"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Sokağa göre hesap yapılmaz

Gezi Parkı protestocularının bir isteği vardı.
Diyorlardı ki...
“Burası herkesin hafızasındaki gibi kalsın. Ağaçlar sökülmesin, yenileri de dikilsin. Taksim’in ortasında burası adı gibi bir gezi alanı olsun...”
Hükümet; Kışla’da, AVM’de, yeni düzenlemelerde ısrarcı oldu.
Olabilir; AK Parti’nin görüşü bu yöndeydi.
Gezi Parkı’nın gençleri başlattıkları protesto gösterilerinde bu kadar sert tepkiyle karşı karşıya kalmasalardı, polis insanların gururunu bu kadar kırıcı derecede müdahale etmeseydi, tepkiler de bu şekilde olmazdı.
Zaten Başbakan dahil; birçok bakan “İlk müdahalenin çok yanlış olduğunu” dile getirdiler.
Son müdahale ise ilkinden çok daha sertti ve herkesin bir vicdan muhasebesi yapmasını sağladı.
Baştan beri şunu söylüyorum.
Bu gençler bir partinin peşine takılıp gitmiş değiller.
Hatta partisizler, hatta hiçbir partiyi beğenmediklerini söylüyorlar.
AK Partili’lerin öfkesini, CHP’lilerin, MHP’lilerin meydanlardaki insanlara bakıp siyasi oranlar vermesini hiç anlamıyorum.
Çünkü seçim başkadır, sandık farklıdır.
Buna göre hesap yapmak yanlıştır.
Ne hükümet, ne de muhalefet sokağa bakarak siyaset mühendisliği yapmaya kalkmasın.
Hesap baştan şaşar, benden söylemesi...


“Aynı görüşte değilim”  diyebilmek bu kadar mı zor?

Gezi Parkı eylemlerinden sonra toplumun ruh halinde de önemli değişimler oldu.
Şuradan anlıyorum.
Yazdıklarımıza AK Partililer de itiraz ediyor; CHP’liler de, MHP’liler de, BDP’liler de...
Kimse olaylara AK Partili gibi bakmak zorunda değil, olaylara CHP’li gibi bakmak zorunda değil, olaylara MHP’li gibi bakmak zorunda değil.
Partililerin de böyle bir arayış içinde olması doğru değil...
Her zaman söylüyorum.
Demokrasiler zordur; bir insanın ne kadar demokrat olduğunu ölçmek için nasıl bir barometre olacak ki bir oran vereceksiniz.
Ama böyle durumlardan sonra; diyorum ki...
Türkiye’de gerçek demokrat olabilmek hala çok kolay değil.
Çünkü insanların ne tahammülü var, ne de dinleme kültürü...
“Aynı görüşte değilim” diyebilmek bu kadar mı zor?
“Ben böyle düşünüyorum” diyebilmek bu kadar mı zor?
Herkes haddini bildirmek, herkes hesap sormak peşinde...
Bunları hem iktidar, hem de muhalefet partilerine gönül vermişlere söylüyorum.
Bazen olaylara siyasi gözlüklerle bakmak, olayların teşhisinde ve çözümünde yanıltıcı oluyor.

 

Ya ondansın, ya bundan

Niye böyle düşüneyim?
Niye bir tarafa angaje olayım.
Hükümet iyi bir şey yapıyorsa desteklemek, yanlış bir şey yapıyorsa eleştirmek demokrasiler için doğru değil mi?
Bir muhalefet partisi eğer bir ülkede yanlış giden bir şeyi söylüyorsa bunu aktarmak, ya da o yanlışı kendisi yapıyorsa eleştirmek bize düşmez mi?
Bir söze, bir projeye destek veriyorsan ya da eleştiriyorsan; niye AK Parti’nin, CHP’nin, MHP’nin hedefi olasın ki...
Benim itirazım buna...
Siyaseti siyasetçiler yapacak; Parlamento işleyecek, seçimler yapılacak.
Her vatandaş sandığa gitmek dışında katıldığı, üyesi olduğu sivil toplum örgütleri aracılığıyla desteğini de, eleştirisini de yapacak.
Buna da siyasetçiler hoşgörüyle bakacak.
Dinleyecek, tartışacak...
“Ya ondansın, ya bundan” denmeyecek...
Başka bir yol var mı?

Basın bülteni siyasetçisi

Hadi yeni ilçe başkanı olmuştun; sesimizi çıkarmadık.
Hadi yeni il başkanı olmuştun; sesimizi çıkarmadık.
Hadi yeni başkan olmuştun; sesimizi çıkarmadık.
Hadi yeni vekil olmuştun; sesimizi çıkarmadık.
Her olaydan sonra, her gelişmeden sonra ve çoğunlukla hiçbir şey olmamışken; ismin, cismin unutulmasın diye, bir şeyler söylemiş olmak için basın bültenlerinin ardı arkası kesilmedi.
Son gelişmelerden sonra bari şu basın bülteni siyasetçiliği biter dedik.
Ama olmuyor, değişmiyor.
Siyasetçi vatandaşın ne istediğini anlamıyor.
Sonra da; “Ya bu gençler ne istiyor” diye soruyor.

“Burcum Göztepe, yükselenim Çarşı...”

Şu Gezi olaylarından sonra ilginç sloganlar ortaya atıldı. Siyasilerin pek hoşlanmadığını biliyorum, ama çok yaratıcı bulduğumu itiraf etmeliyim.
Örneğin geçenlerde Gündoğdu’da gördüm.
Bir Göztepeli şöyle yazmış.
“Burcum Göztepe, yükselenim Çarşı...”
Esprili değil mi?

X