"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Metreküpü 1 dolara içilebilir deniz suyu ister misiniz

BEYLİKDÜZÜ Tüyap’taki ’Geri Dönüşüm, Çevre Teknolojileri ve Atık Yönetimi Fuarı’nı gezerken bir Arap grubunu gördük; Mekke Belediye Başkanı Dr. Ossama Albar imiş, atık depolama konusunda firmaların neler ürettiklerini görmek için gelmiş. Şaşırdık; bizimkiler yoktu.

Fuarın düzenleyicisi İFO’nın Genel Müdür Yardımcısı Ferhan Tinli, "Bizim bakanlık ve yerel yöneticiler ve girişimcilerimiz geldi mi?" dedik. "Ahhh" çekti; "1000 Belediye Başkanına davetiye gönderdik" dedi.

Türkiye’yi çöplük haline getirdik; Afrika’dan beter sıcaklar başladı; kuraklık başgösterdi; ancak çevreye zerre kadar özen yok. Bu bir inşaat veya yapı fuarı olsaydı gösterilecek ilgiyi bir düşünün!

’Yağmur duası’ndan medet umanların, biraz da yeni çevre teknolojileri ile dünya nereye gidiyor diye merak etmesi gerekmiyor mu?

Çin’den 8 katılımcı gelmiş, bunlardan 4’ü atık suyun geri dönüşümüyle ilgili tanıtım yapıyor; İsrail ve Avusturya ticaret ateşeleri kim ne yapmış çevreyi inceliyorlar. İsrail, ’su’da en ileri ülke; GAP’ta bile projeler üretiyor. 90 katılımcı arasında katı atık, arıtma, geri dönüşüm, çöp toplama, plastik ve gürültü gibi konulardaki projelerini sunan ’cefakar’ sanayicilerimiz de var; dışardan son yenilikleri sergileyenler de...

Keşke bu fuarı Çevre Bakanlığı Müsteşarı Hasan Zuhuri Sarıkaya ile İstanbul, İzmir, İzmit Çevre İl Müdürleri ile birkaç belediye başkanı dışında; gözler Büyükşehir ve ilçe belediye başkanları ile İSKİ yetkililerini aradı.

Mekke Belediye Başkanı ta S. Arabistan’dan geliyor; bizimkiler ise yok.

YENİ TEKNOLOJİLER

ABD ve İspanyol
yüksek teknolojisiyle "En son ve en ileri seviyede içme suyu, tarımsal, atık su ve deniz suyu arıtma sistemleri’ konusunda çalışmalar yapan Bıga; E-Tech ve Hidro Teknik’ten Çevre Mühendisi Gürkan Göçmen ile Amerika’da bu konuda çalışmalar yaparken 7 ay önce Türkiye’ye dönen Mesut Konar’la tesadüfen karşılaştık. İSKİ Genel Müdürü’nün, dün deniz suyundan içme ve kullanma suyu üretmenin ton başına 2-3 dolara malolduğunu ve bunun halka pahalı geleceği biçimindeki sözlerini hatırlattığımız Konar "Hayır" diyor:

- İstanbul’un üç tarafı deniz... Bize Karadeniz veya Marmara’da yer göstersinler, yatırımı da biz yapalım, söz veriyorum kendilerine metrekübü 1 dolardan su imal edelim; İSKİ’de üzerine karını kopup satsınlar. Pet şişeli sudan daha güvenli...

- Ne kadar su üretilir?

-
İstanbul’a günde 2 milyon m3 su verdiğini söylüyor İSKİ... İki yıl içinde günde 500 bin ton kaliteli su üretiriz. İSKİ, mevcut suyu m3’ü 3 YTL’ye (3 milyon TL) satıyor; işyerlerinden atık sularla birlikte 6 YTL alıyor. Yineliyorum, yatırımı da biz yapalım, 1 dolara satalım, diyoruz.

- Yatırım maliyeti ne tutuyor?

- 120-
130 milyon dolar kadar... Karadeniz’de tuzluluk oranı Ege ve Akdeniz’den düşük; yani avantajlı... Sahile yakın bir yerde kuyu açılıp, oradan kumsala basılıyor; gerekli işlemden sonra ana şebekeye veriliyor.

