Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: DYP'de kader günü...

Muharrem SARIKAYA

Doğru Yol Partisi için bugün, iki konuda, ‘‘kader’’ sayılabilecek bir dönem başlayacak. İki konudan en önemlisi ise siyasi olanı.

Buna göre;

DYP Tüzüğü'nün 50'inci maddesi gereği Genel İdare Kurulu (GİK) ‘‘en geç 15 günde bir normal toplantısını yapmak’’ zorunda.

Ancak muhaliflerin olağanüstü kongre kararı aldıracağından çekinen Genel Başkan Tansu Çiller, 45 gündür GİK'i toplamıyor.

Muhalif GİK üyesi Ergun Özdemir de tüzüğün ilgili maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, 9 Temmuz'da Ankara 24'üncü Noter'i aracılığıyla Genel Merkez'e GİK'in toplantıya çağrılmasını isteyen bir ihtar gönderiyor.

Buna rağmen 10 gündür GİK toplantıya çağırılmıyor.

Çiller'e karşı bütünleşen muhalifler bu gelişme karşısında dün önemli bir adım attılar. Muhalifler bugün, GİK'i Genel Merkez yönetiminin inisiyatifi dışında toplayacaklar.

Zaten tüzük gereği GİK'in toplanması için Genel Merkez'in çağrı yapması gibi bir zorunluluk da bulunmuyor.

GİK'in üyelerinin aralarında anlaşıp bir yer ve tarih belirleyip diğer üyelere bunu duyurmaları toplantı için yeterli.

Tabii toplantının gerçekleşmesi için üye tam sayısı olan 21 GİK üyesinin hazır bulunması da zorunlu.

Buna rağmen, muhalifler bir nezaket gereği GİK'in bugün toplayacaklarına dönük duyurularını dün Genel Merkez'e de ilettiler.

Toplantının bugün gerçekleşmesi halinde, Olağanüstü Kongre ve Başkanlık Divanı'nın değişimiyle ilgili karar aldırmak için uğraş verilecek.

Bunun için de yedekleri de tüketip üye sayısı 40'dan 37'ye inen GİK toplantısına katılan üyelerinin bir fazlasının onay vermesi gerekiyor.

Muhaliflerin elinde olağanüstü kongre isteyen 19 GİK üyesinin imzası var. İki üye ise GİK'in toplanması halinde olağanüstü kongreye destek sözü vermiş bulunuyor.

Bu nedenle bugün GİK'ten olağanüstü kongre kararı çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Mevcut büyük kongre üyelerinin çoğunluğunun muhaliflerden oluşması dolayısıyla, 45 gün sonra yapılacak bir Olağanüstü Kongre Tansu Çiller'in koltuğunu kaybetmesi anlamına geliyor.

DYP açısından ikinci önemli olan ise hukuki...

DYP bir önceki olağan büyük kongresini üç yıl önce yaptı.

Tüzük gereği ‘‘olağan büyük kongreler iki yıldan az, üç yıldan fazla sürede’’ yapılamıyor. Üç yıllık süre ise yarın doluyor.

Bu durumda ne olacak?

Çiller'in yakınlarına göre, tüzük böyle emretmiş olsa önlerinde 6 aylık süre var. Nedeni de; DSP'nin geçmişte zamanı geldiği halde yapmadığı büyük kongresine Seçim Kurulu'nun 6 aylık ek süre vermiş olması.

Muhalifler ise tam ters görüşte.

DSP olayını ‘‘yanlış emsal olmaz’’ diye niteleyen muhalifler, parti yönetimine yarından itibaren kayyumun el koyması gerektiğine inanıyor.

Hatta bir de örnek veriyorlar:

‘‘Genel Merkez teşkilatı görevden alırken gerekçe olarak kongre süreçlerinin bitmiş olmasını gösteriyor. Teşkilatın süresinin bittiğini kabul eden genel merkez kendi süresinin bittiğini de kabullenmeli.’’

Çiller, bugün gerçekleşecek iki gelişme karşısında pes eder mi?

Buna soruya en sert muhalifinin bile verdiği yanıt ‘‘Hayır’’ oluyor.

Genel başkan yardımcısının ‘‘teşkilat, genel merkez yerine mahkemelerle muhatap oluyor’’ dediği DYP'de, bundan böyle Genel Merkez'in de mahkemelerle muhatap olacağını söylemek zor değil...



X