Uçak yolculukları şişmanlatıyor

Geçen haftalarda yaptığım iki uçak yolculuğu bana "kilo sorunu ile mücadele"nin hergün biraz daha güçleşeceğini düşündürdü.

Hostesin yolculara ikram ettiği küçük ikram paketinin "enerji değeri" neredeyse 500 kaloriden fazlaydı! Yiyecek paketlerinin içinde 250 kalori civarında olması muhtemel bir sandviç ve 200 kalori civarında bir şekerleme vardı. Eğer bu mönüye 1 bardak kolalı içeceği veya meyve suyu konsantresini de eklerseniz alacağınız kalori toplamı 500’ü geçer. Orta yaşlı bir erkeğin günde 2000, kadının 1800 kalori civarında enerji ihtiyacı olduğu ve 1 saatlik bir uçak yolculuğunda oturarak en fazla 70-75 kalori harcanabileceği dikkate alınırsa, uçak yolculuklarının bile kilo yönetimini zorlaştırdığı, şişmanlamayı kolaylaştırdığı anlaşılıyor. Uçak yolculuğunda aldığımız kaloriler, sorunun küçücük bir bölümü! Asıl sorun kalori tüketimimizin hergün biraz daha artması, zavallı bedenimizin tam bir kalori bombardımanına tutulmasıdır.

ŞEKER TÜKETİMİ ARTIYOR

Kalori çılgınlığının en önemli nedeni şeker tüketiminin çoğalmasıdır. Geçtiğimiz 50 yılda ortalama şeker tüketimi neredeyse sekiz-on misli arttı. Şeker tüketimi çoğaldıkça başta yaşlılık hastalıkları olmak üzere bazı sağlık sorunları ile karşılaşma olasılığı da yükseldi. Fazla şeker üretiminin sebep olduğu en önemli sağlık sorunu kilo artışıdır. Siz buna kilo sorunu ile bağlantılı olan erişkin şeker hastalığı, hipertansiyon, damar sertliği gibi problemleri de ekleyebilirsiniz. Eğer tükettiğiniz şekeri enerji olarak kullanmak

yerine yağ olarak depolarsanız, yukarıdaki hastalıklara yakalanma ihtimaliniz daha da artacaktır. Son yüz yıla damgasını vuran paradokslardan biri de tüketilen şeker miktarının artması ama harcanan kalorilerin giderek azalmasıdır. Kısacası daha çok yiyip içmeye ama yerimizden bile kımıldamamaya başladık.

Doktorlar, "Fazla şeker tüketimi şeker hastalığına yol açar mı?" sorusu ile çok sık karşılaşır. Bu sorunun yanıtı; eğer aşırı şeker tüketimi kilo problemine yol açmıyorsa, metabolizmanızda arızalar meydana getirmiyorsa "Hayır" olmalıdır. Bununla birlikte araştırmalar, özellikle glisemik yükü fazla olan şekerli ve nişastalı besinlerin (işlenmiş tahıllar, yağlı-unlu-şekerli hazır besinler gibi) ailesinde erişkin tipi diyabet öyküsü olanlarda şeker hastalığına yakalanma olasılığını tetiklediğini ortaya koyuyor. Orta yaşlarda yapılan beslenme hataları, glisemik yüklü besinlerin fazlaca tüketimi ve hareketsiz bir yaşam tarzı ile birleştiğinde şeker hastalığına yakalanmayı kolaylaştırıyor.

FAZLA ŞEKER HIZLI YAŞLANDIRIR

Şeker en kolay yakılan -kullanılan- yakıtlardan biridir. Nerdeyse hiçbir atık oluşmadan süratle enerjiye dönüşür. Özellikle yağlı, şekerli besinler kilo fazlalığı ve obezite sorununun başlıca nedenleridir. Aynı besinlerin özellikle kilolu insanlarda damar sertliği ve bununla ilişkili sağlık sorunlarını (kalp krizleri, felçler) hipertansiyonu ve başka sağlık sorunlarını da tetiklediğini biliyoruz. Bilim insanları; sebze, meyve, kuru baklagiller ile tam tahılların glisemik yüklerinin daha az olduğundan ve sağlığa daha iyi geldiğinden hiç kuşku duymuyor. Eğer daha sağlıklı bir hayat sürmek istiyorsanız şeker tüketiminizi azaltmaya, şekerleme ve şeker eklenmiş unlu-yağlı besinlerden uzak durmaya (browniler, cipsler, bisküviler, çikolatalı gofret ve şekerlemeler, kurabiyeler, pasta ve kekler) çalışmalı ve biraz olsun kımıldamalısınız!

Multipl Skleroz (MS) nasıl bir hastalıktır

MS (Multipl Skleroz), genç erişkinlerde görülen, yani genellikle 20-40 yaş arasında başlayan bir hastalıktır. Beyin ve omuriliğimizi etkileyen bu hastalık, gençlerde özürlülüğe yol açan sinir sistemi hastalıklarının en önemlilerindendir. Kadınlarda erkeklere göre daha sık rastlanmaktadır. Ülkemizde de 30 binin üzerinde MS hastası bulunduğu tahmin edilmektedir.

