Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kopenhag kimin umrunda!

Özür dilerim. Gündeme uyup Kopenhag’daki toplantı hakkında yazmayacağım. Gözlerinizi uzağa dikmişken ülkemizdeki korkunç bir yanlışa dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu böyle giderse hiçbir ilimizdeki iklim değişimini artık belirleyemeyeceğiz.

“Özür dilerim. İklim değişikliğini durdurmak için Kopenhag’da hakikaten bir şansımız vardı, fakat ne yazık ki hiçbir şey yapmadık.” 2020 yılında, 66 yaşındaki Tayyip Erdoğan, Aralık 2009’daki Kopenhag iklim zirvesine geri dönüp baktığında bunları söylüyor. Söz konusu resim ve sözler, Greenpeace’in 7 Aralık’ta Danimarka başkentinde başlayacak zirveye dikkat çekmek için hazırladığı dijital bir afişte yer alıyordu.

AFİŞ HAZIRLAMAYACAĞIM

“Özür dilerim. Ne yaptığını bilmeyen yapsatcıları, müteahhitleri, siyasetcileri, yerel yöneticileri, bürokratları durdurmak için uyarıldığımızda bir şansımız vardı, fakat ne yazık ki hiçbir şey yapmadık.” 2010 yılında, akademisyenler, sağduyu sahibi yapsatcılar, müteahhitleri, siyasetciler, yerel yöneticiler, bürokratlar, şehirlerimizde ölçülen sıcaklık ve yağış gibi parametrelerin zamanla nasıl değiştiğini belirlemek istediklerinde de bunları söyleyecek. Buna dikkat çekmek için herhangi bir afiş hazırlayacak değilim. En fazla üniversite servisini bir sabah Boğaziçi Köprüsü üzerinde durdurup bir eylem yapabilirim!

Özür dilerim. Yıllardır aynı yerde meteorolojik gözlem yapan meteroloji istasyonlarını başka yere taşıyıp yerlerine apartman, dinlenme tesisi yapma modası birkaç sene önce başladığında bizim pek sesimiz çıkmadı. Bu konudaki ilk uygulama, İstanbul Göztepe’deki DMİ Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nün Kartal’a taşınmasıydı. Şimdi ise heyhat birçok meteoroloji istasyonu aynı kaderi paylaşmakta.

VAN MİNUT, DİYEN ÇIKMAYACAK MI?

Özür dilerim. Elimizde değil; meteorolojiye tahsis edilen araziler ilk başlarda şehrin dışında ve en kıymetsiz araziyken zamanla artan şehirleşmeyle kıymete bindi. Ayrıca meteoroloji istasyonunun oradaki varlığı hiç dikkate alınmadan yükseltilen binalar da büyük problemler oluşturup meteoroloji ve iklim gözlemlerinin temsililiğini yitirmesine neden oluyor. Böylece doğru dürüst bir şehir planlamasından mahrum olan bir cografyada, meteoroloji istasyonlarının yer değiştirmeyle birlikte veri dizisindeki değişiklikler ve kırılmalar hava tahmini ve iklim değişikliği araştırmalarında büyük problemler oluşturuyor; hatta bazı çalışmaların yapılmasını imkânsız hale getiriyor.

Özür dilerim Sayın Valim, Çanakkale Meteoroloji İstasyonu’nun yerini değiştirmemelisiniz. Deniz kenarında olduğundan, kara ve deniz etkileşimini en iyi temsil eden istasyonlardan. Ayrıca geçmişe uzanan kapsamlı veri kayıtlarına sahip. Gelin görün ki deniz kenarında olduğundan, başta valilik olmak üzere tüm kurumlar orayı kapatıp misafirhane yapmak istiyor. Halbuki Çanakkale Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Türkeş’i davet ederseniz size o istasyonun önemini anlatacak, yıkılmasının dünya bilim camiasınca kabul edilemeyeceğini söyleyecektir. Sayın belediye başkanına bu konuya sağduyuyla yaklaştığı için çok teşekkür ederiz!

Özür dilerim yine ama bu problemi, meteoroloji çalışanları, kurum ve ilgilileri tek başına çözemez. Bence başta Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Çevre ve Orman Bakanımız, TMMOB, TÜBA olmak üzere herkes bu olaya sahip çıkmalı ki önüne gelen rant değeri var diye yeni bir meteoroloji cinayeti (istasyon kapatmayı böyle adlandırıyoruz) işleyemesin. Özetle, “Yok mu bu yanlış uygulamaya van minut diyen!”
X