"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer: CHP, ‘Yaşlılar Kulübü’ olmaktan kurtulmalı

Yalçın BAYER

YILLARDIR biraz da gazetecilik gereği CHP ile iç içe oldum. 1965'ten bu yana tüm kurultayları izledim.

CHP'nin nereden nereye geldiğini, siyasetin içinde olan, biraz gazete okuyan yaşı 30'un üzerindeki insanlar biliyor. Ya bunun üzerindeki potansiyel oy kitlesi!

CHP'de genç insan yok. Adaylık yaşındakiler 50'nin üzerinde.

1973 ve 1977'de CHP'yi iktidara gençlerin taşıdığını herkes biliyor. O yılların gençlik kollarının, Demirel'in ‘‘Dağlara taşlara yazılmakla başbakan olunmaz’’ sözüne inat dağlara, taşlara 'Karaoğlan' yazarak CHP'yi yarım da olsa iktidara taşıdıkları unutulmasın.

CHP'nin en büyük eksikliği yeni taban oluşturamaması, CHP artık gençleri siyasete sokamıyor. Üniversitelerde 'Fikir Kulüpleri Federasyonu' benzeri kuruluşlar yok. CHP'nin de gençlerle diyaloğu yok. İhtiyarlar Kulübü konumuna gelen partiyi bu çizgiden çekip çıkarmak CHP'nin yarınları için olmazsa olmaz koşulu...

Kurultay sonrası CHP'de savaş baltalarının gömüleceği, Altan Öymen'in söylemiyle '30 Eylül'den sonra parti içi mücadele artık sona erecek. Dışa dönük mücadele hep birlikte sürdürülecek' görüşünden kuşkuluyum.

CHP'nin seçilecek yeni yönetimi; gençlik ve kadın kollarını yeniden dinamik konuma getirebilecek mi? Sendikalar ile kopan diyalog yeniden sağlanıp sendikalardaki işçi temsilcileri parti üyesi yapılabilecek mi? Esnaf komiteleri oluşturulup diyalog sağlanacak mı? Toplumsal dinamikleri harekete geçirilip konusu yerel sorunlar olan açık hava toplantıları düzenlenebilecek mi? Varoşlarda yaşayanlara ulaşılabilecek mi?

CHP'nin yeni seçilecek yönetimi, parti içi düzenlemeler yanında dışa dönük olmak zorundadır. CHP'yi, yaşı 40'ın üzerinde olan oyları kemikleşmiş Yaşlılar Kulübü üyelerine değil gençlere, kadınlara, öğrencilere ve işçilere anlatmak zorundadır.

Yıllar yaşların üzerine yaş koydu. Delege değişmedi. Kurultay'a böyle gidiliyor.

İbrahim HİTAY-İSTANBUL

Baykal aklamacı

paklamacı mı olmalıydı?

DENİZ Baykal'ın adaylığını açıklamasıyla 'Baykal lobisi' yeniden faaliyete geçti. Baykal ne yaptı ki bu kadar eleştiriliyor? '18 Nisan seçimlerine ülkeyi götürmesi hataydı' deniliyor. O zamanki hükümet bir azınlık hükümetiydi ve dışarıdan CHP desteği ile ayakta duruyordu. Hükümet ortağı bir partinin liderinin adı bir devlet bankasının özelleştirilmesi ihalesinde bir mafya lideri ile anılır oldu.

Bu hükümeti böyle bir olayla yıkmasaydı ne zaman hangi sebeple yıkacaktı? Bu olayda adı geçen lider ve partisi Meclis'e hatta hükümete girdi. Bu olayı açığa çıkaran kişi siyasetten, partisi Meclis'ten uzaklaştırıldı. Şimdi 'Baykal sen de bazı şeyleri görmeyeydin' mi denilmesi lazım? Bu ülkede bu düzene uymak, en azından görmezden gelmek mi gerekiyor? Başka bir nokta da partiyi Kemalist çizgiden uzaklaştırdığı konusu. Bu yüzden mi halk CHP'ye oy vermeyip, bir tarikat liderine mahkemece tutuklama kararı verilmesine üzülen bir lidere oy verdi.

Baykal'ın tek hatası doğruları söylemesiydi.

Meclis'te Yüce Divan görüşmelerinde aklamacı-paklamacı mı olsaydı? Bazı tarikat liderleriyle sarmaş dolaş mı olsaydı?

Ülkesinin değil partisinin ve bazı çıkar gruplarının menfaatlerini kollasaydı bugün belki CHP hükümet, kendisi başbakan olurdu.

