TOBB emeklileri isyanda

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yine canı sıkılacağa benziyor.

Haberin Devamı

Bu kez ‘siyasi’ değil... Kendi kurumu ile ilgili. Üstelik birkaç halkalı ve aksi gibi yine ucu hükümete dokunuyor.
Halkanın birincisi TOBB’un emeklileri ile ilgili...
İsyan halindeler.
TOBB’un kendi özel Emekli Sandığı var. Çalıştıkları sırada daha yüksek primler ödediler ve karşılığında bir SSK’nın veya Emekli Sandığı’nın sağladığı haklardan daha iyi haklar elde ettiler. Ne ki hükümet tüm emekli sandıklarını ve sigortalıları SGK çatısı altında bir araya getirirken “kazanılmış haklar”a tecavüz ediyor. TOBB emeklilerinin aldıkları hizmet SSK’nın düzeyine geriledi. Bunun bir ‘hak gaspı’ olduğunu savunuyorlar ve “Emekli oluncaya dek SSK’nınkinden çok daha yüksek ödediğimiz primlerin farkını bize yıllara göre faiziyle geri ödesinler, biz de SSK’lı oluruz. Ama bu yapılmadıkça bizim hedef olduğumuz uygulama hukuken suçtur” diyorlar ve her düzeyde haklarını sonuna dek savunacaklarını, tüm hukuk yollarına başvuracaklarını bildiriyorlar. Bu yolda ilk adımı soruna TOBB Emekli Sandığı Başkanı’nın “Bu beni aşar” demesi üzerine TOBB Başkanı’na bir dilekçeyle başvurarak atmışlar. 13 Haziran tarihli dilekçeye Hisarcıklıoğlu henüz yanıt ver(e)memiş!

KORU SATILIYOR MU?

Bu kadar değil. Yine TOBB Vakfı’na ait ama 25 yıldır işletmesi İTO Vakfı’na kiralanmış bulunan Boğaz’a nazır şahane Cemile Sultan Korusu’nun bir Arap şeyhine satılacağı konusunda ciddi duyumlar var. Başbakan’ın o şeyhe verdiği sözün yerine gelmesi için İTO’nun yeni başkanının da Hisarcıklıoğlu’nu bu yönde telkinleriyle cesaretlendirmeye çalıştığı veya sıkıştırdığı bir diğer iddia.
TOBB emeklileri kira süresi bu yıl dolacak olan tesiste tüm TOBB üyesi ‘Odalar’ın haklarının olduğuna dikkati çekiyorlar ve Boğaz’ın bu incisinin elden çıkarılmasının TOBB üyelerini de aşan ve tüm ulusu doğrudan ilgilendiren bir ulusal değerin daha kaybı demek olacağını vurguluyorlar.

İSO ‘SATTIRMAM’ DİYOR

Hisarcıklıoğlu’nun başını ağrıtacak üçüncü konu da yine bununla ilgili. İSO’nun yeni yönetimi emeklilerin haklarını savunmalarına destek vermenin yanında Cemile Sultan Korusu’nun tamamen İTO’nun inisiyatifine geçmesine ve hele hele satılmasına kesinlikle karşı... Anlayacağınız, Hisarcıklıoğlu şimdi de hükümet ve Başbakan ile kendi tabanı arasında kalmış durumda. Üstelik Boğaz’daki korunun satılmasına ve haklarının gaspına direnen emeklilerin de Taksim’deki Gezi Parkı için direnen gençlerden aşağı kalır yanı pek yok gibi!
Hisarcıklıoğlu’nun bu gelişmelerden haberi olsun istedik.