SEBEBİ NEDİR

MS’in nedenini tam olarak bilmiyoruz. Elimizdeki veriler, dünyanın bazı bölgelerinde hastalığın daha sık görüldüğünü göstermekte (örneğin Kuzey Avrupa ülkeleri, Amerika’nın kuzey bölgeleri gibi) ve "Acaba mikrobik bir ajan hastalığı başlatmakta rol oynuyor mu?" sorusunu gündeme getirmekte. MS hastalığının ortaya çıkmasında bağışıklık sisteminin önemli bir rolü olduğu bilinmektedir. Bu mekanizmanın ayrıntıları aydınlatılmaya çalışılmaktadır. Hastalığın gelişmesinde genlerimizin de rolü olabileceği düşünülmektedir. Ancak, henüz etken gen tanımlanabilmiş değildir. Genetik olarak birbirinin aynı olan tek yumurta ikizlerinden birinde MS gelişirse, diğerinde gelişme riski yüzde 25 oranında saptanmıştır. Bu da genlerin hastalığın oluşumundaki tek neden olamayacaklarını göstermektedir.

SİNİR SİSTEMİNİ NASIL ETKİLER

Eskiden sadece beynin ve omuriliğin ak maddesini etkilediği ve orada hasara yol açtığı düşünülen bu hastalık, sinir hücresinin uzantısını ve hücrenin kendisini de harap edebilir. MS’in belirtilerinden ve tedavisinden yarın bahsedeceğiz. aaltintaş@yasasinhayat.org

Bağırsağınıza zarar vermeden nasıl besleneceksiniz

Uzun zamandır diyet yapmaya çalışıyorum, ancak spastik kolon şikáyetim nedeni ile uygulamam kimi zaman yarım kalıyor. Önerileriniz nelerdir?

Zayıflama diyeti uygulayan kişilerde "spastik kolon"a uyumlu bir beslenme planı, hem diyeti yarım bıraktırmaz hem de tedavi edicidir. Ancak dikkat edilmesi gereken besinlerin etkilerinin kişiden kişiye farklılık göstereceğini ve bazı besinlerin denenerek beslenme planına yerleştirilebileceğini hatırlatalım. Yasak olan yiyeceklerin alternatiflerini de listenizde yer alması diyet yapmanızı kolaylaştıracak ve hedef kilonuza inme çabanızı destekleyecektir.

Spastik kolonda beslenme tedavisinde hazırlanan yiyeceklere yağ ilavesinin hazırlama işleminin sonuna doğru konulması, ısı ile çok fazla işlem görmüş yağ ve yağlı yiyeceklerden uzak durulması temel esastır. Aşağıdaki yiyeceklere de dikkat:



7
Mısır yağı, tereyağ, margarin

Neskafe, sütlü kahve, koyu çay, alkollü içecekler, kolalı içecekler, hazır meyve suları

Sigara

Yağlı peynirler

Şarküteri ürünleri (salam, sosis, sucuk gibi)

Kabuklu deniz ürünleri

Turunçgiller, kurutulmuş meyveler

Hazır et suyu

Kekik, nane, kimyon dışındaki baharatlar

Turşu, salça, hardal

Diyet, saç dökülmesine neden olur mu

Diyet yapıyorum. Saçlarım dökülmeye başladı. Besin desteği olarak ne önerirsiniz?

Saç dökülmesi diyetten sonra ortaya çıkan bir sorun ise ve bunun dışında halsizlik, yorgunluk gibi şikáyetleriniz arttı ise sağlıksız ve size uygun olmayan bir programı uygulamaya çalışıyorsunuz demektir. Çok düşük kalorili diyetlerle hızlı kilo kaybının yanı sıra sağlık problemleri de sıklıkla ortaya çıkabilir. Sağlığınızı tehlikeye atmayın. Uygulayacağınız beslenme programını bir diyetisyenden alın. İlk önce bir vücut analizi yaptırın ve sağlık probleminizin olup olmadığını hekiminizle kesinleştirin. Ayda 2 ile 4 kilo arasında kilo vermeye çalışın. Diyetinizde bütün besin maddelerinin yer almasına özen gösterin. Çeşitlilik ve değişikliklerden korkmayın. Tek besine dayalı diyet listelerini çöpe atın. Saç dökülmesi diyet yapmadan önce başlamış ve diyet ile artmış olabilir. Bu sebeple bir dermatologdan da yardım istemelisiniz.

Gıda etiketleri yetersiz

Gıda üreticileri ve onları denetleyen yetkililerden küçük bir ricamız var: Gıda paketlerinin üzerindeki besin içeriklerini ve kalori değerlerini okumak neredeyse imkánsız. Paketlerin üzerinde yer alan içerik bilgileri eksik! Örneğin uçakta dağıtılan şekerlemenin içinde bitkisel yağ olduğu belirtiliyor ama bunun hangi bitkiden elde edildiği açıklanmıyor. Bitkisel yağların bazıları neredeyse margarinlere yakın doymuş yağ içeriyor (palmiye yağı). Her iki yolculukta da şekerleme paketlerinin ambalajları olağanüstü parlak ve içerik bilgileri bölümü neredeyse karınca harfleri ile yazıldığı için okumak çok zor. Yetkililerin paketlerin üzerindeki bilgileri daha anlaşılabilir ve okunabilir hale getirmeleri gerekiyor.

DİYET GÜNLÜĞÜ

Sorularınız için:

Tel: (0212) 236 73 00
Yazarın Tüm Yazıları