"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer: Çocuklar sigara tuzağına düşürülüyor

Yalçın BAYER

SİGARAYLA Savaşanlar Vakfı Başkanı M. Ubeyd Korbey, geçen ay Şikago'da düzenlenen 11. Dünya Sigara ya da Sağlık Konferansı'na katıldı.

Başkan Clinton'ın sigara savaşına destek veren mesajı ile açılan konferansa dünyanın çeşitli ülkelerinden 4.506 delege katıldı. İran, Irak ve Küba'dan gelenler de vardı. ABD basını ve TV'leri yakın ilgi gösterirken, Türk medyasında pek yer almadı konferansla ilgili gelişmeler.

Peki konferansta neler vurgulandı?

Korbey anlatıyor:

‘‘Konferansın en önemli mesajı sigaranın insanlığın en büyük düşmanı olduğunun vurgulanması idi. Bu şu cümlelerle dile getirildi: ‘20. yüzyılda insanlık sigaraya 100 milyon kurban verdi. Eğer önlem alınmazsa, 21. yüzyılda 1 milyar kurban verecek.’’ Konferansın teması da, bu mesaja bağlı olarak bütün insanlığı ’sigarasız yarın için el ele vermeye' çağırmak oldu.

- Bu konferansa bakılınca, ülkemizin sigara savaşındaki yeri nasıl görünüyordu?

- Sigara savaşında geçmişi pek fazla olmamakla birlikte Türkiye en takdir toplayan ülkelerin başında geliyordu. 1966 yılında TBMM'de kabul edilen Sigarayla Mücadele Yasası ve bu yasada her alan 'her ne surette olursa olsun sigara reklamlarının' yasaklanması hükmü, dünyada ilk ve tek örnek olarak alkışlandı. ABD, 35 yıllık sigara mücadelesinde henüz böyle bir başarıyı gerçekleştirememişti. AB ise, bizden ancak 10 yıl sonra 2006 yılında bu uygulamayı yürürlüğe koyabilecek. Yine katılan delege sayısı açısından ülkemiz ilk 20 ülke arasında yer alıyordu. Özellikle Sigarayla Savaşanlar Vakfı'nın çocuk ve gençleri sigaradan koymaya yönelik projeleri büyük ilgi topladı.

- Sigara ile mücadelede büyük zorluklarla karşılaşıldığı anlaşılıyor.

- Konferansta ortak görüş, sigara mücadelesinin önünde en büyük engelin İngilizce 'Big Tabacco' diye adlandırılan uluslararası sigara endüstrisi olduğu idi. Özellikle ABD'de sigara pazarını kaybetmemek için çocuk ve gençleri sigara tuzağına düşürmek için yapmakta oldukları çirkin reklamlar örnek gösterildi. 12-21 yaş gençlere yönelik yayınlara verilen kışkırtıcı sigara reklamları eleştirildi. Konferansta bizlere anlatılan ABD'deki en iğrenç sigara pazarlama taktiğini dehşetle izledik. Bu taktikle sigara tezgáhını, kapı çıkışına yakın bel hizasının altında bir yere koymaları isteniliyormuş. Bu şekilde çocuk ve gençlerin o sigaraları çalması özendiriliyormuş. Bu ve benzeri taktiklerle sigara üreticileri gençleri tuzağa düşürmeye çalışırken, bir taraftan da 'Biz gençlerin sigaraya başlamasını istemiyoruz' diye yayın yapıyorlar. Türkiye'de 15 yaşına gelen gençlerin sigara tiryakisi yapılması için çeşitli pazarlama taktikleri dikkati çekiyor. Vakıf olarak yaptığımız mücadeleyi önümüzdeki günlerde kamuoyuna açıklayacağız.

Fransızlar'ın çirkin tavrı...