Gerçek dürüst lider Deniz Baykal'ın yeniden CHP'nin başına geçmesini ve yine her şeye rağmen haklı mücadelesine kaldığı yerden devam etmesini istiyorum.

Başar ERGEN-İSTANBUL

NE DİYORLAR?

CHP üzerindeki tartışmalarda gözden kaçırılan en önemli nokta şudur; CHP halkın nezdinde Atatürk'ün partisi değil, Atatürk'ün meclisine PKK'yı sokan parti olarak yer etmiştir. Sorun liderlik, yönetim vs. sorunu değildir. On tane Baykal, elli tane Günay gelse bu imajı silmeleri çok güçtür. İlk seçimde HADEP'in de altında kalacaklardır. Bu yazıyı saklayın, hatırlarsınız.

F. ÖZKAN-İSTANBUL

CHP olayında Deniz Baykal artık emekli olmalı. Sırf onun yüzünden çok önemli bir potansiyel, politikalarını tasvip etmediği için oy vermiyor. Ve belli ki de vermeyecek. Bunu anlamaması için çok iyi niyetli olmalı. Misyonu bitti ve bence Altan Öymen doğru politikayla hızla tırmanışta; lütfen bunu Baykal'a iletin.

Burak ÖĞRETMEN

Başkent'in burs oyunu

BAŞKENT Üniversitesi'nde burslu olarak okuyan bir grup öğrenci bize yardım edin diye haykırıyorlar. Üniversite yazın aldığı bir kararla şimdiye kadar uyguladığı genel not ortalamasına göre değil de son iki dönemin ortalamasına göre verilen bursun devam edip etmeyeceğine karar vermiş. Bu nedenlede 100'e yakın öğrencinin bursu kesilmiş.

Çaresiz kalan öğrenciler, şöyle diyorlar:

‘‘Yaz ortasında alınan bir karar geçtiğimiz yıla uygulanır mı? Böyle bir uygulamaya geçileceği söylenseydi ona göre not ortalamamızı yüksek getirirdik. Şimdi bizden bu öğrenim yılının eğitim ücreti iseniyor. Nereden bulup da verelim? Karar üzerine yatay geçiş yapalım, dedik. Ama karar bize iletildiği zaman yatay geçişin müracaat süreleri de dolmuştu. Kayıt dondurmayı önerdik, 4.000 doları vermemiz gerektiğini söylediler. Neden daha önceki yıllarda bu yönetmelik uygulanmamış. Üniversitemizde hala geçmişte sınıfta kalan öğrencilerin bile bursu devam ediyor. Öğrendiğimize göre Rektörümüz Mehmet Haberal, Çankaya'da Anıtkabir'i kapatan hastane inşaatının harcamaları fazla olduğu için para sıkıntısına düşmüş. Ve bu nedenle böyle bir karar alarak para toplamayı düşünmüş.’’

Bu arada bursları kesilen öğrenciler arasında depremzede öğrenciler de varmış. YÖK Başkanı Kemal Gürüz, ÖSYM'den yüksek puanlar alarak burs kazanan öğrencilere yapılan bu haksız uygulamaya ne diyecektir?

Acaba bu çocuklar F. Gülen'in okullarında mı okumalıydı!

SINDIRGI Belediye Başkanı'na bir okurumuzdan soru... İmar uygulaması ile görevli Muammer adlı memurunuzun yaptığı yanlışlıklar nedeniyle Mehmet Güngör, iki gayrimenkulünü kaybetmiş. Bu memurunuzun aynı kişinin tapuları üzerinde iki kez hata yapmasında kasıt mı yoksa liyakatsizlik mi var?

ERZURUM Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkanı'na bir grup Erzurumlu soruyor: Cadde ve sokak isimlerine hizmet etsin etmesin herkesin adı veriliyor. Neden Ermeni zulmünün tek görgü tanığı İsmail Gürcan'ın adı bir yere verilmiyor? Bu zulmü anımsatmak ve unutturmamak için bundan daha güzel bir zaman olur mu?

TELEKOM'a... Çorum'un Kargı ilçesinin Gölküyü ve çevre köylerinde beş yıl önce taktığınız hurda telefon santralını artık bu çağda çalıştırmanız ayıp. Konuşabiliyorsanız gelin siz konuşun. Artık bu çileyi bitirin.

Davut Kemal YILMAZ-KARGI

GÜNÜN SÖZÜ

‘‘Hasan Fehmi Güneş, bu kurultada pişpirik oynarsa Baykal kazanacak. Güneş satranç oynarsa Baykal kaybedecek!’’

(Yazar İlhan Selçuk)

X