"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Seks kasetleri ülkesinden notlar

HERKES RÖNTGENCİ...

? Ayıplarız, kınarız, “bu kadar da olmaz, yuh” filan deriz, ama ne zaman bir seks kaseti ortaya çıksa internette o görüntüleri bulmak için uğraşırız.
Sonra da ona buna görüntü forward’larız.
Ne yani, daha öncekilerde öyle olmadı mı? Gamze Özçelik’in videosu mesela, bu şekilde daha çok yayılmadı mı?
Röntgencilik yapmaya hevesli okuyucu/seyirci de pek masum değil yani. Karşılıklı bir alışveriş/ihtiyaç olmaya başladı bu.
PıS KOKULU RACON...
? Seks kasetlerinin raconu anlaşıldı. Güncel olmuyorlar.
Yıllar önce çekiliyorlar, sonra zamanı gelince piyasaya sürülüyorlar.
Ve o kasetten olayın aktörlerinin de mutlaka haberi oluyor. Bakınız Baykal olayında da öyle olmuş. Zülfü Livaneli o görüntülerin 8 yıl önce çekildiğini yazdı köşesinde.
? Bir başka kötü kokulu racon daha...
Seks kaseti çekiliyor, ardından bu kasetin varlığı konusunda dedikodu çıkarılıyor, olayın özneleri dile düşüyor, ağızdan ağza olay bir anda yayılıyor. Bir tür yıpratma politikası başlatılıyor. Mesela yıllardır iki ünlü erkek şarkıcının bu şekilde bir videosu olduğu dedikodusu tüm sanat camiasının dilindedir.
BALIK GENÇKEN KOKAR YığEN...
? Peki ya liselilerin birbirini cep telefonlarıyla sürekli kaydedip durması? En son bir öğrencinin öğretmeniyle yaşadığı ilişkinin görüntülerinin yayılması? Ve bunu bir gazetenin birinci sayfasından görüntünün fotoğraflarıyla beraber flaş flaşlaması?
Balık gençken kokar. Yeni nesil görüntübaz bir nesil olarak gümbür gümbür gelmektedir. Haliyle onlara bu seks kaseti olayları normal gelmektedir.
? Son olarak 2006 Ağustos’unda yazdığım yazıdan bir kuple...
O dönemde bu kez medya sektöründen bir ünlünün seks kaseti çıkmış ve onun üzerine şöyle yazmışım:
“Bu zamanda sevişme öncesi şüpheciliği şart. Yoksa fi tarihinde seviştiğiniz adam ya da kadın tüm o görüntüleri türlü amaçlar eşliğinde (intikam, şantaj, vesaire) herkese bir anda mail’leyiveriyor.
O yüzden işte, karşınızdaki ister tek gecelik ister kaç yıllık sevgili olsun, sevişmeden önce şimdi sıralayacağım şüphe ritüellerini birer birer yerine getirin derim.
1. Sevişilecek mekanı enine boyuna araştırın, kamera var mı yok mu iyice tespit edin.
2. Partnerinizin cep telefonunu sevişme esnasında mutlaka kapattırın.
3. Eskiler boşuna mı karanlıkta sevişiyormuş, bir bildikleri varmış işte.
Kapatın ışıkları ve karanlıkta sevişin!
4. Daha da abartıp sözleşme hazırlayın: ‘Bu sevişmenin herhangi bir şekilde görsel, işitsel medyada yer alması durumunda...’ diye başlayan upuzun, tumturaklı bir anlaşmayı partnerinizin önüne şak diye koyuverin.”

Bir trend olarak annelik

“Böyle bir dünyaya mı çocuk doğuracağım?”
Kariyer sahibi, 30’larındaki şehirli kadınların en önemli cümlelerinden biri buydu. Daha düne kadar.
Tamam, esas neden kariyerleriydi çocuk yapmamalarında.
Ama bu düşünce de tüm sohbetlerde dile getirilen en büyük geyikti, pardon nedendi. Ne olduysa oldu, artık hiçbiri böyle cümleler kurmuyor.
“Doğurmak” epeydir moda.
Hatta annelik birçoğu için yeni bir meslek oldu. Kimisi bu mesleği çok sevip kitaplar yazdı, bloglar açtı, diğer genç annelerle “deneyimlerini” sponsorlar eşliğinde paylaştı.
Çünkü bu iş yalnız olmuyordu. Deneyimi paylaşmak, diğerinin yaptığıyla kendi yöntemlerini karşılaştırmak gerekiyordu.
Nitekim hiçbiri kendi annelerinin eski tarz çocuk büyütme yöntemlerine itibar etmek istemiyordu.
Çünkü sıfır ila üç yaş arası çok önemliydi, çocuk o yaşlarda her şeyden etkileniyordu, dikkatli ve titiz olmak şarttı.
O yüzden çocuğun sadece ne yiyip ne içtiği değil; ruhsal gelişimiyle de yakından ilgilendi bu yeni anneler. Hiç olmadığı kadar, bir bilim kadını kıvamında. Eleştirmiyorum, sadece şunu merak ediyorum: Bu yeni annelerin çocukları nasıl olacak?
Gerçekten dört dörtlük, şahane mi olacaklar yoksa bu aşırı ilgiden bunalmış bireyler mi göreceğiz ilerleyen yıllarda?
Bu vesileyle: Yeni-eski tüm annelerin dünkü pazara sıkıştırılmış günü hoş geçmiştir umarım. Ki öyle olduğuna şüphe yok.
Asıl mesele ise babalarda, bir türlü trend olamayan babalıkta... Ona da ayrıca değinmek lazım. ılerleyen günlerde.

X