"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Kürt açılımı ‘yeni Mondros’ olmasın

YENİ Kürt açılımı adı altında, malum çevreler, akademilerde toplantılar düzenlemeye başladılar, eli kalem tutan rapor hazırlıyor, ağzı laf eden, açılımın nasıl olması gerektiği üzerinde ahkâm kesiyor, her şeyi bıraktık, Kandil’e doğru (Kürt vatandaşlar ile sorun yok) açılım üzerine çeşitlemeler yapılıyor.

İmralı’daki, 15 Ağustos’ta açıklıyorum diyerek, iktidarı ürküttü, ön almaya çalışıyorlar.
Açılımın temel önceliği, ‘çatışmasızlık’ ve ‘teröriste af’ üzerinden yürütülmeye çalışılıyor.
Çatışmasızlık ambalajı, TSK’nın operasyonları (sınırları korumak) durdurması talebini karşılamak  için kullanılıyor. DTP, doğrudan operasyonlar dursun talebini dikte ettirmeye çalışıyor, bunlara göre önce Ordu operasyonları durdurmalı.
Özetle durum, İmralı, Kandil, DTP ve destekleyen dahili ve harici unsurlar ekseninde, çatışmayı kaybeden taraf olarak, ‘ateşkes’ anlaşmasına zorlanıyoruz. Tarihimizde, son ateşkes anlaşması, Mondros Mütarekesi’dir. Cüret, öyle bir hale gelmiştir ki, neredeyse, Ordu’nun silah bırakmasını dahi talep edebileceklerdir. Birilerinin, bunları bu ham rüyalardan uyandırması lazım, yoksa rüyalar yerini kâbuslara bırakabilecektir.

Akman Alanya’da

YALÇIN Bey, o kadar Alanya’ya gitmişsiniz... Banana Oteli’nin yanında lebiderya 43 dönümlük Karayolları’nın bir arazisi vardır; şuna da bir baksaydınız; eski RTÜK Başkanı, ‘deniz feneri’ci Zahit Akman niye oralarda dolaşıyor diye... Acaba oraya 40 katlı bir uluslararası otel dikilebilir mi? AKP’ye transfer olan Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu’na bir sorsaydınız. İmar planı değişikliğini ne zaman yapacaklar?           D.C.

Polise kazık mı

POLİSE Harley-Davidson marka motor hediye edilmiş. Trafikte sayıları artacakmış. Polisler için 100 yıldır özel hazırlanıyormuşlar ve donanımlı imiş, sivile satışı yapılmıyormuş, felan fistan. Bunun güzel bir yanı yok.  Şimdi bedava veriyorlar. Ömür boyu bakım ve onarımını da karşılayacaklar mı? Parçası, arızası olduğunda bakımı, onarımı ne olacak, kolay mı o iş?
Bir defa çok pahalı bir motordur. Mustafa GÖKTAŞ

TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi Başkanlığı için aday olan AKP’li Mehmet Ali Şahin “Tarafsız bir başkan olacağım”Epictetus: Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Niye bu günden başlamıyorsun?”

SİGARAYI yasaklayacaklarına asgari ücreti yasaklasınlar. Sigara yavaş yavaş öldürür. Asgari ücretse açlıktan hemen öldürür. Levent KIRCA 

‘Vandalizm’

“NEDİR bu husumet’(1.8.2009) başlıklı yazımızda ‘Nedir bu husumet’ diyerek halk ozanı Ruhi Su’dan sonra Şarkışla’da Âşık Veysel’e ‘takke’ giydirilmesini, ayrıca yine Veysel’in Gülhane Parkı’nda elinde bağlaması ile bulunan heykeli ile çevresinin bakımsızlığına değinmiştik.
1989-1992 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nde bulunan Tarık Konal’dan bir not aldık. (Müdürlük o zaman Gülhane Parkı’ndaydı.) Şöyle diyor:
“Dönemin belediye başkanı Prof. Nurettin Sözen beyefendi, park ve meydanlarda bulunan (başta Atatürk’ün heykelleri olmak üzere) tüm yontulara özen gösterilmesini -özellikle- emrederdi.
Biz dönemimizde, Âşık Veysel’in yontusunun çevresini çiçeklerle bezerdik... Sözen’den sonra yönetime gelenlerin, sanata bakış açılarını biliyoruz.
Resmini sunduğum, Gülhane Parkı’yla bütünleşmiş bir kadın heykelini anımsadınız mı? İlk Türk dünya güzelimizi (Keriman Halis) betimleyen bu ‘anı yontu’nun yerinde de bugün yeller esiyor. Taksim’deki Cumhuriyet Anıtı’nın son durumunu hiç gördünüz mü?
Ulusal günlerde bu anıta çelenk koyan kent yöneticileri, vali, il-ilçe belediye başkanları, garnizon komutanı, kaymakam ne düşüyor çok merak ediyorum.
Yontulara karşı girişilen ve ‘vandalizm’ diye tanımlanan bu düşmanlığın altyapısında ne tür bir eğitimin bulunduğunu, saygıdeğer ulusumuz anlasın artık, diyorum.”

TRT dergisinde Çevik Bir’le dalga geçiliyor

TRT’nin, aylık radyo televizyon dergisi, ‘Radyovizyon-televizyon’ adıyla yayınlanan bir nevi broşür... Devlet kurumlarının hemen hepsinde görülen, başlarındaki bürokratlara ‘yağlama yıkama’ yapan, aslında gereksiz, zarar eden, bütçelere yük olan yayınlardan...
Bu dergide bir köşe var. Adı, ‘Ayın Kareleri’. Kendilerince ‘önemli resimlerden’ derlenmiş o sayıya ait bir albüm oluşturmuşlar.Ağustos 2009 sayısında bir resim dikkat çekici. Emekli Orgeneral Çevik Bir’in gazeteciler arasında bir resmi ve altındaki yazı şöyle: “Gündemde Çevik Bir var. Nerede o 10 yıl öncesinin kudreti? Nerede o balans ayarları? Cumhurbaşkanlığı hayalleri ne oldu?” Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan’ın resminin yanına konmuş... Bir devlet kurumunun ayda bir yayınlanan, genelde oranın faaliyetlerini anlatan dergisi veya broşürü değil de sanki siyasi mecmua! TRT’nin nereden nereye geldiğinin, hangi ellerde nasıl taraf olduğunun belgesi...                   Metin ALTAY

MESAJ PANOSU

KEŞAN’da pazar günü üçlü trafik kazasında 8 kişi öldü, 10 kişi yaralandı. Eğer duble yolun arasında korkuluk demirleri olsaydı, o kaza olmazdı. Minibüs yolun karşısına fırlamaz, o canlar da gitmezdi. Bu iş kime düşer, Keşan Kaymakamı’na mı, Edirne Valisi’ne mi, yoksa Karayolları’na mı?

X