Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
02 Ekim 2014 Perşembe 15:26
 Yazarlar
29 Mart 2008
Güzin Abla  guzinabla@hurriyet.com.tr

Evliyim ama rüyalarımda eski nişanlımla sevişiyorum


Ne kadar uzun zamandır evli olursa olsun, çoluk çocuğa karışmış olsun, bir kadın hayatının her döneminde sevgi ister, aşk ister, sevdiği erkek tarafından arzulandığını görmek ister.

Heyecan duymak, mutlu edilmek, mutlu etmek ister... Ama erkekler bunu sadece karşı taraftan beklemeye o kadar alışmışlardır ki bu durumu anlamazlıktan gelirler. Üstelik eşlerini suçlarlar kolaylıkla. Onların kendilerine eskisi gibi sevgiyle yaklaşmadığını, isteksiz olduğunu, sevişmekten kaçındığını, sürekli reddedilmekten bıktıklarını söylerler yana yakıla...

Oysa sevişmeyi mekanik hale getiren, monotonlaştıran, eşlerini düşünmeden hareket eden, yalnızca kendilerini düşünerek sevişen, kadının mutlu olup olmadığını anlamaya gerek duymayan yine kendileridir... Sevgisiz, heyecansız bir beraberliğin kadını asla mutlu edemeyeceğini görmek bile istemezler. Kadın yalnızca bir zevk aracı olarak görülmekten hoşlanmaz. Sevgi bekler, şefkat bekler, sadece yatakta değil, her zaman ilgi bekler. Evliliklerde cinsel açıdan uyumun önemi gün geçtikçe dikkate alınmıyor. Bu da ne yazık ki pek çok çiftin sonunu getiriyor. Beklentilerin gittikçe artması da maddi açıdan insanları zorluyor. Bu nedenle para kazanmak için daha çok çalışmak gerekiyor. Böylece maddiyat her bakımdan, diğer değerlerin yerini alıyor... Böylece, sevgi, aşk, heyecan, seks, okşayışlar, kucaklaşmalar, dokunuşlar sanki uçup gidiyor aile yaşamından. Oysa aşağıda duygularını çok açık ve içtenlikle dile getiren genç hanım gibi, kadın "İyi bir aile babası, iyi bir eş" olmasının yanı sıra erkeğinden mükemmel bir sevgili olmasını da bekliyor...

Kocamla yatakta bir bütün olmanın güzelliğini yaşayamadık

Söze nasıl başlayacağımı bilemiyorum ama belki mantıklı bir cevap alma ümidi ile size yazmaya karar verdim. 38 yaşında, bir çocuğu, huzurlu ve sağlıklı bir evliliği olan bir kadınım. Eşimle 15 senedir beraberiz, 14 senedir de evliyiz. Evlenmeden evvel 4 sene beraber olduğum, bunun bir senesini nişanlı geçirdiğim, aşkın ne demek olduğunu ve yatakta bir bütün olmanın mükemmelliğini yaşadığım bir ilişkim oldu. Birbirimizi delice sevdik, fakat nişanlımın beni uçan sinekten bile kıskanacak derecedeki aşırı tutumu bizi ayrılığa itti. Evlenirsek mutlu olamayacağımızı düşündüm. Onun delice baskısından kurtulmak beni rahatlatmıştı.

Bu anlattıklarım tam 16 sene önce olan olaylardır. Ayrılmamızdan birkaç ay sonra bugünkü eşimle tanıştım. Aramızda bir çekim vardı fakat ben onunla hemen bir ilişkiye girmedim. İyi bir dost ve arkadaş olduk ilk önce. Daha sonra esaslı bir ilişkimiz olmaya başladı. Onunla sakin ve mutluydum. Bu da beni kendisi ile mutlu olabileceğime inandırmaya yetmişti. 10 ay sonra nişanlanıp, bir sene sonra da evlendik. Çok mutluyduk, uyurken ona dokunmadan, sarılmadan uyuyamazdım. Dikkat edin lütfen, ben dokunmadan ve sarılmadan dedim... Evliliğimizin senesi dolunca çocuk sahibi olmaya karar verdik. Hamile kaldım, fakat 38. haftada doğumda bebeğimizi kaybettik. Bu acıyı birbirimize destek vererek atlattık, güçlü bir şekilde yaşamayı öğrendik. Tekrar hamile kaldım ve bu defa çocuğumuz oldu 1,5 sene sonra. Tabii hayat ve evlilik çocukla birlikte çok değişti. Her evlilikte olduğu gibi bizde de artık tek düzelik vardı. Ama çocuğumuz için sağlıklı ve huzurlu bir aile ortamını yaratmaya çalışıyorduk. Bu durum en mükemmel şekilde devam ediyordu. Ve ben hiçbir sorunum olmadığını düşünüyordum.

