Türk dostu Fransız modacı

Stephane Rolland, Fransa’nın ünlü modaevlerinden Jean-Louis Scherrer’in stilistidir. Nurgül Yeşilçay’ın Cannes Film Festivali'nde giyeceği elbiseyi o belirledi.

 

 

Onu Scherrer’e başlamadan önce tanırım, çok iyi arkadaşım olduğu gibi büyük bir Türk dostudur, Türkiye aşığıdır.

Genç yaşta moda dünyasının dikkatini çeken Rolland, Fransa’nın tanınmış markalarından ‘Balenciaga’nın stilisti olarak işe başladı, Jean-Louis Scherrer Modaevi onu 1997 yılındastilist olarak hem Haute-Couture, hemPret-a-Porter hem de aksesuar bölümünün başına getirdi. Çok kısa zamanda Scherrer’in kimliğini bozmadan yeniledi, modernize etti, yeni bir ruh kazandırdı, çağdaş ve aktüel hale getirdi.

Stephane, otuz yıllık arkadaşım ve kadim dostum organizatör Erkan Özerman’ın‘Best Model of the World’ yarışmasında jüri üyeliği için bir kaç kez ünlü modaevleri sahipleri ve mankenlerle İstanbul’a geldi.Erkan’ın tavsiyesi üzerine 1998 yılında Yıldırım Mayruk defilelerinin tanınmış mankeni Sema Şimşek, 2003’te ‘Best Model of the World’ birincisi ve Kanal-D’de yayınlanan ‘Gümüş’ dizisinin başrol oyuncusu Kıvanç Tatlıtuğ ile aynı yarışmanın ikincisi Tolgahan Sayışman ve 2005 Temmuz ayında da ünlü manken Şenay Akay’ıJean-Louis Scherrer’in Paris Haute-Couture Moda haftaları defilelerinde podyuma çıkardı.

Onu, sinema ve televizyon dizilerinin sevilen sanatçısı Nurgül Yeşilçay’ın Cannes Film Festivalinde giyeceği elbisenin provası için aradım.

- Bonjour (merhaba) Stephane…

- Bonjour Muammer…

- Stephane, Cannes Film Festivalinde yarışacak Türk yönetmen Fatih Akın’ın filminde oynayan Nurgül Yeşilçay gala akşamı giyeceği elbisenin provası için Paris’e geliyor.

- Evet… evet Erkan Özerman’ın bana ilettiği fotoğraflarla görüntüleri iyice inceledim ve Jean-Louis Scherrer için hazırladığım koleksiyondan Nurgül’ün tipine uygun 4 elbise ayırdım,

hepsini deneyecek, ben de en yakışanını seçeceğim.

- Tamam, ben de onun için seni aradım zaten, havalimanından doğru bana gelecek sen nerede olacaksın? Saat kaçta gelelim sana?

- Scherrer Modaevinin ‘Avenue Montaigne 51’ numaradaki butiğinde, Saat 13.00’te.

- Alo…Süleyman Durmaz’la görüşecektim….

- Benim Muammer ağabey buyur, sesimi alamadın galiba?

- Selam Süleyman görüşemiyoruz, ne oldu, sen içinde Akdeniz ezgileri olan Fransızca bir CD çalışması yapıyordun, hala piyasaya çıkaramadın mı?

- Çalışmaları bitirdik. Haziran sonuna doğru çıkartıyorum, sana gönderirim.

- Peki, sen CD’deki parçalardan birinin modernize edilmiş Mehter marşı olduğunu söylemiştin ne oldu? Genelkurmay Başkanlığı’ndan Harbiye Askeri Müzesi Mehteran Bölüğü için izin alabildin mi?

- Aldım… aldım…harika oldu.

- Mehteran bölüğünden 35 kişilik bir ekibi stüdyoya soktuk, ben de onlara eşlik ettim kayıtlar yapıldı. Remix’ini Tarkan’ın müzisyenlerinden Özgür Buldum yaptı. Disko ve gece klüplerinde dinlenebilecek ve 7 den 70 e herkesin hoşlanacağı harika bir çalışma ortaya çıktı, dinleyince sen de seveceksin.

- Çok iyi… Süleyman ben seni Nurgül Yeşilçay için aradım, onu Orly havalimanından sen alacakmışsın.

- Evet, eşi Cem Özer’in kızı Cemre ile birlikte gelecek, indikten sonra direkt sana gelecekmişiz.

- Tamam, adresi biliyorsun zaten bekliyorum.

 

Saat 12.00 ye doğru geldiler, biraz sohbet edip kahvelerimizi içtikten sonra birkaç fotoğraf çekerek Scherrer’in yolunu tuttuk. Stephane bizi bekliyordu. Kısa bir sohbetten sonra Nurgül Yeşilçay için ayırdığı elbiselerin provasına geçildi.

Elbiselerden biri çok yakışmıştı. Sephane ‘harika durdu, en yakışanı bu’ diyerek kemeri boncuk işlemeli kahverenginin bütün tonlarına altın rengi desenler işli elbiseyi seçtiğini söyledi. Sıra fotoğrafa geldi. Nurgül’ün provası yapılırken Stephane’la ve yalnız siyah kanepe üzerinde uzanmış fotoğraflarını çektikten sonra birlikte bir resim çektirdik.

Nurgül içerde üstünü değiştirirken Stephane “Çok alçak gönüllü bir sanatçı, hiçbir şeyi abartılı değil, fazla makyajı yok, normal bir vatandaş gibi günlük kıyafetiyle gelmiş, oysa Fransa’da onun kadar ünlü birinin havasından geçilmez” yorumunu yaptı.

….

Nurgül ve Cemre Özer, THY’nin 17.30 uçağıyla İstanbul’a döneceklerdi. Havalimanının yolunu tutmak için bir saatlik bir zamanları kalmıştı. Stephane’a teşekkür ederek Champs Elysees’nin yolunu tuttuk. Bir cafe’de oturup bir şeyler atıştırırken Nurgül yapacağım haber için sorduğum birkaç soruyu cevapladı. Sonra Cannes’da buluşmak üzere vedalaştık.

 

Nurgül Yeşilçay şimdi 23 Mayıs Perşembe günü saat 19.00 da dostumuz Staphane Rolland’ınhazırladığıScherrer marka elbiseyi giyerek festival sarayının kırmızı halılı merdivenlerinde yönetmen Fatih Akın, Tuncel Kurtiz ve Hanna Schuygulla ile dünya basınının önüne çıkacak.

Altın Palmiye’yi bilemem ama sanki Fatih Akın’ın ‘Yaşamın öteki kıyısında’ filmine diğer ödüllerden biri gelecek gibi bir his var içimde…

Yazarın Tüm Yazıları