Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Mukavele, Mukavele

Yirmili yaşlara, Louis Aragon'dan, ‘neden kaygılanıyorsun genç adam, mukavele mukavele ihtiyarlayacaksın’ diye meydan okuyarak girdim. Yirmiler bitti ve otuzların başına geldim, kontratımın eskimekte olduğunun hal pek farkında değildim. Mülk sahibinin kirayı arttırdığını anlamıyordum.LOUİS Aragon'un ‘Blues’ şiirinde şu harikulade dize vardır:‘Neden kaygılanıyorsun genç adam, mukavele mukavele ihtiyarlayacaksın’.Biraz açıklama getirmem gerekiyor.* * *Malum, nadir istisnai dönemler hariç Frenk ülkelerinde enflasyon oranı ve tüketici endeksi helezoni ve istikrarlı bir seyir izler. Birden sıçramaz.Dolayısıyla, emlak piyasında imzalanan kontratlar da üç veya beş yıllık devreleri kapsar. Bu süre içinde kiralar cüzi miktarda artar. Pek hissedilmez.Ama mülk sahipleri genelde vicdansız olurlar. Yasal haklarıdır, mukaveleyi yenilediklerinde, geçmiş dönemle kıyaslanmayacak ölçüde ücret talep ederler.Kiracılar şaşırırlar ve aniden, zamanların değiştiğinin farkına varırlar. Tekrar, ‘mukavele, mukavele ihtiyarlayacaksın’ dizesine dönüyorum.* * *Şiiri ilk kez dinlediğimde henüz ‘genç adam’ bile değildim. Delişmendim.Dinlediğimde diyorum, zira ‘Blues’u okumadım. Aragon şarkılarını söyleyen Leo Ferre plağından öğrendim. On altı, en kabadayı on yedi yaşında vardım.Moda'daki Fransız kolejinde, her cumartesi olduğu gibi yine cezalıydım. Bütün öğleden sonrayı on haneli çarpma ve bölme işlemleri yaparak geçirmiştim.Gün iyiden iyiye karardıktan sonra ‘Aziz Birader’ nihayet insafa geldi ve biz yüz karası öğrencilerden oluşan haylaz grubumuza eve dönüş izin verdi.Kurtuluş sevinciyle etüd odasından çıkıyordum ki, aynı ‘Aziz Birader’ elime bir plak tutuşturdu ve ‘bunu dinle, pazartesi geri getir’ dedi.Baktım, üzerinde ‘Leo Ferre’den Louis Aragon Şarkıları' yazıyordu.Aristokrat ve komünist şairin adını duymuş, hatta ‘Elsa’sını ezberlemiştim ama Ferre'yi bilmiyordum. Ne İstanbul İl, ne de Monaco Radyosu'nda çalıyordu.Eve geldim, cezalı kaldığım için ebevnlerimden fena papara yedim, akşam odamdan çıkmamakla ikinci defa cezalandırıldım ve pikaba Aragon'u koydum.Sonradan anarşist olduğunu öğrendiğim Leo Ferre'nin inanılmaz büyüleyici sesi bir yana, o tarihlerde de iyiden iyiye sökmüş olduğum Voltaire lisanı sayesinde Louis Aragon'un emsalsizlik şiirlerini keşfettim.‘Blues’ şarkısındaki ‘Neden kaygılanıyorsun genç adam, mukavele mukavele ihtiyarlacaksın’ cümlesine de belki her şeyden çok mim koydum.Hafta başı, eğer öldüyse İsa Mesih'in mağfireti üzerinde olsun, hayta ve asi öğrencisindeki bazı şeyleri keşfederek, kendisinin su katılmamış Hıristiyan papazlığına rağmen o öğrenciye anarşist bir şarkıcının söylediği komünist bir şairi öğretmekte tereddüt göstermeyen ‘Aziz Birader’e plağı iade ettim.Yirmili yaşlara, Louis Aragon'dan, ‘neden kaygılanıyorsun genç adam, mukavele mukavele ihtiyarlayacaksın’ diye meydan okuyarak girdim.* * *Yirmiler bitti ve otuzların başına geldim, kontratımın eskimekte olduğunun hal pek farkında değildim. Mülk sahibinin kirayı arttırdığını anlamıyordum.O sıralar, her halde son defa aşık olduğum bir kadın hayatımdan teğet geçiyordu. Çok uzun bir Şark yolculuğuna çıkıyordu ve Paris'te ayrılacaktık.Salya sümük ağlaşarak havaalanına gidiyorduk. Ama romantika ortamı yoktu.Yol tıkanmıştı, şoför küfrediyordu, uçak kaçabilirdi.Henüz bakmamış olduğum ‘Le Monde’ gazetesine göz attım.İlk sayfada ‘Aragon öldü’ başlığı vardı. Çarpıldım. Korktum. Panikledim.Ve o anda, şöför taksinin dikiz aynasını düzeltirken kendi çehremle karşı karşıya geldim. Leo Ferre'nin sesinden dizenin yalnız ikinci bölümünü duydum:‘Mukavele mukavele ihtiyarlayacaksın’Ve anladım, mülk sahibi her yeni kontratta kirayı fahiş biçimde arttırmış.Enflasyona oranına ve tüketici endeksine dehşet vicdansızlığını eklemiş.Yıllar helezoni akmış ve imza zamanı beklenmedik bir sıçrayışla gelmiş.Dolayısıyla, Şark yolcusu sana güle güle, aşk size elveda ve ‘genç adam’ sana, ‘kaygılan artık kaygılan, mukavele mukavele ihtiyarlıyorsun.’ Hiç farketmeden, ‘Aziz Birader’in cezalı Cumartesi'sinden bu yana her gün dinlediğin Leo Ferre plağını çiziyorsun. ‘Blues’ şiiri anlamadan eskitiyorsun.‘Genç adam’, haberin ola !* * *Şimdi ‘genç adam’ değilim ve kırkların yarısına vardım.Çoktandır biliyorum ki ‘mukavele mukavele ihtiyarlıyorum’. Mülk sahibi her yeni dönem kontratını önüme uzattığında gözlerim fal taşı gibi açılıyor. Kira rakkamındaki korkunç artışa bakıyorum ve donakalıyorum.Enflasyon oranı ve tüketici endeksi, pazarlık etmeye çalışıyorum. Lakin mülk sahibi vicdansız ve başka hiç çarem yok... İster istemez imzayı atıyorum. Artık plaktan değil ‘CD’den dinlediğim Louis Aragon şarkısı ‘Neden kaygılanıyorsun genç adam, mukavele mukavele ihtiyarlayacaksın’ dediğinde de, çok yakın bir cumartesinin çok uzak bir meydan okumasını hatırlıyorum.
X