KONSOLOSLUKLARDAN vize alabilme eziyetine ne zaman son verilecek? Fransa'da bulunan bir arkadaşıma gitmek için Fransızlar'ın İstanbul Konsolosluğu'na başvurdum, sıra alabilmek için 3 saat bekledim. Görevliler tarafından aşağılandık, hakarete uğradık. İkinci gün başvurumu 4 saat bekledikten sonra verebildim. Ancak göreli memur belgelerin eksik olduğunu iddia ederek, beni davet eden kişinin 13 sayfa belge göndermesi söylediğini belirterek, başvurumu erteledi, Bir hafta sonra eksiksiz belgelerle yine gittim, yine aynı çirkin muameleye maruz kaldım. Ve bir gün sonra vize için gelin dendi. O gün gittiğimde bana hiçbir açıklama yapılmadan vize talebimin reddedildiği söylendi. Ben İTÜ Jeoloji bölümünde okuyan, daha önce İngiltere ve Almanya'da uzun süre kalmış ve ailesinin maddi durumu iyi olan bir öğrenci olduğum halde... İnanın her gün onlarca insan saatlerce bekletiliyor, kötü muameleye maruz bırakılıyor. Şimdi sorarım kendi ülkemizde bu tavırlara maruz kalan, insan yerine konulmayan bizler, AB'nin düzmece oyunlardan ne medet umuyoruz?

Şeriatçılar vatandaşlıktan çıkarılmalı

YURDUMUZDAKİ gerici hareketlerin bugüne dek önlenemediği gibi örgütlenerek köklendiğini yıllarca üzüntü ile görmekteyiz. Derneğimizin bundan birkaç yıl önce Amerika'da Atatürk ülkelerine saldırı ve gericilik propagandası yapan Türk öğrencilerinin geri çağrılmasını başardığını hatırlatmak isteriz.

Yurtdışındaki liberal ortamdan ve Türk düşmanlığından yararlanarak aynı örgütlenmenin yurtdışına taşındığını görmek Atatürk ilke ve devrimlerini korumaya azmetmiş olan derneğimizce üzüntüyle karşılanmaktadır.

Atatürk ilkelerine karşı olan kişilerin Türk milleti ve devletine karşı olduğu açıktır. Türkler'e millet gururunu, dil ve tarihini yeniden kazandıran, egemenliği din ve devletten alıp millete veren, millete hürriyet ve insanlık gururu kazandıran Atatürk ilkelerine karşı propaganda ve örgütlenme Türk milleti ve devletini temellerinden yıkmaya yönelik değildir de nedir? Birçok ülkede -örneğin ABD'de- vatana sakadat yemini ve bunun bozulması durumunda vatana hiyanet suçundan cezalandırma kanunları bulunduğu bir gerçektir.

Bu sebeple yurtiçinde ve dışında Atatürk ilkelerine karşı propaganda ve örgütlenmenin de vatan hainliği tanımına alınması ve ceza olarak, mahkûmiyet değil bu gibilerin vatandaşlıktan çıkarılması için Anayasa'nın vazgeçilmez 2. maddesine uygun kanun önerilmesi gerektiği kanısındayız. Şeriat, din ve devlet egemenliği isteyip insan haklarını reddeden kişiler, Türklüğe layık olmayıp birçok Arap ülkesinde vatandaşlık bulabilirler.

Atatürk'ün bugünlere eriştirdiği Türk milleti ve devletine karşı yapılacak en ivedilikli ve önemli hizmet önerdiğimiz gibi bir kanun çıkarılmasıdır. Bu önerimizin dikkate alınacağına emin olarak saygılarımızı sunarım.

Metin CAMCIGİL

Amerika Atatürk Derneği Başkanı-WASHİNGTON

Amasyalıların yüreği yanıyor

TOKAT'a bağlı Turhal Şeker Fabrikası'nın kimyasal atıkları, Amasya Yeşilırmak nehrinde tam bir katliam yaratıyor. Bu fabrikanın yetkilileri kimsenin hesap sormamasından cesaret alarak gerekli önlemleri almıyor.

Amasya'ya gelin ve Yeşilırmak'ın halini görün... Birkaç kiloluk balıklar nehrin yüzünde ters dönmüş yüzüyor, nehir tam bir ölüm nehri halini almış. Buradaki yetkililer, halkı sakın balıkları toplamayın diye ikaz etmiyor. Bu fabrikanın ilk vukuatı değil, her yıl üretime geçerken bunu yapıyor.

Nehirlerimizi lağım çukuruna döndürenlerin vicdanı yok mu? İşte size sahipsiz bir memleketin sahipsiz nehirlerinin içler acısı durumu.

Coşkun ÇİFTÇİ / AMASYA

‘‘BARAJLAR ve Kültürel Miras’’ konulu toplantı pazar günü Gaziantep'te yapılıyor. Bu toplantıda, Zeugma ile bir kez daha gündeme gelen koruma ve kurtarma sorunu geniş bir çerçeve ile tüm Türkiye genelinde ele alınacak.

X