"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Tepki gösterme adabı

SEVGİLİ dostum.<br><br>Bana gönderdiğin mesajında diyorsun ki: "Ne yani? Adamlar benim Peygamberime hakaret edecek, ben de seyirci mi kalacağım."

Bak dostum!

Tabii ki meydanları dolduracaksın.

Tabii ki dik duracaksın.

Tabii ki en kutsal değerlerine yapılan saldırılar karşısında sinik ve ezik kalmayacaksın.

Tabii ki zilleti kendine yakıştırmayacaksın.

Ancak...

Bunları yaparken efendiliğini zerre kadar bozmayacaksın.

Vakarını koruyacaksın.

Yakıp yıkmayacaksın.

Vurup öldürmeyeceksin.

Kısacası tepkini adam gibi göstereceksin.

Madem Peygambere sahip çıkıyorsun...

Tepkin de Peygambere yakışır biçimde olacak.

Kendini kaybetmeyeceksin yani...

Unutma ki:

Sen yakıp yıktıkça ya da "Kan istiyorum" diye bağırdıkça, sadece ve sadece senin Peygamberine ’terörist’ yakıştırmasında bulunan densizleri kıs kıs güldürürsün.

***

Sevgili dostum.

Madem Peygamberi savunma iddiasındasın.

O halde yapacağın savunmanın ahlaki sınırlarını da "Peygamber ahlakı" ile çizmek zorundasın.

O zaman söyle bakalım:

Büyükelçilik yakmak...

Konsolosluk yıkmak...

Kilisede rahip kurşunlamak...

Kanlı intikam yeminleri etmek...

Ya da...

Tarihin görüp göreceği en büyük manyak olan Hitler’in zulmüne maruz kalmış Yahudilerin çektikleri acılarla dalga geçmek... Yani İran’da olduğu gibi "Yahudi soykırımıyla ilgili karikatür yarışması" düzenlemek...

"Peygamber ahlakı" ile bağdaşır mı?

Hani "Seni öldürmeye gelen sende dirilecek" idi.

Hani o Peygamber, "Güzel ahlakı tamamlamak için" gönderilmişti?

Şunu söylemek istiyorum sevgili dostum:

Öyle vakur, öyle dingin, öyle dengeli, öyle kararlı ve kendine öyle hakim bir tepki geliştirmelisin ki, senin Peygamberine ’terörist’ diyen zavallılar "utanç" içinde kalmalı.

Unutma ki:

Edepsizin edepsizliği sen ancak edebini korursan belirginlik kazanır.

***

Sevgili dostum.

Hemen gaza gelme. Hemen kendini kaybetme.

İslam dünyasının içine düştüğü ’zillet’ halinin sorumluluğunu başkalarında aramak yerine kendinde aramayı dene.

İkide bir "Düşmanlarım benim hakkımda kumpas çeviriyor" diye yakınmak yerine, "kumpas çevrilmeye" müsait olmaktan kurtul.

İsyan edeceksen buna isyan et!

Savaş açacaksan buna savaş aç!

"Müslüman toprakları işgal altında" diye ağlayıp sızlama...

Bunun yerine kafanı ellerinin içine al ve düşün:

"Nasıl oldu da Taliban gibi gerici bir rejim İslam topraklarında ortaya çıkabildi?"

"
Güzelim Bağdat’ımız işgal altında" diye inlemek yerine...

"Saddam denilen eli kanlı zalim, güzelim Bağdat’ımızda yıllarca nasıl hüküm sürdü?" diye düşün.

"Neden bizim coğrafyamız yoksulluk ve zalimlik üretiyor" sorusunu sor ve mason parmağı ya da Yahudi komplosu filan aramadan, yani kendine dönerek yanıt ver.

Ancak böyle yaparsan komplekslerinden kurtulabilir, yeniden kendine güven kazanabilirsin.

Böyle yapmazsan...

İşte böyle Peygambere yakışır bir isyan ahlakını bile geliştirmekten aciz kalırsın.

Sevgili dostum.

Bilmem ne demek istediğimi anlatabildim mi?
X