"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer: İran rejimine gıpta edenlere

Yalçın BAYER

Mazot ticareti ile uğraşan İranlı, Azeri kökenli Mehmed Oğrewi ile Doğubeyazıt'ta kaldığı otelden telefonda görüşerek, İran'da neler olduğunu anlamaya çalışıyoruz:

‘‘Yara açıldı, irin görüldü... Şah Rıza Pehlevi'yi devirenlerin çocukları, bugün ‘Baba hani her şey iyi olacaktı?' demeye başladılar. Gördüler ki, her şey yalan çıktı. Kadınları bir kenara bırakalım; onlar zaten esir gibi yaşarlar. Yaz sıcağında gençler kısa kollu gömlek bile giyemez, kravat takamaz. Türk televizyonu izlerse çanağı sökülür, azarlanır, dövülür, suratına tükürülür. Biraz direnirsen kırbaçlanırsın.’’

- Olaylar nasıl başladı?

- Altı ay önce bir gazeteciyle karısını öldürdüler, meçhul cinayetler başladı, Tahran Belediye Başkanı görevden alındı. Selam Gazetesi biraz demokrat ve sosyaldi, onu kapattılar. Bilinçli insanlar İran’ın daha da geriye gittiğini anladı; tencerenin kapağı açıldı. Zaten bu patlama olacaktı, şimdi kimse de önünü alamaz. Millet bu rejimden bezdi, istemiyor.

- Mollalar ne yapar?

- Bizimle oynuyorlar. Devrim Muhafızları herkesi korkutmuş durumdadır. Çoğu rüşvetçidir. Yer içerler; sen yaparsan, ‘günahtır, haramdır’ derler. Bugün gerçekten bir referandum yapılsa, rahat bir nefes verilse, herkes bilse ki, ben bu rejimin aleyhinde oy kullanırsam ölmem, yüzde 90 eski rejimi ister. Türkiye'deki gibi bir seçim olsa, bu iş biter.

ŞAH REJİMİNİ ARIYORUZ

- Ne istiyorsunuz?

- 50 yaşındayım, Şah rejimini ister hale geldim. Oğlu gelse öper başımın üstüne koyarım. İran; Arabistan, Afganistan değil ki... Serbestlik, bağımsızlık, demokratlık olsun isteriz. Türkiye gibi, Avrupa'daki gibi yaşamak isteriz. Eskiden İran'da her şey vardı; bugün petrol, karpuz-kavun, sebzeden başka her şeyin fiyatı Türkiye'nin 3-4 misli pahalı...

- Cumhurbaşkanı Hatemi büyük umutlarla gelmişti.

- Boş çıktı, o da mollaoğlu molla. Bazılarına göre İran'ın Gorbaçov'u olacaktı, olamadı. Onun gerçek yüzü ortaya çıktı.

- Bu işin sonu ne olur?

- Bu iş daha yeni başladı. Öyle üç-beş ayda, bir yılda bir şey olmaz, daha çok kan dökülür. Bunun önünü almak zordur.

KTHY'ye

rakip geliyor

DÜN Ümit Utku'nun marifetlerini anlatınca, KKTC'den bir turizmci arayarak, ‘‘Utku, KTHY'nin başından uzaklaştırıldı ama yerine gelenler onun zihniyetini sürdürüyorlar’’ dedi.

Şöyledikleri şu:

‘‘Utku'dan sonra KTHY Yönetim Kurulu Başkanlığı'na Sözer Özel getirildi. Ümit Utku'dan ne öğrendiyse aynısını yapıyor. Kendisi aynı zamanda Palm Beach Hoteli'nin sahibidir. KTHY uçaklarıyla İsrail'den kumar turu yapar, bütün müşterileri kendi oteline gelir. İsrail'deki Dany'nin sahibi olduğu turizm şirketi CTI'a Ümit Utku da ortaktır.’’

Bu arada bir şey de öğreniyoruz; KKTC ve Türkiye'den bir grup işadamınca 'Aviana' adlı bir uçak şirketi kurulmuş; Türkiye'den ve KKTC makamlarından gerekli ön izin alınmış; üç uçakla bağlantı yapılmış, eylül ayında da Türkiye ve Avrupa'dan yolcu taşımaya başlayacaklarmış...

Sözer Özel ise, bu şirketin kurulmasına karşı çıkmış; dolaylı engeller çıkartmış. Ancak KKTC hükümeti bu girişime sıcak bakarak her türlü kolaylığı göstermiş. Turizmciler de sevinmişler. Bizi arayan turizmcinin bu konudaki görüşü de şöyle:

‘‘KTHY, tekel oluşturduğundan bize bir katkısı olmuyordu. Yeni şirketin, KKTC ekonomisine ve turizmine katkı sağlayacağını umuyoruz. Rekabet oluşunca, bizim de otellerimiz müşteri yüzü görecektir.’’

Bakın, neler öğreniyoruz, neler...

TRT'den sus payı

TRT Genel Müdürü Yücel Yener'e önceki gün ilettiğimiz nota, 'istisna akti'yle çalışan bir grup TRT çalışanı yanıt gönderdi:

‘‘Yazının çıktığı gün zam yapıldı; 39 milyon maaşımızın üzerine 20 milyon ekleneceği bildirildi. Neyse buna da teşekkürler... Ancak, bu ücret hálá asgari ücretin altında. Bizim için kadro iştemiştiniz; bakanlıktan size 1200 kadro verildi; bunun 900'ünü dağıttınız; kurumda çalışmayanlara bile kadro verdiniz. Bu kuruma yıllardır emek verenler haklarını ne zaman alacaklar? İşlerini yaptığımız o tembelleri ne zaman ayıklayacaksınız?’’ Sayın Yener, altı ay önceki randevu sözünüzü anımsayınız; bu gençleri biraz dinleyiniz lütfen...



X