İSTERSEN SEN DE ARIT

"Yeryüzünün %70’i sularla kaplı; bunun sadece %1’i içilebilir durumda" diyen Mesut Konar bir otomobil hacmi kadar yer tutan bir cihazı gösteriyor "Bakın bununla günde 16 bin litre su üretebilirsiniz. Cihazın maliyeti ise 20 bin Euro tutuyor. Amerika’da üç ay önce patenti alındı. Amerika ile aynı anda pazara çıkıldı Türkiy’de" diyor. Eğer kullanma suyu üretilmek istenirse maliyet daha düşük oluyormuş. Atık sularda %97’sinin geri kazanılabildiğini anlatırken, ’Fre Flo’ denen (kireç oluşumunu engelleyen bir su teknolojisi) yeni bir cihazı da gösteriyor. Sulanan toprakta tuzu ve kireçi tutarak, bitkilere zarar veren sert yüzey tabakalarının oluşumunu engelleyen yeni bir teknolojik cihaz; "bilinçsiz sulamanın reçetesi" sayılıyor.

Ezici Grup’un stantında ise bitkisel atık toplama ve geri kazanımı konusunda, yasa gereği bundan sonra neler yapılması gerektiği ortaya koyuyor. Yılbaşından sonra ev ve işyerlerindeki kızartma yağları lavabolardan atılmayacak ve toplanarak bunlardan biodizel üretilecek. Bilelim, 1 litre bitkisel kızartma yağ, 1 milyon litre suyu kirletiyor.

Çevre konusunda öğreneceğimiz çok şeyler var; ne yazık ki batının bu konuda ürettiklerini merak bile etmiyor; ’kurak’ ortamda seçimi düşünüyoruz.

Parti liderleri bütün adaylarını ve belediye başkanlarının kolundan tutup teknolojik gelişmelerde dünya nereye gitmiş diye gösterse ne kadar iyi olur! Galiba en önemlisi bu.

En pahalı su olmayan sudur!

Biliyormusunuz

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın dünürü, Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er’in köylüsü Malatyalı işadamı Mehmet Şeker’in Özel İdare’den yaklaşık 25 trilyona satın aldığı Laleli’deki Gedikpaşa İlköğretim Okulu yerinde yaptırdığı işmerkezi inşaatında Arkelooji ve Müzeler Müdürlüğü’nden izinsiz yapılan kazılarda Bizans dönemine ait bazı parçaların bulunduğunun iddia edildiğini...

UNUTMAYIN, ’Bölücü Teröre Hayır’ yürüyüşü bugün 10.30 Şişli Perpa’da...

Tunceli’de ağaç katliamı

İKİ hafta önce bir haftalığına izne gittiğim Tunceli’de korkunç bir doğa tahribatının gerçekleşmekte olduğunu gördüm ve çok üzüldüm. Hangi yasaya dayanarak yapılıyor bilemiyorum, fakat isteyen herkes kendi tarlasındaki ağaçları kesip satıyor. Bu öyle birkaç ağaç ile sınırlı değil, gördüğüm bazı köylerde nerdeyse ağaç kalmamış.

Kişi başı kesilen ağaçlar için firmalarla yapılan anlaşmalarda 50 bin YTL’ye kadar çıkan doğa katliamına tanık oldum.

Onlarca hektarlık tarlası olan köylü, bu tarlalarındaki tüm ağaçları anlaştığı firmaya veriyor, onlar da onun adına Ankara’da Orman Bakanlığı’ndan izin alıp kesiyorlar. Bu gelecek para için nerdeyse tüm köylüler kuyruğa girmiş durumda.

İstanbul’daki kardeşlerimin bu doğrultudaki isteğini zar zor engelledim. Bölgede zaten erozyon söz konusu, böyle giderse bölge ileride çöle dönüşecek. Bu duruma nasıl sessiz kalınıyor?Doğuhan G.

’Çikita’cılara sorular

HÜRRİYET’de dünkü "İthalatın simgesi çikita muz Türkiye’de üretime geliyor’ haberinde adları geçen Hakan Bilal Kutlualp ve Chiquita CEO’su Mr. Kistinger’e, yerli üretici olarak ilk çağrımız şudur:

"Lütfen öncelikle şu anda Türkiye’ye ithal ettiğiniz Chıquıta muzların vergisini tam ve eksiksiz olarak ödeyiniz. Türk ekonomisine şu ana kadar vermiş olduğunuz zararı tazmin ediniz."

Muzda geçmişte olduğu gibi gümrüklerde neler döndüğüne bir bakmak gerekiyor. M. Salih KESKİN-ANAMUR
X