Rektörün evi bir kültür vahasıydı

VAN’a ilk ziyaretim 2004 yılının, ekim ayındaydı.

Ziyaret nedeni, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Danone ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın birlikte başlattığı ‘okul öncesi eğitim’ ile ilgili kampanyaydı.

Vanlı Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik bizzat katılmıştı Mustafa Necati Okulu’nda açılan anasınıfının törenine.

İşte bu Van ziyaretinde, ‘Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ Rektörü Profesör Dr. Yücel Aşkın ile eşi Doç. Dr. Oya Aşkın’ın konukları olmuştuk.

Rektörün Azerbaycan’da olduğu sırada, 13 saat boyunca didik didik aranan kampustaki lojmanda unutulmaz birkaç saat geçirmiştik.

Aşkın çifti, yıllardan beri biriktirdikleri tarihi eserlerle, aile yadigarlarıyla ve Türk ressamlarının tablolarıyla lojmana bir müze havası vermeyi becermişti.

Herkese göstermekten, neyin ne olduğunu anlatmaktan keyif aldıkları küçük bir müze.

Lojmanda gezintimiz uzun sürmüştü.

Her tarihi eser, her obje, her tablo hakkında söylenecek o kadar çok şey vardı ki.

Van’ın eski, köklü bir ailesine mensup olan Doç. Dr. Oya Aşkın eski Van fotograflarını ortaya çıkarınca sohbet daha da koyulaşmıştı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ndeki müze-lojmanın kapısı herkese açıktı.

Üniversitedeki öğretim görevlilerine, öğrencilere.

Tarihle, sanatla ilgilenen herkese.

Anadolu’nun çeşitli yerlerinden gelmiş olan, çoğunlukla yoksul öğrencilere Aşkın çiftinin nasıl ufuklar açtığını tahmin edebilirsiniz.

Bir zamanlar ‘gericilerin kalesi’ olarak bilinen üniversiteyle ilgili duyduklarım da şaşırmıştı beni.

Türkiye’nin tek böcek bilimcisi Profesör Ahmet Koçak ve en önemli halk bilimcilerinden Profesör İlhan Başgöz burada görevliydi.

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Güney Afrika’dan Fransa’ya sayısız ülke üniversitesiyle faal ilişki içerisindeydi.

Hatta bizim orada olduğumuz günlerde Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi CNRS’in konferansı vardı.

Üniversite, adam başına düşen bilimsel makale yayını bakımından, ülkemizdeki 70’e yakın üniversite arasından 27. sıraya yükselmişti.

Dün arşive baktım.

2004 yılı, ekim ayında ‘Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ni yakından izleyelim’ diye yazmışım.

Meğer, ‘yakından izleyenler’ rektörü sindirmeye uğraşanlarmış.

Fransa’da patronların patronu bir kadın

FRANSIZ
TÜSİAD’ı MEDEF geçenlerde seçimini yaptı.

Tarihinde ilk kez başkanlığına bir kadın getirdi.

45 yaşındaki Laurence Parisot.

MEDEF
için kadın başkan neredeyse ‘devrim’ niteliğinde bir olay.

Parisot hem İFOP Araştırma Şirketi’nin, hem bir mobilya şirketinin başında.

Michelin, Eurodisney ve Havas gibi büyük şirketlerin yönetim kurullarında.

Ernest-Antoine Seilliere’in yerine gelen Parisot’ya en büyük destek verenler arasında BNP Paribas’nın patronu Michel Pebereau de var.

Peki Parisot MEDEF’te ne yapmak istiyor?

Şimdilik iki hedefi varmış:

MEDEF’i daha ‘açık’ bir kuruma dönüştürmek ve çalışma yasasında reform.

Bir meslektaştan yararlı bir kitap

GAZETECİ
-yazar Azer Bortaçina’nın son kitabı ‘Cömert Toprakların Masalı-Doğu Anadolu’.

Bortaçina
geçtiğimiz yaz aylarında Doğu Anadolu’da yaklaşık 10 bin kilometre katetmiş.

Not almış, fotoğraflar çekmiş, insanlarla konuşmuş.

Ortaya çıkan 600 sayfalık kitap, mükemmel bir Doğu Anadolu gezi rehberi niteliğinde.

Aynen Bortaçina’nın iki baskı yapan ‘Güneydoğu Anadolu’ kitabı gibi.
Yazarın Tüm Yazıları