Haberin Devamı

Bülent Arınç, biraz da Gediz Ovası’na bakar mı

Haberin Devamı

BAŞBAKAN Yardımcısı Bülent Arınç, gündem değiştirerek gerçek sorunların konuşulmasını istemiyor. 40 yıldır siyaset yaptığı Manisa’da dünyanın en verimli topraklarının bulunduğu Gediz Ovası’nın yok olmasına seyirci kalırken, Vardar Ovası türküsünün içinde geçtiğini öne sürdüğü ‘rakı’ sözcüğüne takılıyor. Bülent Arınç, gerçek sorunların konuşulmasını istemiyor. 40 yıldır siyaset yaptığı Manisa’da dünyanın en verimli topraklarının bulunduğu Gediz Ovası’nın yok olmasına seyirci kalıyor. Çal Dağı Nikel Madeni, dünyanın hiçbir yerinde uygulanmayan ilkel yöntemlerle yapılmak isteniyor. 200 bin ağacın kesildiği 100 binlerce ağacın şu anda kesiminin devam ettiği, dünyanın ikinci büyük sülfürik asit fabrikasının kurulacağı, 18 milyon ton sülfürik asit kullanılacağı, Çal Dağı’nda çevre katliamı yaşanıyor. Gediz Ovası, dünyaca koruma altına alınmış, 1. sınıf tarım topraklardır. Türkiye’de 1. sınıf toprakların miktarı sadece % 8’dir. Üzüm bağlarıyla meyve ve sebzeleriyle dünyayı besleyen Gediz Ovası’nda katliam devam ediyor.
Eski Orman Bakanı Osman Pepe’nin “Çal Dağında çıkarılacak Nikel madeninin çevreye ve insana zarar vermeyeceğine inansam, maden çıkarma izninin verilmesi için bakan olarak imzamı atardım. Ben imza atmadım benim bileğimi bükemediler” sözünü hiç unutmam. Gediz Ovası’nın ortasında kurulan maden işletmesinin yanlış olduğunu açıkça söylüyor. Bülent Arınç, konuyla ilgili en ince detaylarına kadar bilgi sahibidir; 8 yıldır madenle ve ağaç katliamı ile ilgili bir tek demecinin olmaması düşündürücüdür. Çal Dağı’nda sülfürik asitle nikel madeni ile ilgili yetkililere yanlış bilgi verildiğini gerçekleri gelip yerinde görmelerini istemiştim. Eski Orman Bakanı Pepe, Çal Dağı’ndaki çevre katliamını gördükten sonra madene izin vermekten vazgeçmiştir. Tayyip Erdoğan ve Veysel Eroğlu Çal Dağı’na gelip ağaç katliamını, cehennem çukurlarını, sülfürik asidin çevreye verdiği zararları gördüklerinde inanıyorum ki, Ankara’dan verdikleri izinleri iptal edeceklerdir. Evet, fazla ayrıntıya gerek yoktur; sözün özü şudur: Çal Dağı nikel madeni halka niye sorulmuyor.
Hasan ÖREN

Haberin Devamı

Büyükçekmece’de ağaçlar kesiliyor, CHP seyrediyor

BÜYÜKÇEKMECE Belediyesi ilçenin sahilinde bulunan 30 bin m2 ağaçlık alanın yer aldığı arsayı önce ‘Ticaret+Konut+Turizm’ imarına çeviriyor. AKP ve CHP’li belediyelerin onayı ile imar değişikliği olunca hemen bu alan satışa çıkarılıyor. Atatürk Mahallesi’nde yer alan 516 ada 4 parsel ve 516 ada 3 parsel toplam 48 milyon TL muhammen bedel ile 15 Ağustos’ta (yarın) 10.30’da ‘Kapalı Teklif Usulü’ ile satışa sunuluyor. Bu satış halka soruldu mu? Hayır...
Seçimler yaklaşıyor ya, elindekini sat savuştur! ‘Albatros’ halkın malıdır, ranta kurban edilemez.

Medreseler yeniden açılıyor mu yoksa

TÜRKİYE Cumhuriyeti kurulduktan sonra eğitim alanında reform yapabilmek; laiklik ve çağdaşlık esaslarını uygulayabilmek için Eğitim ve Öğretim Birliği Yasası 3 Mart 1924’te kabul edildi. Bununla bütün eğitim kurumları MEB’ye bağlanmış; medreseler de kapatılmıştır. Ancak Çankırı Belediyesi’nin ramazan boyunca haftada 3 gün, Çivitçioğlu ve Buğday Pazarı Medreseleri’nde ney ve ilahi dinletileri yapılacağı duyurulmuştur. Medreselerde yapılacak olan dinletiler sayesinde Çankırılıların manevi iklimde doruğa ulaşacağı gibi haberler basında yer almıştır. Bu doğrultuda; Bakan Nabi Avcı’ya “Devrim Kanunlarının Korunması” başlığı altında korunan bu yasaya rağmen medreselerin açılmasına müsade mi edildi? Hem anayasamıza aykırı olması hem de çağdaşlık ve laiklik temelli bir toplum olma yönündeki en büyük engel olan medreseleri kapatmayı ve bunları açanlar ile ilgili yasal işlem yapmayı düşünüyor musunuz? Laiklik karşıtı kindar bir nesil mi yetiştirilmek isteniyor” diye soruyorum.
Dilek Akagün YILMAZ
CHP Uşak Milletvekili

Yazarın Tüm Yazıları