"Nil Karaibrahimgil" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nil Karaibrahimgil" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nil Karaibrahimgil

Wall-e

Bu aralar sinemalarda wall-e diye bir film oynuyor. Animasyon film.

Kendinizi kocaman adam görüp, gitmemezlik yapmayın. Filmin neredeyse ilk yarım saatinde, herhangi bir konuşma yok. Sadece müzik var. Ve dünyada tek başına kalmış, bir nevi çöp öğüten bir robot. İnanılmaz olan, bir teneke, müzik, ve sıfır konuşmayla insanın içindeki tüm duyguları harekete geçiren hikaye. Aşk var, yalnızlık var, acı var, iş güç var, hayal var, tutturmak var, sıcacık hisler var, korku var. Hepsi var. Hepsini sığdırmışlar, bu kadar az şeyin içine.

Filmde insanlığın hali vahim. Herkes obez. Herkes, sürekli çok hızlı bir şekilde bir şey tüketiyor. Kimse birbiriyle konuşmuyor. Herkes önündeki ekranla meşgul. Bu beni şaşırtmadı. Şu anda bile etraf ’ah bir eve gitsem, çayımı alıp facebook’a girsem’ diyen insan dolu. (Size msn, facebook vs... bezlerde parmağım olmadığını söylemiştim değil mi? Biri ben gibi yapabilir- gerçi nereye kadar yapılabiliyorum bilmiyorum hahaha:)- fakat o ben değilim) İşim soyadla değil, rumuzla konuşulmasına zaten gıcığım. Örnek: Ben Lüleburgaz ve şu insanı, şu filmi, şu şarkıyı, şunu, şunu, şunu beğenmedim! Yapamamışlar, olmamış. Yok ya. Peki, seni yapmışlar da, olmuş musun?:)

Filme dönelim. Animasyonun uçsuz bucaksız hayal dünyasının en tüyler ürpertici bölümü, uzaydaki aşk sahnesi. Gözleriniz hayranlıktan, birkaç milim daha büyüyor. Yerçekimi gidiyor ayaklar altından. Ipod rengi, yumurta şeklinde bir kadın robot var, bizimkisi hemen aşık oluyor. Adı Eva. Ya da Eve. Havva bir nevi. O da tam kadın. Yakıp yıkıyor ama seviyor da. Peşinden koşturuyor ama arkasına bakıyor da. Uğraştırıp duruyor bizimkisini. Bizimkisi de tam erkek. Bildiği, üç-beş şey. O üç beş şeyin peşinden gitmeye kilitli bir software. Kızın peşinden galaksiler geçiyor. Erkek olmanın hesapsızlığına bazen çok özeniyorum.

Bir karikatür vardı. Bulursam resmini koyarım. Bir müzik aleti gibi bir şey. Kadında binlerce düğme var. Erkekte bir tane. On/off. Abartılmış tabi ama gerçeğe çok uzak değil. Ben o basitliği seviyorum ayrıca.

Yani ne bileyim, wall-e’ye bakalım. Çöpleri toplayıp, küp yapıyor. Eva’yı görüp aşık oluyor. Tutturup, peşinde perişan oluyor. Bu sürecin hiçbir noktasında, acabası yok. Çok gerçek.

Bu yazıyı böyle bitireceğim hiç aklıma gelmezdi ama bunları bildiğimize göre: Kadınlarla erkekler niye anlaşamıyor acaba?
X