"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Sağlıkçılar: Biz izin almak zorunda değiliz

Ankara Tabip Odası diyor ki:

Bir ülkede sağlığın her türlü risk faktörüne karşı durması gereken ‘sağlıktan sorumlu bir kurumun’, kişilerin sağlıklarını tehdit eden bir ‘kimyasal silahın uygulayanlara soruşturma açmayıp’ ondan muzdarip olanlara gece gündüz demeden, gaz bombalarından, tazyikli sulardan, TOMA’lardan korkmadan en ağır koşullarda yardım edenlere soruşturma açması, bugün bu halkın içine sığamadığı, isyan ettiği, otoriter yönetim anlayışının acı bir örneğidir!
Biz Hekimler mesleğimizi yapmak için sizden izin almak zorunda değiliz!
Hastalara yardım etmek, müdahale etmek suçsa, biz bu suçu işlemek için yemin ederek bu mesleği yapıyoruz.
Ey Sağlık Bakanlığı, yoksa bu ülkede insanların sağlık hizmeti alması için vergi vermesi, prim ödemesi, katkı payı vermesi de mi yetmez! Bir de sizin gibi düşünmesi, size biat etmesi mi gerekiyor!
Kusura bakmayın, bu ülkenin insanlarına sizin prim, katkı hesaplarınız değil; bu ülkenin hekimleri, sağlıkçıları hizmet veriyor.
Ve bu ülkenin hekimleri, sağlıkçıları, tıp öğrencileri sizin para hesaplarınızın yanında değil, her zaman bu halkın yanında olacaktır!
Ankara’da seyyar revirlerde, sokaklarda ilkyardım yapılan yurttaşların; sokaklarda alanlarda yaralılara yardım eden yüzlerce hekimin adı Ankara Tabip Odası’nın güvencesi altındadır. Bu isimlerden bir tanesi bile Bakanlığa verilmeyecektir.
Bugüne kadar Ankara’da adeta bir destan yazan tıp öğrencileri ve hekimlerle gurur duyuyor, onlara teşekkür ediyoruz.*
Biz hekimler laik, demokratik, özgür, eşit, adil ve barış içinde bir ülkede yaşama mücadelesinin her zaman içinde olacağız.
Zorda olan, acı-ızdırap çeken insanın; din, dil, ırk ayırmadan her zaman yanında olacağız!
Hekim yeminimizden ve insanlık onurumuzundan asla vazgeçmeyiz.

‘Biber gazı’ nedir

Biber gazı, ‘akut olarak riskli gruplarda ölüme neden olabilen’, normal kişilerde ciddi zararlar yapabilen, uzun vadede de ‘insanlar üzerindeki etkileri henüz tam bilinmeyen, ancak deneysel çalışmalarda genotoksik-mutajenik-kanserojen olasılıkları kuvvetli olan’ bir kimyasal maddedir.

Gökçek’ten oyunlar

“15 Haziran’da Facebook ve Twitter’da, tarihi bir iddiada bulundum; ‘AKP sıkıyönetim ilânı ortamı hazırlıyor. Sonra CHP hakkında kapatılma davası açtıracak’ dedim. AKP bir çok olayda olduğu gibi bu konuda da beni yanıltmadı.
Melih Gökçek AKP’nin dilinin altındaki baklayı ‘CHP’nin kapatılmasını’ talep ederek gösterdi. Yani Gökçek yine haddini aştı ve boyundan büyük lâf etti. Twitter’da gençlerimizi tahrik ederek haklarında dava açmakla ünlenen Melih Bey, ‘CHP bu eylemlerin ta göbeğinde... Organizeyi CHP yapıyor. CHP’nin kesinlikle kapatılması lazım’ diyerek CHP’nin kapatılmasını istiyor. CHP’yi kapatmaktan söz edenler Oslo’da darbe teşebbüsünde bulundular.”
(CHP İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray)

Trafik denetimi o kadar zor değil

Aracılığınızla Ankara Trafik Denetleme Müdürlüğünden vatandaş olarak ricam var.
Dikmen Caddesindeki Polisevi’nin karşısında bulunan Tavuskuşu Sokağı Dikmen Caddesi’nden Hürriyet Caddesine
doğru tek yönlü olduğu ve bir tarafta tekyön diğer tarafta iki adet girilmez levhası olduğu halde sürücüler aldırış etmeden istedikleri gibi bu sokağı istedikleri gibi kullanıyorlar. Ya bu levhalar kaldırılsın yada bir iki günlük denetimle caydırıcı bir uygulama yapılsın. Özellikle ters yönden gelen arabalar levhaların farkında olmadıkları için tehlikeye neden oluyorlar.
İkincisi Sokullu Kızılay dolmuşları Sokullu Caddesi’den Çetin Emeç’e dönerken ışıkta beklememek için Salkım Söğüt Veznedar ve Niğde sokaklarına dalıp bu dar ve iki taraflı park edilmiş sokaklarda trafiği ve yayaları tehlikeye sokuyorlar. Güzergahlarının dışına çıkıyorlar.
Bu ricam eminim gerekli yerlere vatandaş olarak ricam ulaşır.
Ali TAN

GÜNÜN SÖZÜ
“Algılar tıpkı bir göz aldanması gibi bir anda tersine dönebilir.”
(Hans Magnus Enzensberger)

Acımasız trafik kazaları

Üç gün önce bir yakınım (Ahmet Gürtoklu) annesine ilaç almak için küçük bir (plakası ve vizesi olan) motorsikletle giderken sivil polislerce (B sınıfı ehliyeti olduğu halde) ehliyet yetersizliğinden 1407 TL ceza kesiliyor. Bu rakamın ne kadar acımasız işlenen suça göre ne kadar orantısız ve vatandaşı mali açıdan ne kadar zor durumda bıraktığı aşikardır. Kanuni düzenlemer yapılırken uygulamada nasıl zorluklar oluştuğu öngörülememektedir. Yani B sınıfı ehliyeti olan kamyon veya daha büyük bir araç kullanmıyor ki, scooter tipi elektrikli bisiklet gibi bir araç kullanırken ceza kesiliyor. Kaldı ki elektrikli bisikletlerde ehliyet dahi istenmemektedir.
Konuyu gündeme getirirseniz sevinirim
Şebnem ALANAT

X