suçtur isminin üstüne kazımak yarını
en güzel bayramlıklarını giymiş çocuklarda
heyecan mavi tulumlarında izlenmekte.
külün ezgisinde ısınan her damla alın teri
damlıyor cennetine emeğin, insan ırmağı bu
(...)

Yazarın Tüm Yazıları