Sizi uyarıyorum CEO

GEÇEN hafta Hürriyet Medya Towers’ta ilginç gelişmeler yaşandı sevgili okur.

Haberin Devamı

Haftanın ilk bombası Doğan Hızlan’dan geldi. Türk Basını Tarihi’nde ilk kez köşesinde “Yazarımız izindedir” şeklindeki meşhur cümle beliriverdi Doğan Bey’in.
Hemen telefona sarıldım tabii “Doğan Bey?..” diye. Tahmin ettiğim gibi “daha fazla çalışmak üzere” izin kullanmış Doğan Bey.
Tarihte bir ilk. Doğan Bey’i okurları da tanır, izin kullanmaz, kullananla da tatlı tatlı kafa bulur.
Fırsatı yakalamışım affeder miyim? “Eee, ya halk ayaklanırsa, nümayiş düzenlerse Doğan Bey” dedim.
Ben bunu der demez de ayaklandı halk zaten.
* * *
Cengiz Semercioğlu yazdı: “Binaya yeni taşınan Radikal tayfası HMT’nin asansör müziklerini dinleyip kıh’layarak gülermiş de, bu müzikleri Doğan Hızlan belirlermiş de vın vın da vın vın...”
Cengiz’i kanayan bir yaraya parmak bastığı için ve Doğan Bey’i tarih sahnesinde aklamak fırsatını gündeme getirdiği için sarılıp öperim.
Ben biliyorum Doğan Bey’in seçmediğini. Çünkü bina tarihi kadar eski bir efsaneden ibarettir bu.
Ama ne oldu? Pandora’nın Müzik Kutusu açıldı, halk isyanı başladı.

*********

Haberin Devamı

Bunun üzerine Hürriyet Yönetimi’nden duruma el konulduğunu duyuran 1 no’lu bildiri geldi.
Kurumsal İletişim Koordinatörü tatlı arkadaşım Emel Armutçu imzasını taşıyan bildiriye göre “CEO’muz Hasan Yılmaz, yıllardır bir şehir efsanesine dönüşen ‘Asansör Müziklerimiz’ konusunu açıklığa kavuşturmaya ve bu konuda bir reform başlatmaya karar vermiştir” şeklinde pozisyon almıştık.
Bundan böyle isteyen HMT çalışanı kendi şarkı listesini hazırlayıp, arzu ederse hangi şarkıyı neden seçtiğini de belirterek Bina Yönetimi’ne devredecekti.
Hürriyet’in iç iletişim kanallarıyla hangi tarihlerde kimin kurbanı olduğumuzu da öğrenebilecektik.
İçimden “Eyvah!” dedim, “2 bin el kaosa kalktı!”
* * *
Fikir güzel, uygulama demokratik, herhangi bir evrensel hoşgörü bildirgesine madde değil kapak bile olur fakat çarşı karışır onu da söylemiş olayım.
Şimdi tut ki ben bir liste yaptım, en başa da çok sevdiğim Creedence Clearwater Revival’ın 11 dakikalık “I Heard It Through The Grapevine” yorumunu çaktım.
Şarkıya tav olması kuvvetle muhtemel insanlık asansörden inmek istemeyecektir, “Du bi gitar solosu bitsin bari” derse en az 7 sefer yapması lazım yemekhaneyle 13’üncü kat arasında.
DJ olarak namım yürür elbette ama verim düşer, asansörler kilitlenir.
* * *
Haydi benim listeyi geçtim. Tut ki Ertuğrul Özkök’ün listesine geldik. Müzik konusunda ne kadar geniş bir yelpazeyle serinlediğini yazılarından biliyoruz. Çok satan bir arya CD’si bile var; aman diyeyim kendi okumadı neyse ki!
Yapacak bir liste, ineceksin Mahler ile çıkacaksın “O Sahilde Bu Sahilde” ile, ineceksin Rolling Stones ile çıkacaksın Maria Callas ile...
Akıl uçar, fikir savrulur, konsantrasyon içbükey şekilde bükülür.
****
Daha bunun Sedat Ergin’den gelecek “caz ve ud” temalı Top 1500 listesi var. Balyoz Operasyonu’ndan 32 kısım tekmili birden tefrika çıkartan adam caz ve ud dedin mi HMT’nin gelecek 10 yılına müzikal manada el koyar.
Daha bunun Doğaner Gönen’den gelecek “Atamızın Sevdiği Şarkılar” listesi, Kaan Sezyum’dan gelecek “Metalik Havalar” listesi, Yalçın Bayer’den gelecek “Trakya Melodileri” listesi var.
Uyarıyorum sizi ey Hasan Yılmaz; bu kararı bir daha gözden geçirin!
Müzikal pazarlar.

 

Yazarın Tüm Yazıları