Nilüfer PAZVANTOĞLU

Ütüleme epilasyon

12 Ekim 2012

Yıllardır sadece kış aylarında ve açık tenliyken uygulanan epilasyon, geliştirilen “ütüleme lazer” tekniği sayesinde artık dört mevsim, her cilt tonuna uygulanabiliyor. Üstelik seanslar ütüleme eylemine benzeyen uygulama sayesinde çok çabuk bitiyor.
Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Corpus Spa uzman estetisyeni Gül Aydoğdu, epilasyonun bikini bölgesine de lazer epilasyon uygulama kolaylığı sunduğun söylüyor: “Bilindiği üzere vücudun hassas bölgelerindeki uygulamalarda acı daha fazla hissediliyor. Ama ütüleme teknolojisi ile bu acı minimuma iniyor, cihazın soğuk safir başlığı hassas bölgelerdeki uygulamada büyük konfor sağlıyor. Ciltte tahriş oluşmuyor. Önceki epilasyonlarda 8-10 seans sonrasında tüylerin azalması sağlanıyordu. Ancak cihaz kalan ince tüyleri görmüyordu. Hasta kalan ince tüylerden arınmak için ayrıca iğneli epilasyon, ağda gibi uygulamalara devam etmek zorunda kalınıyordu. Yeni teknoloji sayesinde bu sıkıntıdan da kurtulmak mümkün. Çünkü yeni cihaz çok ince ve açık renkli tüyleri dahi görüp yok edebiliyor.

Güzellik uykusuna yatmadan...

Geceleriniz stresli, uykusuz geçiyor ve bu durum yüzünüzden mi okunuyor? Dert etmeyin... İşte, her şeye rağmen güzelliğinizden bir şey kaybetmemenizi sağlayacak 6 küçük öneri...

1- Yüzünüze soğuk duş: Sabahları uyandığınızda yüzünüz mü şişiyor? İlkyardım olarak yüzünüzü şok etkisi yaratan soğuk suyla yıkamaya ne dersiniz? İki elinizle soğuk suyu yüzünüze hafifce çarpın, hareketi bir dakika boyunca tekrarlayın. Bu, kan dolaşımını hızlandıran ve cildin anında gergin görünmesini sağlayan bir uygulama.
2- Melodilerin gücü: Müzik sadece bizi neşelendirmekle kalmıyor, aynı zamanda sağlımızı korumamıza da yardımcı oluyor. Kulaklarımızda çınlayan her melodi nabzı hızlandırıyor, kasları gerginleştiriyor ve nefesi düzenliyor. Sadece bunlarla kalmıyor; duyduğumuz ritmik ya da yumuşak sesler, vücutta farklı hormonları harekete geçiriyor.
3- Ilık su vücudu arındırıyor: Ilık ya da sıcak su içmek vücuttaki ödemin giderilmesini sağlıyor. Bir de küçük tavsiye; ılık suya zencefil ve kakule ekleyip, karışımı balla tatlandırın. Gün içinde tükettiğiniz bu karışım vücut şişkinliğinizi azaltacaktır.

Sonbaharda cilt bakımı

Kuru saçlar, kuru ve solgun bir cilt... İşte sonbaharın olumsuz getirilerinden birkaçı. Ama panige kapılmayın, sonbahara girerken yapacağınız özel bakımlar, bu tür sorunları tarihe gömmenize yetecektir.

KIRILGAN SAÇ TELLERİ: Güneş, deniz ve klorlu su, saç tellerinin yapısına zarar veriyor, sık sık çektirilen fön de aynı şekilde saçların kırılmasına ve uçlarının kurumasına yol açıyor.
S.O.S: Öncelikle kuaförünüzden randevu alın ve kırılmış saç uçlarından kurtulun. Bakımlara gelince... Yenileyici şampuanlar ve saç kremleri, içerdikleri buğday proteini ve okaliptus sayesinde saç yapısını içten dışa güçlendirir. Silikon ya da hafif meyve asitleri gibi ekstreler de anında parlaklık sağlar. Şaşıracaksınız ama kış aylarıyla birlikte bizler de tıpkı diğer canlılar gibi daha fazla tüy döküyoruz. Artan saç kaybının sebebi de bu... Saç uzamasını, ancak doğru beslenmeyle desteklemek mümkün. Tam buğdaylı ürünler, kabuklu yemişler ve yumurta, saçların kökten güçlenmesi için ideal besinler arasında... Biotinin yanı sıra çinko da saçın uzamasında önemli rol oynuyor.

YORGUN BİR CİLT: Yazdan kalan bronzluk açılmaya başlıyor ve mevsim döngüsü vücuda yorgunluk veriyor. Kötü kan dolaşımı yüzünden cilt çoğunlukla solgun görünüyor.
S.O.S: Yumuşak bir peeling uygulaması ya da maske, cilt yüzeyindeki ölü deri hücrelerini temizlemeye ve cildin yeniden parlaklık kazanmasına yardımcı olur. Dairesel masaj hareketleriyle cilde nüfuz etmesi sağlanan bakım serumları, enerjik bir görünüm sağlar. Etkili vitamin, beyaz çay, koenzim Q 10 ya da eğreltiotu ekstreleri ise taze ve gergin cildin mimarları.

KURU BACAK DERİSİ: Kepekli cilt, cilt bariyerinin güneş ve deniz yüzünden dengesini kaybettiğinin göstergesidir. Isı değişimi de tüm bu olumsuzlukların üzerine tuz biber eker.
S.O.S: Kurumuş cilt, güçlü bir bakıma gereksinim duyar. Yoğun yağlı kremler, Shea yağı, fındık ya da argan yağı, cildin bu gereksinimini karşılar. Hyalüronik asit ya da pantenol içeren kremler ise nem tutucu özellikleri sayesinde cildin sıkılığını destekler.

Yazarlar Ana Sayfa
Haberlerak partiBeşiktaşFenerbahçeburçniobeGalatasaraydavutoğlu