4-5 sene evvel çok garip rüyalar görmeye başladım. Çoğunda ayrıldığım nişanlımla tekrar beraber oluyorduk. Bu tip rüyalar birkaç ay ara ile ortaya çıkıyor, bazen üst üste görüyordum. Hatta gerçek olmasını ve hiç uyanmamayı diliyordum. Bu rüyaları neden gördüğümü hep kendi kendime sordum. Kardeşim olmadığı için en yakın akrabama içimi açmayı, bu durumu paylaşmayı da düşündüm ama sonra evliliğimde bir problem olduğunu düşünmesinler diye vazgeçtim. Tabii bu 14 sene içinde seks hayatımız çok değişmişti. Ben artık aşırı isteksiz bir kadınım, özellikle de son 4-5 senedir. O kadar ki bazen eşimle iki ayda bir beraber oluyoruz. Onun işlerinin yoğunluğu, geç saatlere kadar çalışıyor olması da bizi etkiliyor (evi ofis olarak kullanıyor). Kısacası hemen her gece ben tek başıma yatağa giriyorum. Tabii bu benim de işime geliyor. Çünkü ben zaten onunla beraber olmak istemiyorum.

İyi bir eş ve baba ama iyi bir sevgili değil

Çok açık olarak anlatmak isterim ki, ben nişanlımla yaşadığım yataktaki bütünlüğü kocamda çok az bulabildim. Nerdeyse hiç bulamadım da diyebilirim. İlk zamanların heyecanı sırasında pek fazla kafama takmıyordum ama son senelerde çok etkilemeye başladım. Ben çok romantik bir insanım, eşim bana benim istediğim şekilde hiç davranmadı. İstediğim gibi öpmedi, dokunmadı. Çok da açık bir insanımdır. Her istediğimi ona söylerim, kendisine de, onun istediği bir şey var mı diye sorarım.

O hep kendisinin mutlu olduğunu, benim bazı şeyleri abarttığımı söyler. Son senelerde, birkaç defa kendisine artık mutlu olmadığımı tekrarladım. İçimdeki sevginin giderek azaldığını, dikkat etmesini, aslında isterse benim istediğim gibi ilgi gösterebileceğini söyledim. Ama olmadı, bir şey değişmedi. İki sene evvel, bari ben bir şeyler yapayım, ona fazladan ilgi göstereyim, belki beni daha iyi anlar dedim. 48 saat devamlı sevgi sözcükleri ile konuştum, çok hoşuna gitti ama bana geri dönüşü olmadı. Sakın yanlış anlamayın, eşim mükemmel bir eş ve babadır ama sanırım ben bir de sevgili istiyorum. Sanırımı fazla; evet bir sevgili İistiyorum! Artık onun ne dokunması ne de öpmesi beni heyecanlandırabiliyor, hislendirebiliyor. Eşimle sadece mekanik bir şekilde beraber oluyorum hatta onun da benden pek farklı olmadığını hissediyorum. Bu duygular iki taraflıdır, ben en mükemmelini yaşadım biliyorum. Karşılıklı olarak bir şey hissetmediğimize eminim. Ona da söylüyorum, hak veriyor. Ama beni sevdiğini, bu evliliği kurtarmak için elinden geleni yapacağını söylüyor. Çünkü ben artık ayrılmak istediğimi, içimin paramparça olduğunu ve aşık olmadan ölmek istemediğimi söyledim. Çok zor ve kötü bir durumdayım. Bir doktorla da konuşmaya karar verdim. Ama ilk önce size yazdım. Fikrinize değer veriyorum, cevap yazarsanız çok sevinirim.

RUMUZ: DOĞRUYU BULMAK



arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
Yazarlar Arşivi
Güzin Abla
Tüm yazıları
Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH